# Toprak Temizleyici · Proverim — tam metin Kaynak: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/ · Güncelleme: 2026-11-03 Köşeli parantezdeki numaralar aşağıdaki kaynakçaya karşılık gelir. # Toprağın Gizli Potansiyelini Özgür Bırakın Verim kaybının arkasında genellikle gübre yetersizliği değil; yılların birikimi olan ağır metaller, aşırı tuzluluk ve pestisit artıkları yatar. Bu kirleticiler kök bölgesinde görünmez bir bariyer oluşturarak topraktaki besin elemanlarını kilitler. Siz gübre dozunu artırsanız bile kök bu besini alamaz. Bakanlık lisanslı · Tescil 2022TO2638 · Ankara Üniversitesi denemesi · 120+ hakemli kaynak Kaydırarak toprağa inin ## Tuz ve sodyum birikimi Bilinçsiz sulama ve biriken sentetik gübre tuzları, kök etrafında görünmez bir bariyer oluşturur. Toprak ıslak olsa bile yüksek ozmotik basınç yüzünden bitki suyu bünyesine çekemez ve "sulu kıtlık" yaşar. Kritik tuz eşiği aşıldığında, topraktaki her 1 dS/m'lik EC artışı doğrudan veriminizi eritir. [27] [Grafik] Eşik üstünde her 1 dS/m tuzlulukta verim kaybı · değerler doygunluk ekstraktı (ECe) esaslıdır Fasulye · eşik 1,0 −%19 Mısır · eşik 1,7 −%12 Domates · eşik 2,5 −%10 Buğday · eşik 6,0 −%7 Tuzluluk rehberi: EC değeri, belirtiler ve yönetim → S: Toprağın tuzlu olduğu nasıl anlaşılır? C: Yüzeyde beyaz kabuk, sulamaya rağmen solgunluk ve yaprak kenarlarında kuruma tuzluluğu düşündürür; ancak kesin sonuç laboratuvarda ölçülen EC değeriyle alınır. Doygunluk ekstraktında (ECe) 4 dS/m üzeri tuzlu kabul edilir; tuza hassas bitkilerde 2 dS/m üzeri bile verimi düşürebilir. S: Toprakta EC değeri kaç olmalı? C: Yaygın sınıflamada ECe 0–4 dS/m tuzsuz, 4–8 hafif tuzlu, 8–15 orta tuzlu, 15 üzeri çok tuzludur. Analiz raporunda 1:2,5 yöntemi kullanıldıysa okunan değer ECe'den yaklaşık 4 kat küçük çıkar; değerler bu farka göre yorumlanmalıdır. S: Sulama suyu toprağı tuzlandırır mı? C: Evet. Tuzlu ya da sodyumlu suyla, drenajı yetersiz tarlada sulama yapıldığında tuz kök bölgesinde birikir. Bu nedenle toprak analiziyle birlikte sulama suyunun EC ve sodyum değerleri de ölçtürülmelidir. ### Bacillus ne yapar? #### Stres Hormonunu Dengeleme (Kökün Büyümeye Devam Etmesi) Toprakta tuz arttığında bitki strese girer ve panik haliyle etilen adı verilen bir hormon üretir. Aşırı etilen, bitkiye "büyümeyi durdur" emri verir ve kök gelişimi aniden kilitlenir. Bacillus bakterileri salgıladıkları ACC deaminaz enzimi sayesinde bu stres hormonunun öncülünü parçalayarak etilen düzeyini düşürür [66]. Bitki strese rağmen "tehlike geçti" algısıyla köklerini büyütmeye ve su aramaya devam edebilir [66]. #### Sodyum Blokajı (Dokuda Tuz Birikmesini Azaltma) Tuzlu toprakta en büyük tehlike sodyumun kök içine sızması ve bitkiyi içeriden "yakmasıdır". Spesifik bir bakteri olan Bacillus subtilis GB03, bitki hücrelerinin kapılarını kontrol eden bir bekçi gibi çalışır. Sodyumun kök kapılarından içeri girişini sınırlar; böylece toprak tuzlu olsa bile bitki dokusunda daha az sodyum birikir laboratuvar [79]. ## Ağır metaller Kadmiyum, kurşun, nikel ve krom; fosfatlı gübreler, arıtma çamuru, sulama suyu ve sanayi tozlarıyla toprağa sızar. Doğada parçalanmazlar, yalnızca biçim değiştirirler. Toprakta biriktikçe toprağın "sindirim sistemi" sayılan biyokimyasal mekanizmaları yavaşlatırlar; ağır metalle kirlenmiş topraklarda canlılık ve enzim aktivitesi ağır darbe alır [16] [Grafik] Metal kirliliğinde toprak enzimlerindeki azalma · 671 gözlem, meta-analiz Arilsülfataz −%72 Dehidrogenaz −%64 Diğer enzimler ≈ yarısı kadar Ağır metal rehberi: kaynaklar, analiz ve sınır değerler → S: Toprakta ağır metal nereden gelir? C: Başlıca kaynaklar fosfatlı gübrelerdeki kadmiyum, arıtma çamuru, kirli sulama suyu, sanayi ve trafik tozudur. Bazı bölgelerde krom ve nikel gibi metallerin bir kısmı doğal olarak ana kayadan gelir. S: Toprakta ağır metal analizi nasıl yaptırılır? C: Tarlanın 8–10 noktasından alınan 0–30 cm karışık numune akredite bir laboratuvara gönderilir ve toplam metal içeriği istenir. Sonuç, toprağın pH'ına göre değişen sınır değerlerle karşılaştırılır; örneğin pH 6'nın üzerindeki topraklarda kadmiyum için sınır 3 mg/kg'dır. S: Ağır metalin bitkiye geçişini ne etkiler? C: Toprak pH'ı düştükçe metaller daha çözünür hâle gelir ve bitkiye geçişi artar; kireç ve organik madde ise metalleri bağlar. Bu nedenle topraktaki toplam miktar kadar, bitkinin alabileceği yarayışlı miktar da önemlidir. ### Bacillus ne yapar? #### Ağır Metalleri Kök Bölgesinde Kilitleme (Biyo-Şelatlama & İmmobilizasyon) Bacillus bakterileri salgıladıkları doğal biyofilm tabakası (EPS) sayesinde kadmiyum, kurşun ve krom gibi zehirli metalleri adeta bir mıknatıs gibi çeker ve bağlar. Metalleri kök çevresinde çöktürüp kilit altına alarak kök dokusuna geçişini azaltır. [49] [51] #### Felç Olan Toprak Enzimlerini Yeniden Canlandırma Ağır metallerin toprak mikroorganizmalarına verdiği zehirli baskıyı hafifletmeye yardımcı olur. Metaller yüzünden yavaşlayan toprak enzimlerinin yeniden harekete geçmesine katkı sağlayarak toprağın besinleri parçalama yeteneğini destekler [16] [83]. [Grafik] Çeltik tanesinde kadmiyum azalması · tarla B. vietnamensis 151-6 [71] Düşük Cd biriktiren çeşit −%24,8 Yüksek Cd biriktiren çeşit −%48,9 [Grafik] Yapraklı sebzede · saksı B. megaterium H3 [72] Yenen biyokütle +%18–33 Yenen kısımda Cd/Pb −%41–80 ## Pestisit kalıntıları Üst üste yapılan sentetik kimyasal uygulamaları (herbisit, fungusit, insektisit), toprakta bozunmayan etken maddelerin birikmesine yol açar. Toprak kolloidlerine tutunan bu ksenobiyotik bileşikler; faydalı mikrobiyal florayı baskılar, toprak canlılığını zayıflatır ve besin döngüsünü yavaşlatır. ### Toprakta Oluşan 3 Temel Teknik Sorun #### Çoklu Kalıntı ve Sinerjik "Kokteyl" Toksisitesi Tek bir etken madde yerine toprakta birden fazla pestisitin birikmesi, maddelerin birbiriyle etkileşime girerek toksisite şiddetini katlamasına (sinerjik etki) neden olur. #### Toprak Canlılarında Biyolojik Çöküş (Edafon Biyo-Çeşitlilik Kaybı) Toprağın havalanmasını, hümifikasyonunu ve organik madde dönüşümünü sağlayan toprak omurgasızları (solucanlar, akarlar vb.) yüksek kimyasal baskı altında canlılığını yitirir. #### Mikrobiyal Biyokütle ve Solunumun Baskılanması Kimyasal birikim, toprağın biyolojik motoru olan faydalı bakteri ve mantar popülasyonunu baskılayarak toprağı "biyolojik olarak ölü" bir yapıya sürükleyebilir. [Grafik] Avrupa Tarım Topraklarında Kalıntı Yaygınlığı (317 Tarım Toprağı Analizi) [6] Yok %17Tek Madde %25Çoklu Karışım %58 TOPLAM KALINTI: %83 - Temiz Toprak (Kalıntısız) %17 - Tek Etken Maddeli Kalıntı %25 - Çoklu Madde Birikimi (Kokteyl) %58 %70,5 Ekotoksisite metriğiToprak omurgasızları üzerindeki 2.800'ü aşkın ölçümün %70,5'i olumsuz etki gösteriyor [17]. Pestisit kalıntısı rehberi: kalıcılık ve analiz → S: Toprakta pestisit kalıntısı olup olmadığı nasıl anlaşılır? C: Gözle anlaşılmaz. Şüphelenilen etken maddeler belirtilerek akredite bir laboratuvarda GC-MS/MS veya LC-MS/MS yöntemleriyle kalıntı analizi yaptırılmalıdır. S: Pestisit kalıntısı toprak canlılarını etkiler mi? C: Evet. Toprak omurgasızları üzerine yapılmış 2.800'ü aşkın ölçümün %70,5'i olumsuz etki göstermiştir. Solucan ve akar gibi canlıların azalması toprağın havalanmasını ve organik madde dönüşümünü yavaşlatır. S: Tarım topraklarında pestisit kalıntısı ne kadar yaygın? C: Avrupa'da incelenen 317 tarım toprağının %83'ünde kalıntı bulunmuş, %58'inde birden fazla etken madde birlikte saptanmıştır. Glifosat ya da yıkım ürünü AMPA toprakların %45'inde görülmüştür. ### Bacillus Bakterileri Pestisit Kalıntısını Nasıl Parçalar? #### Biyoremediasyon ve Enzimatik Parçalama (Ksenobiyotik Degradasyon) Bacillus bakterileri salgıladıkları özel sindirim enzimleriyle toprakta biriken sentetik ilaç kalıntılarını adeta besin gibi tüketir. Kimyasal molekülleri parçalayarak toprakta biriken kalıntı yükünün azalmasına yardımcı olur [55] [57]. #### Toprak Ekosistemini ve Mikrobiyal Canlılığı Rejenerasyonu Topraktaki toksik kimyasal baskıyı kaldırarak solucanlar ve faydalı mikroorganizmalar için toprağın yeniden yaşanabilir hale gelmesine katkı sağlar; toprağın doğal sindirim gücünü destekler. #### Peki, Bacillus Pestisit Kalıntılarını Nasıl Parçalar? Kimyasal Kalıntıları Biyolojik Olarak Parçalar (Enzimatik Degradasyon) Salgıladığı hidrolaz ve esteraz enzimleriyle organofosfat ve ilaç kalıntılarını daha basit bileşiklere, uygun koşullarda karbondioksit ve suya (CO₂ + H₂O) kadar parçalayarak toprağın detoksifikasyonuna katkı sağlar [55]. Toprak Faunası ve Biyo-Çeşitliliği Yeniden Canlandırır Kimyasal stresi azaltarak, toprak omurgasızları ve faydalı flora üzerinde ölçümlerin %70,5'inde görülen olumsuz baskının [17] hafiflemesine katkı sağlar; biyolojik canlılığı destekler. Sonuç: Kalıntı yükü azalır, toprağın biyolojik aktivitesi yeniden artar. [Grafik] Toprakta glifosat yıkımı · laboratuvar, toprak B. subtilis Bs-15 [57] 12 saat %19 96 saat %71,6 ## Petrol türevleri Yakıt, madeni yağ ve tarımsal ekipman sızıntıları (Toplam Petrol Hidrokarbonları - TPH), toprak agregatlarını kaplayarak gözenek yapısını tıkar. Hava ve su sirkülasyonunu kesen bu lipofilik film tabakası, kök bölgesinde anoksik (oksijensiz) koşullar yaratarak kök solunumunu zorlaştırır. Avrupa'daki kirli sahalarda birincil kirleticilerin yaklaşık %60'ını mineral yağlar ve ağır metaller oluşturmaktadır [4]. ### Toprakta Oluşan 3 Temel Teknik Sorun #### Toprak Gözenek Tıkanması ve Kök Anoksisi (Oksijensizlik) Mineral yağlar ve hidrokarbonlar toprak kılcal kanallarını (makro ve mikro gözenekleri) fiziksel olarak tıkar. Gaz alışverişi (O₂/CO₂) kısıtlandığı için kökler hücresel solunumu sürdürmekte zorlanır ve kök dokuları zarar görür. #### Hidrofobik Bariyer ve "Fizyolojik Kuraklık" Petrol türevleri toprak parçacıklarının etrafında su itici (hidrofobik) bir katman oluşturur. Toprakta su bulunsa dahi kök suyu bünyesine yeterince alamaz; bitki sulu ortamda yalancı kuraklık stresi yaşar. #### Kök Hücre Membran Toksisitesi Düşük molekül ağırlıklı hidrokarbonlar kök hücre zarlarına nüfuz ederek lipid çift katmanının akışkanlığını bozar. Hücre zarının seçici geçirgenliği zayıflar ve kök dokularında nekroz (doku ölümü) şekillenebilir. [Grafik] Avrupa Kirli Saha Envanteri ve Finansal Yükü [4] 342 BinPotansiyel Kirli Saha: 2,5 Milyon - Potansiyel Kirli Saha 2,5 Milyon - Tespit Edilmiş Saha 342 Bin ~6 Milyar € Yıllık saha yönetimi ve ıslah maliyetiAvrupa'daki kirli sahaların yönetimi için her yıl harcanan tahmini tutar [4]. Petrolle kirlenmiş toprak rehberi → S: Toprağa dökülen mazot kendiliğinden kaybolur mu? C: Hafif kısmı buharlaşır, kalanı topraktaki mikroorganizmalarca yavaş yavaş parçalanır. Bir laboratuvar çalışmasında bakteri eklenmemiş toprakta 122 günde petrol kalıntısının yalnızca %12'si giderilmiştir. Büyük dökülmelerde yetkili kurumlara bildirim yapılmalıdır. S: Toprakta petrol kirliliği nasıl ölçülür? C: Laboratuvarda toplam petrol hidrokarbonları (TPH) analizi yapılır. Numune, dökülmenin olduğu alan ile temiz bir karşılaştırma alanından ayrı ayrı alınmalıdır. S: Yağ bulaşmış toprağa yeniden ekim yapılabilir mi? C: Kirlilik azaltılmadan ekim önerilmez. Bir çalışmada bakteriyle muamele edilen toprakta hidrokarbonların %97'si giderildikten sonra bitki yetiştirilebilmiştir; ekim kararından önce TPH ölçümü tekrarlanmalıdır. ### Bacillus Biyoteknolojisi Petrol Türevlerini Nasıl Parçalar? #### Biyo-Sürfaktan Üretimi ve Emülsifikasyon (Biyoyararlanımı Artırma) Petrol ve yağlar suyla karışmadığı için toprakta tabaka halinde kalır. Bacillus bakterileri salgıladıkları doğal biyolojik deterjanlar (biyo-sürfaktanlar) sayesinde yapışkan yağ tabakasını küçük damlacıklara böler (emülsifiye eder). Yağ bariyerini zayıflatarak toprağın yeniden su tutmasına yardımcı olur [63]. #### Biyo-Remediasyon ve Hidrokarbon Katabolizması (Enzimatik Parçalama) Yağ damlacıklarını sindirim enzimleriyle besin olarak tüketen Bacillus, petrol birikintilerini daha basit bileşiklere, uygun koşullarda su ve karbondioksite kadar parçalar. Tıkanan kök kanallarının açılmasına katkı sağlayarak köklerin yeniden nefes almasını destekler [64] [65]. #### Peki, Bacillus Petrol ve Yağ Katmanlarına Nasıl Etki Eder? Yağ Katmanını Parçalar ve Çözer (Biyo-Sürfaktan Sentezi) Salgıladığı sürfaktin molekülleriyle hidrokarbonların yüzey gerilimini düşürür; yapışkan yağ tabakasını emülsifiye ederek toprağın hidrofobik kilitlenmesini azaltır [63]. Yağları Besine Dönüştürür (Oksijenaz Enzim Katabolizması) Monooksijenaz ve dioksijenaz enzimleriyle petrokimyasal bağları kırar; sızıntıları uygun koşullarda CO₂ ve H₂O'ya kadar parçalayarak kök solunumunun yeniden düzelmesine katkı sağlar [64]. Sonuç: Yağ yükü azalır; toprak gözenekliliği ve kök oksijenlenmesi düzelir. [Grafik] 122 günde petrol hidrokarbonu giderimi · laboratuvar B. pumilus MVSV3 [65] Aşısız toprak %12 Bacillus aşılı %97 ## Mikroplastikler Tarımsal plastik malç uygulamaları (PE/PVC filmler) ilk sezonda mikroklimayı düzenleyip verimi artırsa da, zamanla UV radyasyonu ve mekanik sürtünmeyle parçalanarak toprakta birikir. Topraktan toplanmayan her 100 kg/ha film kalıntısı, ürün veriminde ~%3'lük düşüşe yol açar; kalıntı miktarı 240 kg/ha eşiğini aştığında ise verim kaybı istatistiksel ve ekonomik olarak kritik seviyeye ulaşır [21]. ### Toprakta Oluşan 3 Temel Teknik Sorun #### Agregat Stabilitesi ve Porozite Kaybı Plastik parçacıkları toprak taneciklerinin (agregatların) arasına girerek doğal kümelenmeyi bozar. Toprağın doymuş hidrolik iletkenliği (Ksat) ve yarayışlı su tutma kapasitesi (AWC) olumsuz etkilenir [21]. #### Kök Tıkanması ve Biyo-Akümülasyon Zamanla nanoplastik boyutuna (<1 µm) ufalanan parçacıklar kök epidermisine tutunarak kök emici tüylerin yüzeyini kaplayabilir. Bitki dokularına taşınabilen parçacıklar besin ve su iletimini kısıtlayabilir [22]. #### Zamanla Katlanan Birikim Stresi (Eksponansiyel Artış) Malç kullanılan topraklarda biriken mikroplastik miktarı yıllar geçtikçe toprakta yok olmaz; tam aksine katlanarak artar (24 yılda 1.076 parça/kg seviyesine ulaşır) [20]. [Grafik] Malç Uygulanan Topraklarda Süreye Bağlı Mikroplastik Birikimi (parça/kg) [20] 5. Yıl 80 parça/kg 15. Yıl 308 parça/kg 24. Yıl · eksponansiyel birikim 1.076 parça/kg −%3 Her +100 kg/ha kalıntıda verim kaybı [21] >240 kg/ha kalıntıda kritik, anlamlı düşüş eşiği [21] Mikroplastik rehberi: malç kalıntısı ve verim → S: Topraktaki mikroplastik nedir? C: Mikroplastikler, 5 milimetreden küçük plastik parçacıklarıdır. Tarım topraklarında başlıca kaynakları güneş ve aşınmayla parçalanan malç filmi, damla sulama boruları ve kaplı gübre kalıntılarıdır. S: Plastik malç kullanmaya devam etmeli miyim? C: Malç ilk sezonda nem ve sıcaklığı düzenleyerek verimi artırabilir. Uzun vadeli kaybı önlemenin yolu, sezon sonunda filmi tarladan eksiksiz toplamak ve toprakta kalan kalıntıyı artırmamaktır. S: Toprakta mikroplastik zamanla artar mı? C: Evet. Malç uygulanan topraklarda mikroplastik miktarı 5 yılda kilogram başına 80 parçadan 24 yılda 1.076 parçaya çıkmıştır; plastik toprakta kendiliğinden kaybolmaz. ### Bacillus Biyoteknolojisi Mikroplastikleri Nasıl Parçalar? #### Biyofilm Oluşumu ve Polimer Depolimerizasyonu (Enzimatik Parçalanma) Bacillus bakterileri plastiğin kaygan yüzeyine yapışarak bir biyofilm tabakası oluşturur. Salgıladıkları parçalayıcı enzimlerle plastik polimer zincirlerinin bir kısmını kırar; laboratuvar koşullarında bir Bacillus suşu polietilen filmin ağırlığını 60 günde %10,7 azaltmıştır laboratuvar [84]. Süreç yavaştır ve suşa özgüdür. #### Toprak Strüktürünün ve Porozitesinin Rejenerasyonu Plastik parçalarının bozduğu toprak gözeneklerinin ve su akış kanallarının yeniden düzenlenmesine katkı sağlar. Plastik birikimi yüzünden sıkışan ve nefes alamayan kök bölgesinin gevşemesine yardımcı olarak sağlıklı kök uzamasını destekler. #### Peki, Bacillus Mikroplastik Kalıntılarına Nasıl Etki Eder? Polimer Zincirlerine Etki Eder (Lakkaz ve Esteraz Sentezi) Plastik yüzeyinde biyofilm oluşturarak esteraz ve lakkaz enzimleri salgılar; özellikle PE filmlerde polimer bağlarının bir kısmını kırarak yavaş ve kısmi bir depolimerizasyon başlatır [84]. Toprak Gözenek Yapısını ve Su Geçirgenliğini Destekler Salgıladığı EPS ile toprak agregat stabilitesine katkı sağlar; mikroplastiklerin sıkıştırdığı su ve hava kanallarında akışın düzelmesine yardımcı olur. Sonuç: Bacillus'un plastik üzerindeki etkisi yavaş ve kısmidir; malç kalıntısında asıl önlem kalıntıyı tarladan toplamaktır. Bacillus ise toprağın fiziksel ve biyolojik yapısını destekler. ## Temiz Toprak, Sağlıklı Gıda, Güvenli Gelecek Topraktaki arınma sadece rekolteyi artırmaz; tarladan soframıza gelen gıdanın güvenliğine de katkı sağlar. Topraktaki ağır metaller, pestisit artıkları ve kimyasallar bitki kökleri tarafından emildiğinde meyve ve sebzelerin içine işler. Tabağımıza kadar ulaşan bu zehir halkasına karşı ilk savunma hattı, kök çevresinde gerçekleşen biyolojik temizliktir. Toprak Metal, kalıntı, yağ Kök Bacillus burada bağlar, çöktürür, parçalar Ürün Domates, elma, buğday Sofra Tüketici ve aileniz ### 1. Sofra ve İnsan Sağlığı (Gıda Güvenliği) - Zehir Zincirini Kökte Zayıflatır : Topraktaki zararlı maddelerin köke geçişi azaldıkça, yediğimiz domatese, elmaya veya buğdaya geçen miktar da azalır. - Daha Temiz ve Güvenli Mahsul : Bacillus bakterileri toksik maddeleri kök çevresinde bağlayıp hareketsizleştirdikçe ürüne geçen kalıntı azalır: bir tarla denemesinde çeltik tanesindeki kadmiyum %25–49 düştü tarla [71], sebzenin yenen kısmında kadmiyum ve kurşun %41–80 azaldı [72]. Böylece tüketiciye ve ailenize daha temiz gıda sunmanıza katkı sağlar. ### 2. Bitki Gelişimi ve Stres Dayanımı - Bitkinin Üzerindeki Baskıyı Hafifletir : Sürekli toksik ve tuz baskısı altındaki bir bitki zayıf düşer; kökü kısalır, gelişimi yavaşlar. - Gelişim Gücünü Geri Kazanmasına Katkı Sağlar : Kök etrafındaki toksik yük hafifledikçe bitki rahat bir nefes alır; enerjisini stresle mücadele yerine kök ve sürgün gelişimine yöneltir. Metal stresi altında faydalı bakterilerin bitki biyokütlesine etkisi belirgin biçimde olumludur [70]. ### Kirleticiye Göre Arınma Zaman Çizelgesi Geçen süre0 saat Kirletici Türü Saat Gün Hafta Ay Sezon Bize Kazanımı Glifosat ve İlaç Kalıntıları Bakteriler kimyasal kalıntıları parçalar. Saatler – Günler Kimyasal baskı azalır, toprak canlılığı geri döner. [57] Petrol ve Yağ Sızıntıları Yağ tabakası çözülür, tıkanan kanallar açılır. Aylar Toprak yeniden su tutar ve nefes almaya başlar. [65] Ağır Metaller Metaller kök çevresinde kilitlenir ve çöktürülür. 1 Sezon Zehirli metallerin meyveye ve daneye geçişi azalır. [71] Topraktaki Kadmiyum Stoku Doğal yolla toprağı terk etmesi Yüzyıllar → 100 yılda yalnızca ≈ %15 azalır; bu yüzden amaç metalin bitkiye geçişini her sezon azaltmaktır. [11] Süreler laboratuvar ve tarla çalışmalarından derlenmiştir; gerçek hız toprağa, sıcaklığa ve kullanılan suşa göre değişir. #### Sağlıklı Toprak, Sağlıklı Gıda Zehir Zincirini Kökte Zayıflatır Ağır metal ve ilaç kalıntılarının ürüne geçişini azaltarak sofranıza ulaşan gıdanın daha temiz olmasına katkı sağlar. Bitkinin Gelişim Gücünü Destekler Toksik yükü hafifleyen bitki, enerjisini kök ve sürgün gelişimine yöneltir; besin alımı ve verim potansiyeli desteklenir. Sonuç: Kimyasal yükü azalan toprak, daha kaliteli ve daha güvenli mahsul. S: Kadmiyum hangi ürünlerde daha çok sorun olur? C: Yapraklı sebzeler ve pirinç kadmiyumu daha kolay biriktirir. Codex gıda limitleri buğday tanesi için 0,2, pirinç için 0,4, yapraklı sebzeler için 0,2 mg/kg'dır. S: Yıkamak sebzedeki ağır metali giderir mi? C: Yıkama yüzeydeki toz ve toprağı uzaklaştırır, ancak kökle alınıp bitki dokusuna geçmiş metali gidermez. Bu yüzden asıl önlem, metalin toprakta köke geçişini azaltmaktır. S: Toprak analizi ile ürün analizi arasındaki fark nedir? C: Toprak analizi sorunun kaynağını, ürün analizi ise sofraya ulaşan miktarı gösterir. Türkiye iç pazarında incelenen 493 meyve-sebze örneğinin %30'unda yasal limitin üzerinde pestisit kalıntısı bulunmuştur. ## Toprağı Arındıran 4 Biyolojik Yol: Bağlamak, Çöktürmek, Parçalamak, Kökü Taşımak Organik zehirler parçalanır, metaller kilitlenir, kökler stres anında desteklenir. Bacillus bakterileri her kirleticiye aynı yöntemle yaklaşmaz. Organik kirleticiler (pestisit ve petrol türevleri) enzimatik olarak parçalanırken; doğadan yok edilemeyen ağır metaller bitkinin alamayacağı, daha az hareketli mineral formlarına geçirilir. Tuz ve mikroplastik stresinde ise bakteriler doğrudan kök gelişimini ve bitki dayanıklılığını destekler. ### Kirletici Etki Matriksi Kirletici Türü | 1BağlamaBiyo-şelasyon / EPS | 2ÇöktürmeMICP / Mineralizasyon | 3ParçalamaEnzimatik / Sürfaktan | 4Kök DesteğiBiyokütle / Stres | | Ağır Metaller | Güçlü [49] | Güçlü [51] | — Metal parçalanmaz | Var [66] | | Pestisit Kalıntıları | — | — | Güçlü [55] | Dolaylı Destek | | Petrol Türevleri | — | — | Güçlü [63] | Dolaylı Destek | | Mikroplastikler | — | — | Tarla kanıtı sınırlı [84] | Dolaylı Destek | | Tuz / Sodyum | Kısmi (EPS ile) | — | — | Güçlü [79] | Güçlü doğrudan ve iyi belgelenmiş etki · Var / Kısmi / Dolaylı sınırlı ya da dolaylı etki · — bu yol bu kirleticide işlemez ### 4 Temel Biyolojik Mekanizma ve Bilimsel Kanıtlar 1 #### Bağlama (Biyo-Sorpsiyon & EPS) Mekanizma Bakteri hücre duvarındaki negatif yüklü karboksil ve fosfat grupları, pozitif yüklü ağır metal katyonlarını bir mıknatıs gibi tutar ve kök bölgesinde bağlar. Salgıladıkları eksopolisakkaritler (EPS) ise sodyum ve tuz iyonlarını kısmen bağlayarak bitkiye geçişini azaltır. Bilimsel Kanıt laboratuvar %94 Nikel %91,8 Bakır %87 Kadmiyum Laboratuvar analizlerinde özel bir Bacillus thuringiensis suşu, çözeltideki nikelin %94'ünü, bakırın %91,8'ini ve kadmiyumun %87'sini hücre duvarında tutarak bağlamıştır [50]. 2 #### Çöktürme (MICP / Üreaz Destekli Kireçlenme) Mekanizma Bakterinin salgıladığı üreaz enzimi topraktaki üreyi parçalayarak ortamdaki karbonat iyonlarını artırır. Çözünmüş haldeki serbest ağır metaller, kireç (kalsiyum karbonat) ile birlikte çökelerek daha az hareketli katı mineral formuna geçer ve toprağa kilitlenir. Bilimsel Kanıt laboratuvar >%93 Zn · Ni · Cd 72 sa süre Bacillus subtilis HMZC1 suşu; çinko, nikel ve kadmiyumun %93'ünden fazlasını yalnızca 72 saat içinde çözeltiden çöktürmüştür [52]. 3 #### Enzimatik Parçalama (Oksidaz & Hidrolaz Sentezi) Mekanizma Organofosfat hidrolaz enzimi zararlı kimyasalların P–O bağlarını keser; lakkaz gibi oksidazlar ise dayanıklı halkalı yapıları açarak molekülleri daha basit bileşiklere, uygun koşullarda su ve karbondioksite kadar parçalar [55]. Bilimsel Kanıt 80 °C sıcaklık ~4 sa yarılanma süresi Bakteri spor kaplamasında bulunan CotA lakkaz enzimi, 80 °C gibi ekstrem sıcaklıklarda bile yaklaşık 4 saatlik yarılanma süresiyle aktif kalarak kimyasal halkaları parçalamaya devam eder [61]. 4 #### Kökü Taşımak & Kök Desteği (Biyokütle Desteği) Mekanizma Kök dokusuna yerleşen endofit Bacillus bakterileri, stres anında salgıladıkları enzim ve büyüme hormonlarıyla kök mimarisini destekler; kök uzamasına ve emilim yüzeyinin artmasına katkı sağlar [66]. Bilimsel Kanıt meta-analiz d = 1,97 etki büyüklüğü Metal stresi altında endofit bakteriler bitki biyokütlesini belirgin biçimde artırır. Bu olumlu etki, dokusunda metal biriktirmeyen ve gıda bitkilerimizin çoğunu kapsayan grupta en yüksek seviyededir (d = 1,97) [70]. S: Biyoremediasyon nedir? C: Biyoremediasyon, bakteri, mantar ve bitkiler gibi canlıları kullanarak topraktaki kirleticileri parçalama ya da hareketsiz hâle getirme yöntemidir. Organik kirleticiler parçalanabilir, ağır metaller ise yalnızca bağlanıp hareketsizleştirilebilir. S: MICP yöntemi nedir? C: MICP (mikrobiyal kalsiyum karbonat çöktürme), bakterilerin üreaz enzimiyle üreyi parçalayıp ortamda karbonat oluşturması ve serbest metallerin kireçle birlikte çökerek hareketsiz hâle gelmesidir. S: Bacillus bakterisi ağır metali nasıl tutar? C: Hücre duvarındaki negatif yüklü karboksil ve fosfat grupları, pozitif yüklü metal iyonlarını yüzeyine bağlar. Salgıladığı hücre dışı polisakkaritler (EPS) de ikinci bir bağlama yüzeyi oluşturur. ## Toprağınızda hangi sorun olabilir? Tarladaki görünüm çoğu zaman tek bir nedeni göstermez. Aşağıdaki tablo, sık görülen belirtiler için olası nedenleri ve atılacak ilk adımı özetler; her satır ilgili ayrıntılı rehbere bağlanır. | Gözlenen durum | Olası nedenler | Sonraki adım | | Yüzeyde beyaz kabuk | Tuzluluk, sulama suyunda tuz | EC/ECe ve sulama suyu analizi | | Gübrelemeye rağmen sararma | Yüksek pH ve kireç, besin kilitlenmesi, kök sorunu | Kireç ve pH değerlendirmesi | | Sulamaya rağmen zayıf gelişim | Tuz stresi, sıkışma, oksijensizlik | Verimsiz toprak rehberi | | Su toprağa zor giriyor | Sodiklik, kaymak tabakası, düşük organik madde | Organik madde ve toprak yapısı | | Sanayi, maden ya da yol kenarı tarla | Ağır metal birikimi olasılığı | Ağır metal analizi | | Yıllardır yoğun ilaçlama | Etken maddeye özgü kalıntı | Kalıntı analizi rehberi | Belirtiler tek başına teşhis değildir; aynı görünüm birden fazla nedenden kaynaklanabilir. Doğru karar için önce toprak analizi. ### Toprak rehberleri Toprak analizi nasıl yorumlanır? pH, EC, kireç, organik madde, fosfor ve potasyum değerleri Toprak numunesi nasıl alınır? Derinlik, nokta sayısı, zaman ve sık hatalar Toprak tuzluluğu EC, ECe, tuzlu ve sodik toprak, yönetim Toprak pH değeri kaç olmalı? Sınıflar ve besin yarayışlılığına etkisi Toprak ıslahı Fiziksel, kimyasal ve biyolojik yöntemler Bacillus bakterileri Toprakta ne işe yarar, beş türün rolleri Tüm rehberler ## Türkiye'den ölçümler Türkiye'de tarım topraklarını kapsayan ulusal bir ağır metal taraması yok; elimizdeki veriler bölgesel çalışmalardan geliyor. Aşağıdaki örnekler hakemli dergilerde yayımlanmış ölçümlerdir. [Grafik] Sinop tarım toprakları · ortalama mg/kg ve sınır değer (pH > 6) [34] [40] Krom 194,7 / 100 Nikel 85,0 / 75 Bakır 43,2 / 140 Çinko 65,1 / 300 Kurşun 17,0 / 300 Çubuk = ölçülen ortalama, çizgi = sınır. Krom ve nikelin bir kısmı ana kayadan gelen doğal kökenli olabilir. 27 / 29 Çukurova'da incelenen tarım toprağı örneklerinin 27'sinde, yasaklanmış DDT'nin yıkım ürünü 4,4′-DDE bulundu (6–1.090 µg/kg) [36]. [Grafik] Gıdada ayrı bir ölçüm: iç pazardaki 493 meyve-sebze örneğinde pestisit kalıntısı (toprak değil, ürün analizi) [38] Yok %48Limit altı %22Limit üstü %30 Bu sınır değerler 2005 tarihli Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği Ek I-A'dan alınmıştır; tablo 2010 tarihli arıtma çamuru yönetmeliğinde atıf olarak kullanılmaya devam etmektedir [40]. S: Türkiye'de tarım topraklarında ağır metal sınırları nedir? C: En sık başvurulan tablo 2005 tarihli Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği Ek I-A'dır. pH 6'nın üzerindeki topraklarda sınırlar kadmiyum 3, kurşun 300, nikel 75, krom 100 mg/kg'dır; tablo bugün arıtma çamuru uygulamalarında kullanılmaktadır. S: Türkiye topraklarının organik madde durumu nasıl? C: Ulusal verilere göre tarım topraklarının yaklaşık %21'inde organik madde %1'in altında (çok az), %43'ünde %1–2 arasındadır (az). Topraklarımızın çoğunluğu organik madde bakımından yetersizdir. S: Yasaklı DDT hâlâ toprakta bulunur mu? C: Bulunabilir. Çukurova'da incelenen 29 tarım toprağı örneğinin 27'sinde, yıllar önce yasaklanan DDT'nin yıkım ürünü 4,4′-DDE saptanmıştır. Bazı kalıntılar toprakta onlarca yıl kalabilir. ## Laboratuvar ile tarla arasındaki mesafe ### Sonuç suşa özgüdür Aynı cins içinde zıt yönlü sonuçlar var: bazı suşlar gıda bitkisinde metal alımını azaltırken, bir B. cereus suşu temizlik bitkisinin sürgününde kromu 4 kat artırdı [75]. Tür adı tek başına sonucu garanti etmez. ### Yüzdeler çoğunlukla laboratuvardan %87–94 bağlama ve %93 çöktürme çözeltide ölçüldü. Tarlada ölçülen azalmalar daha mütevazıdır: çeltik tanesinde %25–49 [71]. ### Metal geri dönebilir pH düşerse ya da organik madde ayrışırsa bağlanan metal yeniden çözünebilir. Bu yüzden kireçleme ve organik madde yönetimi birlikte düşünülmelidir [8]. ### Ağır kirlilik mühendislik işidir Maden, sanayi ve büyük petrol sızıntısı sahalarında mikrobiyal uygulama tek başına çözüm değildir. Tarım topraklarındaki düşük ve orta yükte ise destekleyici bir roldedir. ## İlkelerimiz Toprağa söz verdiğimiz şeyler, ürüne yazdığımız iddialardan önce gelir. ### Önce toprağı ölçeriz Analiz görmeden reçete yazmayız. Toprağın pH'ı, tuzluluğu ve organik maddesi bilinmeden yapılan her uygulama tahmindir; ziraat mühendisimiz analizinizi sizinle birlikte yorumlar. ### Kaynaksız rakam kullanmayız Bu sayfadaki her sayı hakemli bir yayına ya da resmî bir rapora bağlıdır. Köşeli parantezdeki numaraya tıklayan herkes kaynağın aslına ulaşabilir. ### Laboratuvarı tarla gibi sunmayız Çözeltide, saksıda ve tarlada elde edilen sonuçları ayrı etiketleriz. Tarlada beklenen etkinin laboratuvardan daha mütevazı olduğunu açıkça söyleriz. ### Lisanslı ürün, açık doz Proverim, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı lisanslı bir mikrobiyal gübredir (Lisans No 3337). Dozu ve uygulama dönemini etikette ve bu sayfada açıkça yazarız; ruhsat kapsamı dışında iddiada bulunmayız. ### Dengeye taraftarız Mevcut gübreleme programınızı bırakmanızı istemeyiz. Proverim bu programa uygun şekilde uygulanır; kimyasal gübre uygulamalarıyla arasında en az 1 hafta süre bırakılmalı, aynı tankta karıştırılmamalıdır. ### Toprağı bir sonraki nesle Ağır metal ve plastik gibi kalıcı yüklerin çözümünün yıllar sürdüğünü biliriz. Hedefimiz tek sezonluk değil; toprağın canlılığını her yıl biraz daha geri kazanmaktır. ## Beş Biyolojik Güç Tek Formülde: Bütüncül Toprak Rejenerasyonu Topraktaki verim kaybını çözmek ve sürdürülebilir bir üretim sağlamak için tek bir biyolojik mekanizma yeterli değildir. Proverim Mikrobiyal Gübre; Bacillus subtilis, B. megaterium, B. amyloliquefaciens, B. licheniformis ve B. pumilus türlerini tek bir formülde bir araya getiren, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı lisanslı bir mikrobiyal gübredir. Bu çoklu mikrobiyal yapı; kök bölgesinin iyileştirilmesi, organik maddenin dönüştürülmesi ve kök gelişiminin desteklenmesi süreçlerinde birbirini tamamlayan bir uyumla çalışır. 01 ### Kök Bölgesi ve Besin Yarayışlılığı Gübreden alınan verim, kökün besine ulaşabilmesine bağlıdır. - Canlı kök bölgesi: Beş Bacillus türü kök çevresinde kolonize olarak rizosferdeki mikrobiyal yaşamı destekler. - Besin yarayışlılığı: Bakterilerin salgıladığı organik asitler, topraktaki fosfor ve iz elementlerin bitkinin alabileceği forma geçmesine katkı sağlar. 02 ### Organik Madde ve Humus Yapısı Temizlik tek başına yetmez; toprağın biyokimyasal döngüsü de çalışmalıdır. - Anız ayrışması: Sap, saman ve bitki artıkları bakteriyel selülaz gibi enzimlerle parçalanarak humus oluşumuna katkı sağlar. - Kilitli besinlerin çözülmesi: Fosfor ve iz elementler bakterilerin salgıladığı organik asitlerle bitkinin alabileceği forma geçer; besin yarayışlılığı desteklenir. - Toprak strüktürü: Eksopolisakkaritler (EPS) toprak taneciklerini bir araya getirerek agregat yapısına katkı sağlar; su ve hava hareketi düzelir. 03 ### Kök Mimarisi ve Stres Toleransı Kök bölgesi rahatladıkça kök derinleşir ve saçaklanır. - Kök yüzeyinde biyofilm: Bakteriler kök yüzeyine tutunarak kökü çevreleyen canlı bir tabaka oluşturur; kök bölgesindeki kimyasal baskıya karşı dayanımı destekler. - Doğal büyüme hormonları: Oksin (IAA) ve gibberellin sentezi kılcal kök oluşumunu ve saçaklanmayı teşvik eder. - Tuz ve sodyum stresi: ACC deaminaz aşırı etileni düşürür, sodyum alımı düzenlenir; bitki tuzlu toprakta su ve besin almayı sürdürebilir [66] [79]. 04 ### Topraktan Sofraya Kaliteli Ürün Toprağın iyileşmesi nihayetinde mahsulün kalitesine yansır. - Ürünün kendi denemesi: Ankara Üniversitesi marul denemesinde 42. gün sonunda bitki yaş ağırlığı kontrole göre yaklaşık 7 kat, klorofil değeri yaklaşık 2,3 kat yüksek ölçüldü saksı. - Ürün kalitesi: Stresi hafifleyen bitki enerjisini ürün kalitesine yöneltir; literatürde bir B. megaterium suşuyla yapraklı sebzede protein %17–31, C vitamini %15–19 arttı [72]. B. subtilis Kökte biyofilm kurar. Literatürde bu türün farklı suşlarıyla glifosat yıkımı ve metal çöktürme çalışılmıştır [57] [52]. B. megaterium Fosfor çözmede öne çıkar. H3 suşuyla sebzede Cd ve Pb alımının azaldığı gösterilmiştir [72]. B. amyloliquefaciens Oksin (IAA) üreterek kök gelişimine katkı sağlar; biyofilmle Cd tutma çalışılmıştır [76]. B. licheniformis Tuz stresinde bitki gelişimine katkısıyla bilinir; çözeltide Cd biyosorpsiyonu ölçülmüştür [77]. B. pumilus Gibberellin üretir. Farklı suşlarıyla klorpirifos ve petrol hidrokarbonu yıkımı çalışılmıştır [56] [65]. Not: Literatürdeki çalışmalar bu türlerin farklı suşlarıyla yapılmıştır. Proverim bir mikrobiyal gübredir; kirletici giderimi için tescilli bir ürün değildir. ### Ürünün kendi denemesi Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, iklim odasında saksı denemesi, marul, 42. gün (2022). Kök uzunluğu · kontrol 8,33 cm Kök uzunluğu · Proverim 27,44 cm Yaş ağırlık · kontrol 10,30 g Yaş ağırlık · Proverim 75,26 g Klorofil · kontrol 37,57 SPAD Klorofil · Proverim 86,50 SPAD Denemede kontrol, kimyasal gübre, %50 kimyasal + mikrobiyal ve mikrobiyal gübre olmak üzere 4 grup, 6 tekrarla karşılaştırıldı; tüm ölçümlerde en yüksek değerler mikrobiyal gübre grubunda bulundu (p<0,01). 4 gruplu tam sonuç tablosu → Deneme raporunu aç ↗ ### Ürün kimliği - Lisans No: 3337 - Tescil No: 2022TO2638 - Bakteri yoğunluğu: 5×10⁶ KOB/mL - Topraktan: 1 L / 200 L su, 2 dekara kadar - Yapraktan: 1 L / 300 L su, 3 dekara kadar - Lisans belgesi ↗ - Ürün tescil belgesi ↗ - Bakteri sayım analizi ↗ - Güvenlik bilgi formu ↗ ## Toprağınıza Özel Analiz Yorumu ve Besleme Planı Her tarlanın toprağı farklıdır. Analiz raporunuzu, ekeceğiniz ürünü ve dekarınızı paylaşın; ziraat mühendisimiz toprağınızı sizinle birlikte yorumlasın ve sezonluk uygulama planınızı hazırlasın. Aklınızda soru işareti kalmasın; aşağıdan size uygun olana dokunun. Tarlanız için gereken Proverim miktarını belirleyin ve mağazamızdan kolayca siparişinizi tamamlayın. "Elimde toprak analiz raporum var, peki ne anlama geliyor?" diyorsanız, ziraat mühendisimizle pH, EC, kireç ve organik madde değerlerinizi birlikte yorumlayın. Toprağınıza ve ekeceğiniz ürüne en uygun sezonluk besleme programını birlikte hazırlayalım. WhatsApp'tan bize yazın. Sertifikalarımız için Tıklayınız S: Mikrobiyal gübre kimyasal gübrenin yerini tutar mı? C: Mikrobiyal gübre, mevcut gübreleme programına uygun şekilde uygulanabilir. Kimyasal gübre uygulamaları ile arasında en az 1 hafta süre bırakılması gerekmektedir. Kimyasal gübrelerle aynı tankta karıştırılarak kullanılması önerilmez. S: Proverim'in içinde hangi bakteriler var? C: Proverim; Bacillus subtilis, B. megaterium, B. amyloliquefaciens, B. licheniformis ve B. pumilus olmak üzere beş Bacillus türü içerir. Tescil belgesinde beyan edilen toplam canlı organizma sayısı 5×10⁶ kob/ml'dir (Tescil No 2022TO2638). S: Proverim hangi dönemlerde uygulanır? C: Her bitki grubunda sezonda üç uygulama önerilir. Örneğin domates, biber, patlıcan ve hıyarda 4–5 gerçek yaprak döneminde topraktan, çiçeklenme sonrasında yapraktan, meyve tutumunda yeniden topraktan uygulanır. Ürününüze özel takvim için ziraat mühendisimize danışabilirsiniz. ## Sık sorulan sorular S: Toprağa gübre atmama rağmen neden verim alamıyorum? C: Toprakta biriken tuz, ağır metal ve kimyasal ilaç kalıntıları kökün besin alımını zorlaştırabilir. Bu durumda gübre dozunu artırmak tek başına çözüm olmaz; kök bu besini yeterince alamaz. Nedeni anlamak için önce toprak analizi yaptırılmalıdır. S: Tuzlu toprakta ürün kaybı ne kadar olur? C: Kritik tuz eşiği aşıldıktan sonra topraktaki (ECe) her 1 dS/m artışta fasulyede yaklaşık %19, mısırda %12, domateste %10, buğdayda %7 verim kaybı bildirilmiştir. S: Topraktaki tuzlaşma ve sodyum stresi nasıl çözülür? C: Tuzluluğun temel çözümü drenaj, yıkama ve uygun sulama suyu yönetimidir. Bacillus bakterileri ise salgıladıkları polisakkaritlerle sodyumun bir kısmını bağlayabilir ve ACC deaminaz enzimiyle stres hormonu etileni düşürerek kökün su almayı ve büyümeyi sürdürmesine yardımcı olur. S: Topraktaki ağır metaller (kadmiyum, kurşun vb.) temizlenebilir mi? C: Ağır metaller doğada parçalanmaz, yok edilemez. Bazı Bacillus suşları metalleri bağlayıp çöktürerek hareketsiz hâle getirebilir; böylece köke geçen miktar azalır. Bu konudaki çalışmaların çoğu laboratuvar ve saksı koşullarında yapılmıştır. S: Ağır metaller toprağın canlılığına nasıl zarar verir? C: Toprağın sindirim mekanizması sayılan enzimleri baskılar: 671 gözlemlik bir meta-analizde metalle kirlenmiş topraklarda arilsülfataz aktivitesi %72, dehidrogenaz aktivitesi %64 düşük bulunmuştur. Toprağın biyolojik işleyişi yavaşlar. S: Tarlada biriken pestisit ve ot ilacı kalıntısı nasıl azaltılır? C: Kalıntılar toprakta zamanla mikroorganizmalar tarafından parçalanır. Bazı Bacillus suşlarının salgıladığı hidrolaz ve esteraz enzimleri kalıntıları daha basit bileşiklere, uygun koşullarda karbondioksit ve suya (CO₂ + H₂O) kadar parçalayabilir. Kalıntı şüphesinde önce etken maddeye özgü laboratuvar analizi yapılmalıdır. S: Glifosat ot ilacı toprakta ne kadar sürede parçalanır? C: Bir laboratuvar çalışmasında Bacillus subtilis Bs-15 suşu toprakta glifosatın %19'unu 12 saatte, %71,6'sını 96 saatte parçalamıştır. Tarlada süre sıcaklık, nem ve toprak yapısına göre değişir. S: Tarlaya dökülen mazot ve yağ sızıntısı toprağı nasıl etkiler? C: Yağ tabakası toprak gözeneklerini tıkayarak kökleri oksijensiz bırakır ve su itici bir bariyer oluşturur; toprakta su olsa bile bitki "sulu kıtlık" yaşar. S: Petrol ve makine yağıyla kirlenen toprak nasıl iyileştirilir? C: Küçük sızıntılarda bazı bakterilerin ürettiği biyolojik deterjanlar (biyosürfaktanlar) yağ tabakasını küçük damlacıklara ayırır, enzimler hidrokarbon bağlarını kırar; bir laboratuvar çalışmasında 122 günde %97 giderim ölçülmüştür. Büyük sızıntılar ise yetkili kurumların yürüttüğü mühendislik müdahalesi gerektirir. S: Plastik malç kalıntıları tarlada verimi düşürür mü? C: Evet. Toprakta kalan her 100 kg/ha malç filmi verimi yaklaşık %3 düşürür; 240 kg/ha kalıntının üzerinde düşüş istatistiksel olarak anlamlı hâle gelir. S: Mikroplastikler topraktan nasıl temizlenir? C: En etkili yol, malç ve damla borusu kalıntılarını sezon sonunda tarladan toplamaktır. Laboratuvarda bazı Bacillus suşlarının plastik yüzeyinde biyofilm kurup lakkaz ve esteraz gibi enzimlerle polietileni yavaşça aşındırdığı gösterilmiştir (60 günde %10,7 ağırlık kaybı); tarlada bu süreç çok daha yavaştır. S: Topraktaki anız ve organik atıklar nasıl humusa dönüşür? C: Toprağa karışan anız, sap ve saman; bakteri ve mantarların salgıladığı selülaz gibi enzimlerle ayrışır ve humus oluşumuna katkı sağlar. Organik madde arttıkça toprağın su tutma kapasitesi ve yapısı iyileşir; bu nedenle anızı yakmamak önemlidir. S: Toprakta kilitli kalan fosfor ve potasyum nasıl çözülür? C: Bazı toprak bakterilerinin salgıladığı organik asitler, kireçle bağlanmış fosfor ve iz elementlerin bir kısmının bitkinin alabileceği forma geçmesine katkı sağlar. Potasyum çözme konusundaki kanıtlar ise daha çok laboratuvar düzeyindedir. S: Bacillus bakterisi tarımda ne işe yarar? C: Kök çevresinde biyofilm oluşturur, fosfor gibi besinlerin yarayışlılığına katkı sağlar ve kök gelişimini teşvik eden oksin (IAA), gibberellin gibi maddeler üretir. Bazı suşların toprakta metal bağladığı ve kalıntı parçaladığı da araştırmalarda gösterilmiştir. S: Neden tek bir bakteri değil de 5 farklı Bacillus türü kullanılır? C: Her tür literatürde farklı özellikleriyle öne çıkar: B. megaterium fosfor çözme, B. licheniformis tuz stresinde gelişim, B. subtilis kök yüzeyinde biyofilm, B. amyloliquefaciens oksin üretimi, B. pumilus gibberellin üretimi. Birden çok tür bir arada, kök bölgesinde birbirini tamamlayan işlevler sunar. S: Topraktaki zararlı kimyasallar sebze ve meyveye geçer mi? C: Kök tarafından alınan ağır metal ve bazı ilaç kalıntıları meyve ve daneye geçebilir. Metalin kök bölgesinde hareketsizleştirilmesi bu geçişi azaltabilir: bir tarla çalışmasında Bacillus uygulaması çeltik tanesindeki kadmiyumu çeşide göre %25–49 azaltmıştır. S: Kök bölgesindeki toksik baskı azalınca bitki daha güçlü gelişir mi? C: Stres altındaki bitki enerjisini hayatta kalmaya harcar. Kök çevresindeki baskı hafifledikçe enerjisini kök ve sürgün gelişimine yöneltir. Metal stresi altında yapılan çalışmaların meta-analizinde faydalı bakteriler bitki biyokütlesini belirgin biçimde artırmıştır. S: Biyolojik toprak iyileştirmesinin etkisi ne kadar sürede görülür? C: Süre kirleticiye göre değişir: ilaç kalıntılarında saatler–günler, petrol türevlerinde aylar, ağır metallerin hareketsizleşmesinde bir yetiştirme sezonu. Gerçek süre toprağa, sıcaklığa ve kullanılan suşa bağlıdır. S: Toprağımın kirli olduğunu nasıl anlarım? C: Gözle anlaşılmaz. Akredite bir laboratuvarda ağır metal (Cd, Pb, Ni, Cr, Cu, Zn) ve gerekirse pestisit kalıntı analizi yaptırmak gerekir. Sonuçlar toprağın pH'ına göre değişen sınır değerlerle karşılaştırılır. S: Fosfatlı gübre topraktaki kadmiyumu artırır mı? C: Fosfat kayaları doğal olarak kadmiyum içerebilir; bu yüzden uzun yıllar yoğun fosfatlı gübre kullanımı toprakta kadmiyum birikimine katkı sağlayabilir. Avrupa Birliği fosfatlı gübrelerde kadmiyum için üst sınır uygulamaktadır. S: Proverim kirli toprağı temizler mi? C: Proverim bir mikrobiyal gübredir ve kirletici giderimi için tescilli değildir. İçindeki beş Bacillus türü kök gelişimini ve besin alımını destekler. Kirlilik şüphesi olan tarlada önce toprak analizi yaptırılmalıdır. S: Proverim nasıl uygulanır? C: Topraktan 1 L / 200 L su ile 2 dekara kadar, yapraktan 1 L / 300 L su ile 3 dekara kadar uygulanır. Kimyasal gübrelerle aynı tankta karıştırılması önerilmez. ## Kaynakça [1] FAO & UNEP (2021). Global assessment of soil pollution: Report. Roma: FAO. doi:10.4060/cb4894en [2] FAO & UNEP (2021). Global assessment of soil pollution: Summary for policymakers. doi:10.4060/cb4827en [3] Tóth G., Hermann T., Da Silva M.R., Montanarella L. (2016). Heavy metals in agricultural soils of the European Union with implications for food safety. Environment International 88:299–309. doi:10.1016/j.envint.2015.12.017 [4] Panagos P., Van Liedekerke M., Yigini Y., Montanarella L. (2013). Contaminated sites in Europe: review of the current situation based on data collected through a European network. J. Environ. Public Health 2013:158764. doi:10.1155/2013/158764 [5] Tang F.H.M., Lenzen M., McBratney A., Maggi F. (2021). Risk of pesticide pollution at the global scale. Nature Geoscience 14:206–210. doi:10.1038/s41561-021-00712-5 [6] Silva V., Mol H.G.J., Zomer P., Tienstra M., Ritsema C.J., Geissen V. (2019). Pesticide residues in European agricultural soils – a hidden reality unfolded. Sci. Total Environ. 653:1532–1545. doi:10.1016/j.scitotenv.2018.10.441 [7] Silva V., Montanarella L., Jones A. ve ark. (2018). Distribution of glyphosate and aminomethylphosphonic acid (AMPA) in agricultural topsoils of the European Union. Sci. Total Environ. 621:1352–1359. doi:10.1016/j.scitotenv.2017.10.093 [8] Hou D., O'Connor D., Igalavithana A.D. ve ark. (2020). Metal contamination and bioremediation of agricultural soils for food safety and sustainability. Nature Reviews Earth & Environment 1:366–381. doi:10.1038/s43017-020-0061-y [9] Hou D., Jia X., Wang L. ve ark. (2025). Global soil pollution by toxic metals threatens agriculture and human health. Science 388:316–321. doi:10.1126/science.adr5214 [10] Roberts T.L. (2014). Cadmium and phosphorous fertilizers: the issues and the science. Procedia Engineering 83:52–59. doi:10.1016/j.proeng.2014.09.012 [11] Six L., Smolders E. (2014). Future trends in soil cadmium concentration under current cadmium fluxes to European agricultural soils. Sci. Total Environ. 485–486:319–328. doi:10.1016/j.scitotenv.2014.03.109 [12] Dharma-wardana M.W.C. (2018). Fertilizer usage and cadmium in soils, crops and food. Environ. Geochem. Health 40:2739–2759. doi:10.1007/s10653-018-0140-x [13] Rai P.K., Lee S.S., Zhang M., Tsang Y.F., Kim K.-H. (2019). Heavy metals in food crops: health risks, fate, mechanisms, and management. Environment International 125:365–385. doi:10.1016/j.envint.2019.01.067 [14] Clemens S., Ma J.F. (2016). Toxic heavy metal and metalloid accumulation in crop plants and foods. Annu. Rev. Plant Biol. 67:489–512. doi:10.1146/annurev-arplant-043015-112301 [15] Haider F.U., Liqun C., Coulter J.A. ve ark. (2021). Cadmium toxicity in plants: impacts and remediation strategies. Ecotoxicol. Environ. Saf. 211:111887. doi:10.1016/j.ecoenv.2020.111887 [16] Aponte H., Meli P., Butler B. ve ark. (2020). Meta-analysis of heavy metal effects on soil enzyme activities. Sci. Total Environ. 737:139744. doi:10.1016/j.scitotenv.2020.139744 [17] Gunstone T., Cornelisse T., Klein K., Dubey A., Donley N. (2021). Pesticides and soil invertebrates: a hazard assessment. Front. Environ. Sci. 9:643847. doi:10.3389/fenvs.2021.643847 [18] Van Bruggen A.H.C., He M.M., Shin K. ve ark. (2018). Environmental and health effects of the herbicide glyphosate. Sci. Total Environ. 616–617:255–268. doi:10.1016/j.scitotenv.2017.10.309 [19] Gao H., Yan C., Liu Q., Ding W., Chen B., Li Z. (2019). Effects of plastic mulching and plastic residue on agricultural production: a meta-analysis. Sci. Total Environ. 651:484–492. doi:10.1016/j.scitotenv.2018.09.105 [20] Huang Y., Liu Q., Jia W., Yan C., Wang J. (2020). Agricultural plastic mulching as a source of microplastics in the terrestrial environment. Environmental Pollution 260:114096. doi:10.1016/j.envpol.2020.114096 [21] Zhang D., Ng E.L., Hu W. ve ark. (2020). Plastic pollution in croplands threatens long-term food security. Global Change Biology 26:3356–3367. doi:10.1111/gcb.15043 [22] Zhang J., Ren S., Xu W. ve ark. (2022). Effects of plastic residues and microplastics on soil ecosystems: a global meta-analysis. J. Hazard. Mater. 435:129065. doi:10.1016/j.jhazmat.2022.129065 [23] Zhang Z., Cai ve ark. (2022). Microplastics in plant-soil ecosystems: a meta-analysis. Environmental Pollution 308:119718. doi:10.1016/j.envpol.2022.119718 [24] FAO (2021). Assessment of agricultural plastics and their sustainability: a call for action. Roma. doi:10.4060/cb7856en [25] FAO (2024). Global status of salt-affected soils. Roma. doi:10.4060/cd3044en [26] Hopmans J.W., Qureshi A.S., Kisekka I. ve ark. (2021). Critical knowledge gaps and research priorities in global soil salinity. Advances in Agronomy 169:1–191. doi:10.1016/bs.agron.2021.03.001 [27] Maas E.V., Hoffman G.J. (1977). Crop salt tolerance [28] Cycoń M., Mrozik A., Piotrowska-Seget Z. (2019). Antibiotics in the soil environment [29] Pan M., Chu L.M. (2017). Transfer of antibiotics from wastewater or animal manure to soil and edible crops. Environmental Pollution 231:829–836. doi:10.1016/j.envpol.2017.08.051 [30] Zhu Y.-G., Johnson T.A., Su J.-Q. ve ark. (2013). Diverse and abundant antibiotic resistance genes in Chinese swine farms. PNAS 110:3435–3440. doi:10.1073/pnas.1222743110 [31] Truskewycz A., Gundry T.D., Khudur L.S. ve ark. (2019). Petroleum hydrocarbon contamination in terrestrial ecosystems [32] Sattari S.Z., Bouwman A.F., Giller K.E., van Ittersum M.K. (2012). Residual soil phosphorus as the missing piece in the global phosphorus crisis puzzle. PNAS 109:6348–6353. doi:10.1073/pnas.1113675109 [33] Ascott M.J., Gooddy D.C., Wang L. ve ark. (2017). Global patterns of nitrate storage in the vadose zone. Nature Communications 8:1416. doi:10.1038/s41467-017-01321-w [34] Baltas H., Sirin M., Gökbayrak E., Ozcelik A.E. (2020). A case study on pollution and a human health risk assessment of heavy metals in agricultural soils around Sinop province, Turkey. Chemosphere 241:125015. doi:10.1016/j.chemosphere.2019.125015 [35] Kizilkaya R., Dengiz O., Ozyazici M.A. ve ark. (2011). Spatial distribution of heavy metals in soils of the Bafra plain in Turkey. Eurasian Soil Science 44:1343–1351. doi:10.1134/S1064229311100073 [36] Akça M.O., Hisatomi ve ark. (2015, çevrimiçi; 2016 baskı). 4,4′-DDE and endosulfan levels in agricultural soils of the Çukurova region, Mediterranean Turkey. Bull. Environ. Contam. Toxicol. 96:376–382. doi:10.1007/s00128-015-1714-2 [37] Ozaydin Ozkara ve Eke (2026). Evaluation of heavy metal distribution and pollution indicators in the soils of Konya Province (Turkey): Seydişehir and Beyşehir districts. Environ. Monit. Assess. 198. doi:10.1007/s10661-026-15001-0 [38] Toptanci İ., Kiralan M., Ramadan M.F. (2021). Levels of pesticide residues in fruits and vegetables in the Turkish domestic markets. Environ. Sci. Pollut. Res. 28:39451–39457. doi:10.1007/s11356-021-13538-w [40] Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği, RG 31.05.2005, sayı 25831 (yürürlükten kalktı), Ek I-A. Metin FAOLEX'ten (faolex.fao.org/docs/pdf/tur52834.pdf) açılıp okundu [41] Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik, RG 08.06.2010, sayı 27605 [42] Atıksu Arıtma Çamurlarının Toprakta Kullanılmasına Dair Yönetmelik, RG 03.08.2010, sayı 27661. Ek I-A'da 2005 tablosunun aynısı olduğu ikincil kaynaklardan görüldü: KISMİ. Yayın öncesinde mevzuat.gov.tr'den son hâli kontrol edilmeli. [43] Regulation (EU) 2019/1009 (AB gübreleme ürünleri tüzüğü), fosfatlı gübrede Cd ≤ 60 mg/kg P₂O₅ (16.07.2022'den itibaren) [44] Codex Alimentarius, CXS 193-1995 General Standard for Contaminants and Toxins in Food and Feed [45] Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliği, RG 05.11.2023, sayı 32360 [46] Türkiye pestisit kullanımı: 2022'de 55.374 ton (TÜİK verisinin DergiPark ve basındaki aktarımı); hektar başına yaklaşık 2,3 kg (Bakan açıklaması, DHA). Bakanlığın BKÜ istatistik PDF'i 404 verdi: İKİNCİL. [47] Wróbel M., Śliwakowski W., Kowalczyk P., Kramkowski K., Dobrzyński J. (2023). Bioremediation of heavy metals by the genus Bacillus. Int. J. Environ. Res. Public Health 20:4964. doi:10.3390/ijerph20064964 [48] Alotaibi B.S., Khan M., Shamim S. (2021). Unraveling the underlying heavy metal detoxification mechanisms of Bacillus species. Microorganisms 9:1628. doi:10.3390/microorganisms9081628 [49] Beveridge T.J., Murray R.G.E. (1980). Sites of metal deposition in the cell wall of Bacillus subtilis. J. Bacteriol. 141:876–887. doi:10.1128/jb.141.2.876-887.1980 [50] Oves M., Khan M.S., Zaidi A. (2013). Biosorption of heavy metals by Bacillus thuringiensis strain OSM29 originating from industrial effluent contaminated north Indian soil. Saudi J. Biol. Sci. 20:121–129. doi:10.1016/j.sjbs.2012.11.006 [51] Kumari D., Qian X.-Y., Pan X. ve ark. (2016). Microbially-induced carbonate precipitation for immobilization of toxic metals. Adv. Appl. Microbiol. 94:79–108. doi:10.1016/bs.aambs.2015.12.002 [52] Rajasekar A., Zhao ve ark. (2025). Removal of high concentrations of zinc, cadmium, and nickel heavy metals by Bacillus and Comamonas through microbially induced carbonate precipitation. Biodegradation 36. doi:10.1007/s10532-025-10131-7 [53] Thatoi H., Das S., Mishra J. ve ark. (2014). Bacterial chromate reductase, a potential enzyme for bioremediation of hexavalent chromium: a review. J. Environ. Manage. 146:383–399. doi:10.1016/j.jenvman.2014.07.014 [54] Saha M., Sarkar S., Sarkar B. ve ark. (2016). Microbial siderophores and their potential applications: a review. Environ. Sci. Pollut. Res. 23:3984–3999. doi:10.1007/s11356-015-4294-0 [55] Singh B.K., Walker A. (2006). Microbial degradation of organophosphorus compounds. FEMS Microbiol. Rev. 30:428–471. doi:10.1111/j.1574-6976.2006.00018.x [56] Anwar S., Liaquat F., Khan Q.M., Khalid Z.M., Iqbal S. (2009). Biodegradation of chlorpyrifos and its hydrolysis product 3,5,6-trichloro-2-pyridinol by Bacillus pumilus strain C2A1. J. Hazard. Mater. 168:400–405. doi:10.1016/j.jhazmat.2009.02.059 [57] Yu X.M., Yu T., Yin G.H. ve ark. (2015). Glyphosate biodegradation and potential soil bioremediation by Bacillus subtilis strain Bs-15. Genet. Mol. Res. 14:14717–14730. doi:10.4238/2015.november.18.37 [58] Zhan H., Feng Y., Fan X., Chen S. (2018). Recent advances in glyphosate biodegradation. Appl. Microbiol. Biotechnol. 102:5033–5043. doi:10.1007/s00253-018-9035-0 [59] Bhatt P., Huang Y., Zhan H., Chen S. (2019). Insight into microbial applications for the biodegradation of pyrethroid insecticides. Front. Microbiol. 10:1778. doi:10.3389/fmicb.2019.01778 [60] Huang Y., Xiao L., Li F. ve ark. (2018). Microbial degradation of pesticide residues and an emphasis on the degradation of cypermethrin and 3-phenoxy benzoic acid: a review. Molecules 23:2313. doi:10.3390/molecules23092313 [61] Martins L.O., Soares C.M., Pereira M.M. ve ark. (2002). Molecular and biochemical characterization of a highly stable bacterial laccase that occurs as a structural component of the Bacillus subtilis endospore coat. J. Biol. Chem. 277:18849–18859. doi:10.1074/jbc.M200827200 [62] Raffa C.M., Chiampo F. (2021). Bioremediation of agricultural soils polluted with pesticides: a review. Bioengineering 8:92. doi:10.3390/bioengineering8070092 [63] Mulligan C.N. (2005). Environmental applications for biosurfactants. Environmental Pollution 133:183–198. doi:10.1016/j.envpol.2004.06.009 [64] Das K., Mukherjee A.K. (2007). Crude petroleum-oil biodegradation efficiency of Bacillus subtilis and Pseudomonas aeruginosa strains isolated from a petroleum-oil contaminated soil from North-East India. Bioresour. Technol. 98:1339–1345. doi:10.1016/j.biortech.2006.05.032 [65] Varma S.S., Lakshmi M.B., Rajagopal P. ve ark. (2017). Degradation of total petroleum hydrocarbon (TPH) in contaminated soil using Bacillus pumilus MVSV3. Biocontrol Science 22:17–23. doi:10.4265/bio.22.17 [66] Rajkumar M., Sandhya S., Prasad M.N.V., Freitas H. (2012). Perspectives of plant-associated microbes in heavy metal phytoremediation. Biotechnol. Adv. 30:1562–1574. doi:10.1016/j.biotechadv.2012.04.011 [67] Ma Y., Prasad M.N.V., Rajkumar M., Freitas H. (2011). Plant growth promoting rhizobacteria and endophytes accelerate phytoremediation of metalliferous soils. Biotechnol. Adv. 29:248–258. doi:10.1016/j.biotechadv.2010.12.001 [68] Sessitsch A., Kuffner M., Kidd P. ve ark. (2013). The role of plant-associated bacteria in the mobilization and phytoextraction of trace elements in contaminated soils. Soil Biol. Biochem. 60:182–194. doi:10.1016/j.soilbio.2013.01.012 [69] Glick B.R. (2014). Bacteria with ACC deaminase can promote plant growth and help to feed the world. Microbiol. Res. 169:30–39. doi:10.1016/j.micres.2013.09.009 [70] Franco-Franklin V., Moreno-Riascos S., Ghneim-Herrera T. (2021). Are endophytic bacteria an option for increasing heavy metal tolerance of plants? A meta-analysis of the effect size. Front. Environ. Sci. 8:603668. doi:10.3389/fenvs.2020.603668 [71] Yu X., Zhao J., Ding Z. ve ark. (2023). Cadmium-absorptive Bacillus vietnamensis 151-6 reduces the grain cadmium accumulation in rice (Oryza sativa L.): potential for cadmium bioremediation. Ecotoxicol. Environ. Saf. 254:114760. doi:10.1016/j.ecoenv.2023.114760 [72] Wang Q., Zhang W.J., He L.Y., Sheng X.F. (2018). Increased biomass and quality and reduced heavy metal accumulation of edible tissues of vegetables in the presence of Cd-tolerant and immobilizing Bacillus megaterium H3. Ecotoxicol. Environ. Saf. 148:269–274. doi:10.1016/j.ecoenv.2017.10.036 [73] Han H., Sheng X., Hu J. ve ark. (2018). Metal-immobilizing Serratia liquefaciens CL-1 and Bacillus thuringiensis X30 increase biomass and reduce heavy metal accumulation of radish under field conditions. Ecotoxicol. Environ. Saf. 161:526–533. doi:10.1016/j.ecoenv.2018.06.033 [74] Babu A.G., Kim J.-D., Oh B.-T. (2013). Enhancement of heavy metal phytoremediation by Alnus firma with endophytic Bacillus thuringiensis GDB-1. J. Hazard. Mater. 250–251:477–483. doi:10.1016/j.jhazmat.2013.02.014 [75] Akhtar N., Ilyas N., Yasmin H. ve ark. (2021). Role of Bacillus cereus in improving the growth and phytoextractability of Brassica nigra in chromium contaminated soil. Molecules 26:1569. doi:10.3390/molecules26061569 [76] Sun ve ark. (2025). Biofilm-overproducing Bacillus amyloliquefaciens strain B9ΔywcC reduces cadmium uptake in lettuce… J. Hazard. Mater. 494:138481. doi:10.1016/j.jhazmat.2025.138481 [77] Baran M.F., Duz M.Z. (2019, çevrimiçi; 2021 baskı). Removal of cadmium (II) in the aqueous solutions by biosorption of Bacillus licheniformis isolated from soil in the area of Tigris River. Int. J. Environ. Anal. Chem. 101:533–548. doi:10.1080/03067319.2019.1669583 [78] Thijs S., Sillen W., Rineau F., Weyens N., Vangronsveld J. (2016). Towards an enhanced understanding of plant–microbiome interactions to improve phytoremediation. Front. Microbiol. 7:341. doi:10.3389/fmicb.2016.00341 [79] Zhang H., Kim M.-S., Sun Y. ve ark. (2008). Soil bacteria confer plant salt tolerance by tissue-specific regulation of the sodium transporter HKT1. Mol. Plant-Microbe Interact. 21:737–744. doi:10.1094/MPMI-21-6-0737 [80] Rubin R.L., van Groenigen K.J., Hungate B.A. (2017). Plant growth promoting rhizobacteria are more effective under drought: a meta-analysis. Plant and Soil 416:309–323. doi:10.1007/s11104-017-3199-8 [81] Schütz L. ve ark. (2018). Improving crop yield and nutrient use efficiency via biofertilization [82] Virk A.L. ve ark. (2025). Organic amendments restore soil biological properties under pesticides application. Pestic. Biochem. Physiol. doi:10.1016/j.pestbp.2025.106394 [83] Xu X., Yue X., Wang D. ve ark. (2024). Prevention of cadmium contamination by microbial inoculant and its potential mechanism. Agriculture 14(6):881. doi:10.3390/agriculture14060881 [84] Yang J., Yang Y., Wu W.-M., Zhao J., Jiang L. (2014). Evidence of polyethylene biodegradation by bacterial strains from the guts of plastic-eating waxworms. Environ. Sci. Technol. 48:13776–13784. doi:10.1021/es504038a [85] Ülgen, N., Yurtsever, N. (1995). Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi (4. Baskı). T.C. Başbakanlık Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları, Genel Yayın No: 209, Teknik Yayınlar No: T.66, Ankara, 230 s. (Künye [7]'nin kaynakçasından.) [86] Yılmaz, C.H. (2025). Doğu Akdeniz Geçit Kuşağında tek yıllık bitkilerin yetiştirildiği toprakların verimlilik potansiyelleri. Mustafa Kemal Üniversitesi Tarım Bilimleri Dergisi 30(3): 752–768. doi:10.37908/mkutbd.1489635 [87] Özden, N., Sökmen, Ö., Uslu, İ., Aras, S. (2022). Manisa ili tarım topraklarının verimlilik durumları ile mikro element kapsamlarının belirlenerek haritalanması. ANADOLU, J. of AARI 32(2): 228–241. doi:10.18615/anadolu.1225168 [88] Kalkancı, N., Şimşek, T., İlikçioğlu, E., Büyük, G., Aslan, N. (2023). Antepfıstığı yetiştirilen toprakların bazı verimlilik özelliklerinin belirlenmesi. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi 6(3): 2171–2182. doi:10.47495/okufbed.1186867 [89] Ağca, N., Karakaya, Y. (2023). Sarıseki-Dörtyol bölgesinde yer alan toprakların bazı besin element içeriklerinin yersel dağılımının jeoistatistiksel yöntemlerle modellenmesi ve haritalanması. Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Dergisi 11(1): 26–37. doi:10.33409/tbbbd.1261146 [90] Ulubay, S., Gürel, S. (2025). Enginar (Cynara scolymus L.) yetiştiriciliği yapılan Bursa ili Kestel ilçesi Seymen bölgesi topraklarının verimlilik durumu. Türk Tarım ve Doğa Bilimleri Dergisi 12(1): 173–186. doi:10.30910/turkjans.1547184 [91] Horuz, A., Akınoğlu, G. (2025). Toprak analiz sonuçlarının değerlendirilmesi. Toprak Bilgisi (kitap bölümü), s. 283–334. Akademisyen Kitabevi. doi:10.37609/akya.3810.c825 [92] Lindsay, W.L., Norvell, W.A. (1978). Development of a DTPA soil test for zinc, iron, manganese, and copper. Soil Science Society of America Journal 42(3): 421–428. doi:10.2136/sssaj1978.03615995004200030009x [93] Richards, L.A. (Ed.) (1954). Diagnosis and Improvement of Saline and Alkali Soils. USDA Agriculture Handbook No. 60. Washington, D.C. https://www.ars.usda.gov/arsuserfiles/20360500/hb60_pdf/hb60complete.pdf [94] Soil Survey Staff (1992; güncel baskı 2017). Soil Survey Manual. USDA Handbook No. 18. https://www.nrcs.usda.gov/resources/guides-and-instructions/soil-survey-manual [95] Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Toprak Etüt Standartları [96] Sönmez, S., Büyüktaş, D., Öktüren, F., Çıtak, S. (2008). Assessment of different soil to water ratios (1:1, 1:2.5, 1:5) in soil salinity studies. Geoderma 144(1–2): 361–369. doi:10.1016/j.geoderma.2007.12.005 [97] Omuto, C.T. ve ark. soilassessment R paketi, ECconversion1 fonksiyonu kaynak kodu. https://rdrr.io/cran/soilassessment/src/R/ECconversion1.R [98] Olsen, S.R., Sommers, L.E. (1982). Phosphorus. In: Page, A.L. ve ark. (Ed.), Methods of Soil Analysis, Part 2 (2. baskı), Agronomy Monograph 9, ASA–SSSA, Madison, s. 403–430. doi:10.2134/agronmonogr9.2.2ed.c24 [99] Olsen, S.R., Cole, C.V., Watanabe, F.S., Dean, L.A. (1954). Estimation of Available Phosphorus in Soils by Extraction with Sodium Bicarbonate. USDA Circular No. 939, Washington, D.C., 19 s. [100] FAO (1990). Micronutrient, Assessment at the Country Level: An International Study (Sillanpää, M.). FAO Soils Bulletin 63, Roma. [101] Sumner, M.E., Miller, W.P. (1996). Cation exchange capacity and exchange coefficients. In: Sparks, D.L. (Ed.), Methods of Soil Analysis, Part 3, SSSA Book Series 5, s. 1201–1229. doi:10.2136/sssabookser5.3.c40 [103] Bouyoucos, G.J. (1951). A recalibration of the hydrometer method for making mechanical analysis of soils. Agronomy Journal 43(9): 434–438. doi:10.2134/agronj1951.00021962004300090005x [104] T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, TAGEM Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü. Toprak Numune Alınması. https://arastirma.tarimorman.gov.tr/toprakgubre/Belgeler/Numune%20Al%C4%B1nmas%C4%B1/TOPRAK.pdf [105] Albayrak, B. Meyve Bahçelerinden Gübreleme Amacıyla Toprak Örneklerinin Alınması (Çiftçi broşürü). Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü, Yalova. https://arastirma.tarimorman.gov.tr/yalovabahce/Belgeler/brosurler/GubrelemeAmaciylaToprakOrnegiAlma.pdf [106] Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Toprak Örneğinin Alınması. https://arastirma.tarimorman.gov.tr/afistik/Lists/SolMenu/Attachments/88/TOPRAK%20%C3%96RNE%C4%9E%C4%B0N%C4%B0N%20ALINMASI.pdf [107] Eyüpoğlu, F. (1999). Türkiye Topraklarının Verimlilik Durumu. KHGM Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü, Genel Yayın No: 220, Ankara. (TOVEP verisi; aktaran TÜGEM Tarım El Kitabı 2008 ve https://www.tarimkutuphanesi.com/turkiye_topraklarinin_bazi_fiziksel_ve_kimyasal_ozellikleri_00287.html) [109] Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği. Resmî Gazete, 31.05.2005, Sayı 25831, Ek I-A. FAOLEX kopyası: https://faolex.fao.org/docs/pdf/tur52834.pdf [110] Atıksu Arıtma Çamurlarının Toprakta Kullanılmasına Dair Yönetmelik. Resmî Gazete, 03.08.2010, Sayı 27661, Ek I-A. [111] Maas, E.V., Hoffman, G.J. (1977). Crop salt tolerance [113] T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Toprak Gübre ve Su Kaynakları MAE, laboratuvar ve kalite yönetim sistemi sayfaları. https://arastirma.tarimorman.gov.tr/toprakgubre/Link/31/Toplam-Kalite-Yonetim-Sistemi [114] Prout, J.M., Shepherd, K.D., McGrath, S.P., Kirk, G.J.D., Haefele, S.M. (2021). What is a good level of soil organic matter? An index based on organic carbon to clay ratio. European Journal of Soil Science 72(6): 2493–2503. doi:10.1111/ejss.13012 [115] Akın, A., Taşova, H. (2019). İç Anadolu Bölgesi tarım topraklarının bazı verimlilik parametrelerinin belirlenerek haritalanması. Mediterranean Agricultural Sciences 32: 1–6. doi:10.29136/mediterranean.558891 [117] Rodríguez, H., Fraga, R. (1999). Phosphate solubilizing bacteria and their role in plant growth promotion. Biotechnology Advances 17: 319–339. doi:10.1016/S0734-9750(99)00014-2 [118] De Zutter, N., Ameye, M., Bekaert, B., Verwaeren, J. ve ark. (2022). Uncovering new insights and misconceptions on the effectiveness of phosphate solubilizing rhizobacteria in plants: a meta-analysis. Frontiers in Plant Science 13: 858804. doi:10.3389/fpls.2022.858804 [119] de Oliveira-Paiva, C.A., Bini, D., de Sousa, S.M., Ribeiro, V.P. ve ark. (2024). Inoculation with Bacillus megaterium CNPMS B119 and Bacillus subtilis CNPMS B2084 improve P-acquisition and maize yield in Brazil. Frontiers in Microbiology 15: 1426166. doi:10.3389/fmicb.2024.1426166 [120] Syers, J.K., Johnston, A.E., Curtin, D. (2008). Efficiency of soil and fertilizer phosphorus use. FAO Fertilizer and Plant Nutrition Bulletin 18, Roma. https://www.fao.org/4/a1595e/a1595e00.pdf [121] Oldfield, E.E., Bradford, M.A., Wood, S.A. (2019). Global meta-analysis of the relationship between soil organic matter and crop yields. SOIL 5: 15–32. doi:10.5194/soil-5-15-2019 [122] Minasny, B., McBratney, A.B. (2018). Limited effect of organic matter on soil available water capacity. European Journal of Soil Science 69(1): 39–47. doi:10.1111/ejss.12475 [123] Kalkınma Bakanlığı (2014). Onuncu Kalkınma Planı (2014–2018) Tarım Arazilerinin Sürdürülebilir Kullanımı Çalışma Grubu Raporu. Ankara. ISBN 978-605-4667-58-1. https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2022/08/Onuncu-Kalkinma-Plani-Tarim-Arazilerinin-Surdurulebilir-Kullanimi-Calisma-Grubu-Raporu.pdf [124] WWF-Türkiye (2021). Türkiye'de Tarım Topraklarının Dünü, Bugünü ve Geleceği. https://wwftr.awsassets.panda.org/downloads/toprakraporu.pdf [125] Yakupoğlu, T. ve ark. FAO GSP INSAS 3. toplantı posteri (Türkiye tuzlu ve alkali topraklar). https://www.fao.org/fileadmin/user_upload/GSP/INSAS/3rd_meeting/poster/Yakupoglu_Tugrul__INSAS_SUSTAIN_Poster.pdf [126] Nicholson, W.L., Munakata, N., Horneck, G., Melosh, H.J., Setlow, P. (2000). Resistance of Bacillus endospores to extreme terrestrial and extraterrestrial environments. Microbiology and Molecular Biology Reviews 64(3): 548–572. doi:10.1128/MMBR.64.3.548-572.2000 [127] López-Bucio, J., Campos-Cuevas, J.C., Hernández-Calderón, E. ve ark. (2007). Bacillus megaterium rhizobacteria promote growth and alter root-system architecture through an auxin- and ethylene-independent signaling mechanism in Arabidopsis thaliana. Mol. Plant-Microbe Interact. 20(2): 207–217. doi:10.1094/MPMI-20-2-0207 [128] Gutiérrez-Mañero, F.J., Ramos-Solano, B., Probanza, A. ve ark. (2001). The plant-growth-promoting rhizobacteria Bacillus pumilus and Bacillus licheniformis produce high amounts of physiologically active gibberellins. Physiologia Plantarum 111: 206–211. doi:10.1034/j.1399-3054.2001.1110211.x [129] Idris, E.E., Iglesias, D.J., Talon, M. ve ark. (2007). Tryptophan-dependent production of indole-3-acetic acid (IAA) affects level of plant growth promotion by Bacillus amyloliquefaciens FZB42. Mol. Plant-Microbe Interact. 20(6): 619–626. doi:10.1094/MPMI-20-6-0619 [130] Gupta, R.S., Patel, S., Saini, N., Chen, S. (2020). Robust demarcation of 17 distinct Bacillus species clades, proposed as novel Bacillaceae genera, by phylogenomics and comparative genomic analyses… Int. J. Syst. Evol. Microbiol. 70: 5753–5798. doi:10.1099/ijsem.0.004475 [131] Dunlap, C.A., Kim, S.-J., Kwon, S.-W., Rooney, A.P. (2016). Bacillus velezensis is not a later heterotypic synonym of Bacillus amyloliquefaciens; Bacillus methylotrophicus, Bacillus amyloliquefaciens subsp. plantarum and 'Bacillus oryzicola' are later heterotypic synonyms of Bacillus velezensis based on phylogenomics. Int. J. Syst. Evol. Microbiol. 66: 1212–1217. doi:10.1099/ijsem.0.000858 [132] Geisseler, D., Scow, K.M. (2014). Long-term effects of mineral fertilizers on soil microorganisms – a review. Soil Biology and Biochemistry 75: 54–63. doi:10.1016/j.soilbio.2014.03.023 [133] Tarımda Kullanılan Organik, Mineral ve Mikrobiyal Kaynaklı Gübrelere Dair Yönetmelik. Resmî Gazete, 23.02.2018, Sayı 30341 (değişiklik: RG 04.04.2024, Sayı 32510). https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/02/20180223-4.htm =====REHBERLER===== ===== # Bacillus Bakterileri Toprakta Ne İşe Yarar? Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/bacillus-bakterileri/ Bacillus, toprakta ve kök çevresinde yaşayan, zor koşullarda dayanıklı spor oluşturan bir bakteri cinsidir. Bazı türleri kök yüzeyinde biyofilm kurar, büyüme düzenleyiciler üretir, bağlı fosforun çözünmesine yardım eder ve bitkinin strese dayanmasına katkı sağlar. Etki türe, suşa ve toprağa göre değişir. ## Bacillus nedir, toprakta nerede yaşar? Bacillus, çubuk biçimli, Gram pozitif ve spor oluşturan bakterilerden oluşan bir cinstir. Toprakta en yaygın bakteri gruplarından biridir ve özellikle kök çevresinde, yani rizosferde yoğunlaşır. Rizosfer, kökün birkaç milimetre çevresindeki, kökten salgılanan şeker ve organik asitlerle beslenen ince toprak katmanıdır. Kök bu salgılarla mikroorganizmaları kendine çeker. Bacillus türleri bu ortamda kök yüzeyine tutunur, çoğalır ve bitkiyle madde alışverişi yapar. Bu ilişkiden bitkinin büyümesini ve besin alımını etkileyen pek çok mekanizma doğar. Bu mekanizmalar çoğunlukla laboratuvar ve saksı denemelerinde, bir kısmı da tarlada incelenmiştir. Bacillus cinsi geniştir ve tür adları son yıllarda değişmiştir. Genom temelli bir sınıflandırma çalışması, eski Bacillus türlerinin bir kısmını yeni cinslere taşımıştır; örneğin Bacillus megaterium bugün Priestia megaterium olarak adlandırılır [130]. Ürün etiketlerinde ve eski literatürde eski adlar hâlâ yaygındır. ### Bacillus azot bağlamaz Sık yapılan bir hata, Bacillus'un havadaki azotu bağladığını söylemektir. Tarımda yaygın kullanılan B. subtilis ve B. amyloliquefaciens azot bağlayan bakteriler değildir. Eskiden Bacillus cinsinde sayılan azot bağlayıcı türler bugün ayrı bir cins olan Paenibacillus içindedir. Bacillus'un bitkiye katkısı kök gelişimi ve besin yarayışlılığı üzerindendir. ## Bacillus'un spor oluşturması neden önemlidir? Besin azaldığında, toprak kuruduğunda ya da sıcaklık yükseldiğinde Bacillus hücresi içinde endospor oluşturur. Endospor; ısıya, kurumaya, morötesi ışığa, birçok kimyasala ve uzun süreli beklemeye son derece dayanıklıdır. Koşullar uygun hâle geldiğinde spor yeniden canlanır ve bakteri çoğalmaya başlar [126]. Bu özellik tarımda iki açıdan önemlidir. Birincisi, Bacillus yaz kuraklığı gibi zor dönemleri toprakta spor hâlinde atlatabilir. İkincisi, spor oluşturan bakterilerle hazırlanan ürünler, spor oluşturmayan bakterilere göre depolamaya daha dayanıklıdır. Pseudomonas gibi spor oluşturmayan bakterilerde bu avantaj yoktur. Spor, bakterinin "uyku" hâlidir; bu hâldeyken çoğalmaz ve bitkiyle etkileşime girmez. Bitkiye katkı, spor yeniden aktif hücreye döndükten ve kök çevresinde çoğaldıktan sonra başlar. Bu yüzden uygulamanın kökün aktif olarak büyüdüğü, toprağın nemli olduğu dönemlere denk getirilmesi önemlidir. Kuru ve sıcak toprak yüzeyinde kalan sporlar canlı kalır, ama köke ulaşamadıkları sürece işlev göremez. ### Spor, uygulama kurallarını ortadan kaldırmaz Spor dayanıklıdır, ama ürünün etiketindeki saklama koşullarına ve son kullanma tarihine uymak yine gerekir. Uygulamadan sonra sporun canlanması için toprakta nem ve kökten gelen besin bulunmalıdır. ## Bacillus bitki gelişimini hangi yollarla destekler? ### Kök yüzeyinde biyofilm Bacillus hücreleri kök yüzeyine yapıştıktan sonra salgıladıkları hücre dışı polimer madde (EPS) ile ince bir tabaka, yani biyofilm oluşturur [47]. Biyofilm, bakterinin kök üzerinde kalıcı olarak yerleşmesini sağlar. Kök büyüdükçe yeni kök uçlarının da kolonize edilmesi gerekir; bu nedenle uygulamanın kök bölgesine ulaşması önemlidir. ### Büyüme düzenleyiciler: IAA ve gibberellin Bazı Bacillus suşları bitki hormonlarına benzer maddeler üretir. FZB42 suşu triptofandan oksin (IAA) üretir; IAA üretimi azaltılan mutantlarda bitki gelişimine katkı da azalmıştır laboratuvar [129]. B. pumilus ve B. licheniformis suşlarının yüksek miktarda aktif gibberellin ürettiği gösterilmiştir [128]. B. megaterium ise yan kök sayısını, yan kök uzunluğunu ve kök tüyü uzunluğunu artırmıştır laboratuvar [127]. Daha geniş bir kök ağı, bitkinin su ve besine ulaşmasını kolaylaştırır. ### Fosfor çözme Kireçli topraklarda verilen fosforun önemli bir kısmı kalsiyumla bağlanır. Fosfat çözen bakteriler glukonik asit gibi organik asitler ve fosfataz enzimleri salgılayarak bu fosforun bir kısmını yeniden çözünür hâle getirir [117]. Bir meta-analizde Bacillus kullanılan çalışmaların %92'sinde fosfor alımı olumlu yönde etkilenmiştir; ancak fosfor alımındaki artış her zaman biyokütle artışına dönüşmemiştir meta-analiz [118]. Brezilya'da beş sezon süren tarla denemelerinde B. megaterium ve B. subtilis suşlarının birlikte uygulanması mısır verimini iki bölgede %24 ve %11 artırmıştır tarla [119]. Bu artışlar, hektara 100 kg P₂O₅ gübre verilmiş parsellerde ölçülmüştür. Yani bakteri gübrenin yerine geçmemiş, verilen gübreden daha iyi yararlanılmasına katkı sağlamıştır. ### ACC deaminaz ve stres Kuraklık, tuz veya aşırı ıslaklık gibi stres anlarında bitkide etilen yükselir ve kök büyümesi yavaşlar. ACC deaminaz enzimi taşıyan bakteriler etilenin öncülünü parçalayarak bu "stres etilenini" düşürür [69]. Bu enzim her Bacillus suşunda bulunmaz, suşa özgüdür. Tuz stresinde B. subtilis GB03 suşu, bitkide sodyum taşıyıcı geni dokuya özgü biçimde düzenleyerek daha az sodyum birikmesini sağlamıştır laboratuvar [79]. Bu mekanizmaların hepsi aynı suşta bulunmaz ve aynı anda çalışmaz. Bir suş güçlü bir oksin üreticisi olup fosfor çözmede zayıf kalabilir; bir başkası tam tersi olabilir. Farklı türlerin bir arada kullanıldığı ürünlerin mantığı, bu özellikleri birbirini tamamlayacak şekilde bir araya getirmektir. Karışık aşılamaların literatürde tek suşa göre daha büyük fayda gösterebildiği, ancak bu konuda çalışma sayısının az olduğu bildirilmiştir [70]. Kök bakterileri üzerine yapılan bir meta-analizde verim artışı normal sulamada ortalama %19, kuraklıkta %40 bulunmuştur meta-analiz [80]. Bu verilerin çoğu sera ve saksı denemelerinden gelir ve yalnızca Bacillus'a özgü değildir. ## Beş önemli Bacillus türü literatürde hangi özellikleriyle öne çıkıyor? Tarımda en çok incelenen beş tür aşağıdadır. Tablodaki özellikler, o türün belirli suşlarıyla yapılmış çalışmalardan gelir ve aynı türün her suşunda bulunduğu anlamına gelmez. Son sütun, bulgunun hangi deney düzeyinde elde edildiğini gösterir. | Tür | Bitki gelişimiyle ilgili araştırılan özellik | Diğer araştırma alanları | Veri düzeyi | | B. subtilis | Kök biyofilmi [47]; tuz stresinde sodyum birikiminin azalması (GB03) [79]; mısırda fosfor alımı (B2084) [119] | Glifosat yıkımı (Bs-15) [57]; biyosürfaktan (sürfaktin) [63] | laboratuvar tarla | | B. megaterium (Priestia megaterium) | Yan kök ve kök tüyü artışı [127]; mısırda fosfor alımı ve verim (B119) [119] | Sebzede kadmiyum ve kurşunun hareketsizleştirilmesi (H3) [72] | laboratuvar saksı tarla | | B. amyloliquefaciens (bazı suşlar bugün B. velezensis) | IAA üretimi (FZB42) [129] | Biyofilmle marulda kadmiyum tutulması [76]; karışık aşılamada toprak enzim aktivitesi [83] | laboratuvar tarla | | B. licheniformis | Aktif gibberellin üretimi [128] | Çözeltide kadmiyum bağlama, 24,5 mg/g [77] | laboratuvar | | B. pumilus | Aktif gibberellin üretimi [128] | Klorpirifos yıkım ürünü TCP'nin 8 günde %90 parçalanması [56]; petrol hidrokarbonu yıkımı [65] | laboratuvar saksı | ### amyloliquefaciens ve velezensis notu Genom karşılaştırmaları, B. velezensis'in B. amyloliquefaciens'ten ayrı bir tür olduğunu göstermiştir. Eskiden B. amyloliquefaciens subsp. plantarum olarak adlandırılan bitki ilişkili suşlar bugün B. velezensis kabul edilir [131]. FZB42 suşu da bu gruptadır. Bu yüzden literatürde aynı suş iki farklı adla geçebilir. ## Tür, suş ve formülasyon arasındaki fark nedir? Tür, bakterinin bilimsel adıdır (örneğin B. subtilis). Suş, o türün içinde genetik olarak ayırt edilebilen tek bir soydur ve genellikle bir kodla yazılır (örneğin GB03, FZB42). Aynı türün farklı suşları çok farklı davranabilir. ACC deaminaz gibi enzimler her suşta bulunmaz [69]. Bitkinin metal alımını azaltan ve artıran suşlar da aynı cins içinde yer alabilir [47] [75]. Örneğin bir B. megaterium suşu yaprak sebzelerde yenen kısımdaki kadmiyum ve kurşunu %41–80 azaltırken saksı [72], bir B. cereus suşu temizlik amaçlı yetiştirilen bitkinin sürgünündeki kromu 4 katına çıkarmıştır saksı [75]. Aynı cinsten iki suş, tam ters yönde sonuç vermiştir. Formülasyon ise bakterinin ürün hâline getirilme biçimidir. Bakteri sayısı (KOB/mL veya KOB/g), sporların oranı, taşıyıcı sıvı veya toz, raf ömrü ve saklama koşulları formülasyonun parçalarıdır. Laboratuvarda başarılı bir suş, uygun formülasyonla hazırlanmazsa tarlada aynı sonucu vermeyebilir. Tarla ile laboratuvar arasındaki fark da önemlidir. Aşılanan bakterinin toprağın yerli mikroplarıyla rekabeti ve köke yerleşebilmesi, sonucu belirleyen başlıca etkenlerdir [78]. Literatürde aşılama sonuçlarının koşula göre tutarsız olabildiği vurgulanır [68]. Bu yüzden bir ürünü değerlendirirken tür adının yanında suşa, bakteri sayısına ve tescil bilgisine bakmak gerekir. ## Mikrobiyal gübre ile kirletici arıtım ürünü aynı şey mi? Hayır. İkisi de Bacillus içerebilir, ama amaçları, kanıt düzeyleri ve yasal çerçeveleri farklıdır. Türkiye'de mikrobiyal gübre; bitki gelişimi için gerekli maddelerin sağlanmasında, besin maddelerinin yarayışlılığının artırılmasında ve/veya toprağın düzeltilmesinde rol oynayan canlı mikroorganizmaları içeren ürün olarak tanımlanır ve her ürün için tescil belgesi zorunludur [133]. Etiketin nasıl okunacağı ve uygulama yolları mikrobiyal gübre rehberinde anlatılıyor. Kirletici arıtımı (biyoremediasyon) ise belirli bir kirleticiyi hedefleyen, o kirleticiye karşı seçilmiş suşlarla ve çoğu zaman mühendislik desteğiyle yürütülen bir saha işidir. Yukarıdaki tablonun "diğer araştırma alanları" sütunundaki sonuçlar belirli suşlarla, çoğunlukla laboratuvarda elde edilmiştir. Bu sonuçlar aynı tür adını taşıyan her ürüne genellenemez ve mikrobiyal gübrelerin tescil kapsamında yer almaz. Konunun ayrıntısı biyoremediasyon rehberinde. ## Bacillus'tan tarlada nasıl yararlanılır? Bacillus'un etkisi büyük ölçüde toprağın genel durumuna bağlıdır. Organik maddesi yeterli, havalanması iyi ve pH'ı aşırı olmayan toprakta bakterinin köke yerleşmesi daha kolaydır. Organik madde hedefleri için toprakta organik madde rehberine bakabilirsiniz. Türkiye'nin kireçli topraklarında fosfor, demir ve çinko kolayca bağlanır [86]. Fosfat çözen bakterilerin katkısı en çok bu tür topraklarda konuşulur; ancak meta-analize göre etki, toprakta fosforun hiç olmadığı değil, orta düzeyde bulunduğu koşullarda en yüksektir [81]. Bakteri, var olan ama bağlanmış besinin bir kısmının bitkiye ulaşmasına yardımcı olur; toprakta olmayan besini yaratmaz. - Kök bölgesine ulaştırın: Topraktan uygulamada ürünü damlama ya da can suyuyla kökün bulunduğu bölgeye verin. - Gübre programıyla birlikte düşünün: Tarla denemelerindeki verim artışları, önerilen gübre verilmiş parsellerde ölçülmüştür [119]. - Toprağı hazırlayın: Su biriken, sıkışmış ya da çok tuzlu toprakta önce bu sorunlar giderilmelidir; neden belirlemek için verimsiz toprak rehberine bakabilirsiniz. - Etiketi okuyun: Tescil numarası, tür adları, bakteri sayısı ve saklama koşulları etikette yazmalıdır. - Sonucu ölçün: Uygulama yapılmayan bir karşılaştırma şeridi bırakıp kök gelişimini ve verimi karşılaştırın. Sitede kullanılan çalışmaların listesi ve belge bilgileri bilimsel dayanak ve belgeler sayfasında yer alıyor. Bu beş Bacillus türünü içeren, Bakanlık lisanslı bir mikrobiyal gübre olan Proverim kök gelişimini ve besin alımını destekler; etiket bilgileri ve uygulama dozları Proverim ürün sayfasında yer alıyor. S: Bacillus bakterisi faydalı mı? C: Toprakta yaşayan Bacillus türlerinin önemli bir kısmı bitki gelişimiyle ilişkili olarak incelenmiştir. Bazı suşlar kök gelişimini, fosfor alımını ve bitkinin strese dayanmasını destekler. Faydanın düzeyi suşa, toprağa ve uygulamaya göre değişir. S: Bacillus bakterileri toprakta ne kadar yaşar? C: Bacillus, olumsuz koşullarda endospor oluşturur. Spor; sıcağa, kurumaya ve uzun beklemeye dayanıklıdır ve uygun nem ile sıcaklıkta yeniden aktifleşir. Bu özellik, Bacillus içeren ürünlerin raf ömrünün uzun olmasının da ana nedenidir. S: Bacillus subtilis azot bağlar mı? C: Hayır. Yaygın olarak kullanılan Bacillus subtilis ve Bacillus amyloliquefaciens azot bağlamaz. Havadaki azotu bağlayan bakteriler arasında Paenibacillus, Azotobacter ve baklagillerle yaşayan rizobiyumlar bulunur. S: Bacillus megaterium ile Priestia megaterium aynı mı? C: Evet. 2020'de yapılan genom temelli sınıflandırmada Bacillus megaterium, Priestia adlı yeni bir cinse taşınmıştır. Eski ad ürün etiketlerinde ve eski literatürde hâlâ yaygın olarak kullanılır. S: Bacillus içeren her ürün aynı etkiyi gösterir mi? C: Hayır. Aynı tür adı taşıyan suşlar farklı özelliklere sahip olabilir. Ürünün içerdiği suşlar, bakteri sayısı, formülasyonu ve tescil kapsamı etkiyi belirler; bu bilgiler ürün etiketinde yer almalıdır. ===== # Bilimsel Dayanak, Ürün Belgeleri ve Deneme Raporu Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/bilimsel-dayanak-ve-belgeler/ Bu sitedeki bilgiler iki farklı türde kanıta dayanır: Bacillus cinsiyle yapılmış hakemli bilimsel çalışmalar ve Proverim ürününün kendi resmî belgeleri. Aşağıda her belgenin aslını, ne kanıtladığını ve ne kanıtlamadığını açıkça bulabilirsiniz. ## Bu sitede iki farklı kanıt türü var Ziyaretçinin en çok karıştırdığı nokta şudur: bir bakteri türüyle laboratuvarda elde edilen sonuç, o türü içeren bir ürünün tarlada aynı sonucu vereceği anlamına gelmez. Bu yüzden sitedeki bilgileri iki ayrı kutuda tutuyoruz. | Kanıt türü | Neye dayanır? | Sitede nerede? | | Bilimsel literatür | Bacillus cinsinin farklı suşlarıyla yapılmış hakemli çalışmalar; çoğu laboratuvar ve saksı, bir kısmı tarla. DOI bağlantılarıyla kaynakçada. | Kirletici durakları, biyoremediasyon, Bacillus rehberleri | | Ürün belgeleri | Proverim'e ait Bakanlık lisansı, ürün tescili, bakteri sayım analizi, güvenlik bilgi formu ve üniversite denemesi. | Bu sayfa ve ana sayfadaki Proverim bölümü | ### Açık sınır Proverim bir mikrobiyal gübredir; kirletici giderimi veya toprak arıtımı için tescilli bir ürün değildir. Literatürdeki biyoremediasyon sonuçları ürünün performans vaadi olarak okunmamalıdır. ## Ürün belgeleri Belgelerin tamamı aslından taranmış hâliyle yayımlanmıştır. Görsele tıklayarak PDF'i açabilirsiniz. Üretici lisans belgesiT.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü · Lisans türü: Üretici · Lisans No 3337 · 14.10.2022'den itibaren 5 yıl geçerli.PDF'i aç ↗ Mikrobiyal ürün tescil belgesiTip: mikroorganizma içeren gübreler · Sıvı · Tescil No 2022TO2638 · Beyan: 5×10⁶ kob/ml; B. subtilis, B. licheniformis, B. amyloliquefaciens, B. pumilus, B. megaterium · 25.10.2022'den itibaren 5 yıl.PDF'i aç ↗ Bağımsız laboratuvar bakteri sayım raporuProfesyonel Çevre Analiz Laboratuvarı (TÜRKAK AB-0290-T, TS EN ISO/IEC 17025) · Rapor TG-22-0049 · Tescil amaçlı · Analiz 04–10.08.2022 · Bakteri sayımı 5,6×10⁶ kob/ml (TS EN ISO 4833) · pH 6,78.PDF'i aç ↗ Güvenlik bilgi formuÜrünün tanımı, kullanım, saklama ve güvenlik bilgileri.PDF'i aç ↗ ### Belgeler nasıl okunmalı? Lisans üretici firmayla, tescil ise Proverim ürününün kayıtlı kimliğiyle ilgilidir; ikisi farklı belgelerdir. Laboratuvar raporunda akredite parametre yıldızla işaretlenir: raporda pH ölçümü akredite parametredir, bakteri sayımı ise laboratuvarın akreditasyonu altında ancak yıldız işareti olmadan raporlanmıştır. Ölçülen 5,6×10⁶ kob/ml değeri, tescil belgesindeki 5×10⁶ kob/ml beyanının üzerindedir. ## Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi marul denemesi Deneme, Efor Bioteknoloji'nin başvurusu üzerine Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Yıldız tarafından yürütülmüş; sonuç raporu Fakülte Dekanlığı'nın 19.08.2022 tarihli, E-11655884-602.04.02-627468 sayılı yazısıyla iletilmiştir. Raporda ürün "Vetorin Proverim" adıyla geçmektedir. ### Deneme nasıl kuruldu? - Bitki: marul, "BT Süper İri Kıvırcık 016" çeşidi. - Ortam: fideler büyüme kabininde, olgun bitkiler iklim odasında saksıda yetiştirildi; sıcaklık 20 °C, fotoperiyot 10 saat ışık / 14 saat karanlık. Başlangıç: 14 Haziran 2022; ölçüm 42. gün. - Toprak: Fakülte araştırma tarlasının 0–30 cm toprağı (pH 7,37; kireç %5,66; organik madde %1,05; fosfor 5,52 kg/da; potasyum 192 kg K₂O/da). Bu toprağın nasıl yorumlandığını toprak analizi rehberinde bulabilirsiniz. - Uygulamalar: kontrol (gübresiz), kimyasal gübre (DAP 10 kg/da), %50 kimyasal gübre (DAP 5 kg/da) + mikrobiyal gübre, mikrobiyal gübre. Mikrobiyal gübre 1 L / 100 L su oranında, ekimde, fide şaşırtmada ve 3. haftada sulama suyuyla verildi. - İstatistik: tesadüf parselleri deneme deseni, 6 tekerrür, tek yönlü varyans analizi ve Duncan testi. ### Sonuçlar (42. gün) | Uygulama | Bitki boyu (cm) | Kök uzunluğu (cm) | Yaprak boyu (cm) | Yaprak eni (cm) | Yaş ağırlık (g) | Kuru ağırlık (g) | Klorofil (SPAD) | | Kontrol | 12,53 d | 8,33 c | 8,23 d | 4,25 d | 10,30 d | 3,11 c | 37,57 d | | Kimyasal gübre | 24,66 c | 18,56 b | 17,86 c | 9,32 c | 44,12 c | 9,28 b | 48,00 c | | %50 kimyasal + mikrobiyal | 31,15 b | 24,63 ab | 21,30 b | 14,22 b | 58,42 b | 11,13 b | 71,20 b | | Mikrobiyal gübre | 38,27 a | 27,44 a | 28,35 a | 18,17 a | 75,26 a | 14,47 a | 86,50 a | Aynı sütunda farklı harflerle gösterilen ortalamalar arasındaki fark 0,01 düzeyinde istatistiksel olarak önemlidir. Kaynak: deneme sonuç raporu (PDF), Çizelge 2. Kontrole göre mikrobiyal gübre uygulamasında kök uzunluğu yaklaşık 3,3 kat, yaş ağırlık yaklaşık 7,3 kat, klorofil değeri yaklaşık 2,3 kat yüksek ölçülmüştür. Rapor, kimyasal gübrenin toprakta mikroorganizmaların gelişimini ve etkinliğini azaltabildiğine dair literatüre dayanarak %50 kimyasal + mikrobiyal grubunun tek başına mikrobiyal gruptan düşük kalmasını bu şekilde yorumlamaktadır. ### Denemenin sınırları Bu, kontrollü iklim odasında, tek bir bitki (marul) ve tek bir toprakla yapılmış bir saksı denemesidir. Sonuçlar tarlada aynı oranda gerçekleşeceği anlamına gelmez; farklı bitki, toprak ve iklimde etki değişebilir. Deneme kök ve bitki gelişimini ölçmüştür; topraktaki kirleticilerle ilgili bir ölçüm içermez. ## Bilgileri nasıl hazırlıyoruz? - Kaynak: Her sayısal bilgi hakemli bir yayına, resmî bir rapora ya da ürünün kendi belgesine bağlıdır. DOI'ler Crossref kayıtlarından doğrulanır; doğrulanamayan kaynak yayımlanmaz. - Veri düzeyi: Laboratuvar, saksı, tarla ve meta-analiz sonuçları ayrı etiketlenir. - Ticari ilişki: Bu site Proverim Mikrobiyal Gübre'nin üreticisi Efor Bioteknoloji tarafından yayımlanmaktadır. Ürünle ilgili cümleler ruhsat kapsamıyla sınırlıdır. - Güncelleme: Rehberler yeni yayınlar ve mevzuat değişiklikleriyle güncellenir; her sayfada güncelleme tarihi yazar. Toprağınıza özel analiz yorumu ve sezonluk uygulama planı için plan bölümüne geçebilirsiniz. S: Proverim'in Bakanlık lisansı var mı? C: Evet. Üretici Efor Bioteknoloji, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü'nden 3337 numaralı üretici lisansına sahiptir. Belge 14.10.2022 tarihinden itibaren 5 yıl geçerlidir. S: Proverim'in ürün tescil numarası nedir? C: Proverim, mikroorganizma içeren gübreler tipinde 2022TO2638 numarasıyla tescil edilmiştir. Tescil belgesi 25.10.2022 tarihinden itibaren 5 yıl geçerlidir. S: Ankara Üniversitesi denemesi neyi gösteriyor? C: İklim odasında, saksıda yetiştirilen marulda 42. gün sonunda Proverim uygulanan grupta bitki boyu, kök uzunluğu, yaş ve kuru ağırlık ile klorofil değerleri kontrol, kimyasal gübre ve yarı kimyasal gübre gruplarından istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur. Sonuçlar bu deneme koşullarına özgüdür; tarla verim garantisi değildir. S: Bakteri sayım analizi akredite mi? C: Analiz, TÜRKAK tarafından TS EN ISO/IEC 17025 standardına göre akredite edilmiş bir laboratuvarda yapılmıştır. Raporda akredite parametre olarak pH işaretlidir; bakteri sayımı TS EN ISO 4833 yöntemiyle yapılmış, ancak akredite parametre işareti taşımamaktadır. S: Proverim topraktaki kirleticileri giderir mi? C: Hayır, böyle bir tescili yoktur. Proverim bir mikrobiyal gübredir; kök gelişimini ve besin alımını destekler. Sitedeki biyoremediasyon bilgileri, Bacillus cinsinin farklı suşlarıyla yapılmış bilimsel çalışmalara aittir. ===== # Biyoremediasyon Nedir? Kirli Topraklarda Biyolojik Yöntemler Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/biyoremediasyon/ Biyoremediasyon, kirlenmiş toprak ve sudaki zararlı maddelerin mikroorganizmalar ve bitkiler yardımıyla parçalanması ya da daha az hareketli hâle getirilmesidir. Pestisit ve petrol gibi organik kirleticiler parçalanabilir; ağır metaller ise yok edilemez, yalnızca bağlanır ve bitkiye geçişi azaltılabilir. Sonuç suşa, toprağa ve süreye bağlıdır. ## Biyoremediasyon nedir? Biyoremediasyon, kirlenmiş toprak, su ya da çamurdaki zararlı maddelerin canlılar yardımıyla parçalanması veya daha az zararlı ve daha az hareketli hâle getirilmesidir. İşi yapan canlılar çoğunlukla bakteri ve mantarlardır; bitkiler devreye girdiğinde yönteme fitoremediasyon denir. Uygulama kirliliğin olduğu yerde (yerinde) ya da toprak kazınıp başka bir alanda işlenerek yapılabilir. En önemli ayrım kirleticinin türüdür. Pestisit ve petrol gibi organik kirleticiler mikroplar tarafından daha küçük ve çoğunlukla daha az toksik ara ürünlere, sonunda da karbondioksit ve suya dönüştürülebilir [55] [62]. Ağır metaller ise element olduğu için hiçbir canlı tarafından yok edilemez [8] [47]. Konu yalnızca sanayi sahalarını ilgilendirmez. Küresel bir modele göre dünya tarım alanlarının %14–17'sinde en az bir toksik metal tarımsal eşiği aşmaktadır [9]. Avrupa'da incelenen tarım topraklarının %83'ünde pestisit kalıntısı bulunmuş, örneklerin %58'inde birden fazla kalıntı birlikte görülmüştür [6]. Çukurova'da incelenen 29 tarım toprağının 27'sinde, yasaklanmasının üzerinden onlarca yıl geçen DDT'nin yıkım ürünü ölçülmüştür [36]. Bu çalışmalar yereldir ve Türkiye geneline genellenemez, ama analiz yapılmadan kirliliğin görülemeyeceğini gösterir. Uygulamada iki temel yaklaşım vardır. Biyostimülasyon, toprakta zaten bulunan yerli mikropların çalışmasını hızlandırmak için ortama besin, oksijen veya nem sağlanmasıdır. Biyoaugmentasyon ise kirleticiyi parçalayabildiği bilinen suşların toprağa eklenmesidir. Petrol çamuruyla yapılan bir saksı denemesinde bakterinin yanında NPK da eklenmiştir [65]; yani iki yaklaşım çoğu zaman birlikte kullanılır. ### Metal yok edilmez, hareketsizleştirilir Bakteriler metali bağlayabilir, çöktürebilir ya da kimyasal formunu değiştirebilir. Toplam metal toprakta kalır; değişen, bitkiye ve suya geçen paydır (biyoyararlılık). Metali topraktan gerçekten uzaklaştırmanın biyolojik yolu, metali biriktiren bitkinin hasat edilip tarladan çıkarılmasıdır [66] [67]. ## Organik kirleticiler biyolojik olarak nasıl parçalanır? Biyodegradasyonda mikroplar kirleticiyi enzimleriyle keser ve çoğu zaman karbon, fosfor ya da enerji kaynağı olarak kullanır. Her kirleticinin parçalanma yolu ve onu yapabilen suşlar farklıdır. Aşağıdaki örnekler bu farkı gösterir. - Organofosfatlı insektisitler: İlk ve kilit adımı organofosfat hidrolaz enzimi atar ve toksisitenin büyük kısmını ortadan kaldırır. Bu enzim Bacillus dahil pek çok bakteri cinsinde bilinir [55]. Bir B. pumilus suşu, klorpirifosun kalıcı yıkım ürünü TCP'nin %90'ını 8 günde parçalamıştır laboratuvar [56]. - Glifosat: Mikroplar glifosatı iki ayrı yolla parçalayabilir [58]. Bir B. subtilis suşu steril olmayan toprakta glifosatın %71,6'sını 96 saatte parçalamıştır laboratuvar [57]. - Piretroitler: İlk adım esteraz enzimleriyle ester bağının kırılmasıdır. Ara ürün 3-fenoksibenzoik asit de kalıcı olabilir ve ayrı bir yıkım adımı gerektirir [59] [60]. - Petrol hidrokarbonları: Suda çok az çözündükleri için bakteriye ulaşmaları zordur. Biyosürfaktanlar yüzey gerilimini düşürerek hidrokarbonu emülsiyon hâline getirir ve yıkımı hızlandırır [63]. Petrol örneği, kanıtı dürüst okumanın önemini de gösterir. Bir B. pumilus suşuyla aşılanan, %5 petrol çamuru karıştırılmış toprakta 122 günde toplam petrol hidrokarbonunun %97'si giderilmiş, aşılanmayan toprakta bu oran %12'de kalmıştır saksı [65]. Başka bir çalışmada ise Pseudomonas aeruginosa suşları B. subtilis'ten daha etkili bulunmuştur [64]. Yöntemin genel olarak yavaş olduğu ve yıkımın çoğu zaman tamamlanmadığı da bilinmektedir [31]. ## Ağır metallerde biyolojik yöntemler ne yapar? ### Biyosorpsiyon Gram pozitif bakterilerin hücre duvarı negatif yüklü gruplar taşır ve pozitif yüklü metal iyonları bu gruplara tutunur. B. subtilis duvarında metal birikiminin ana yerinin karboksil grupları olduğu gösterilmiştir [49]. Bir B. thuringiensis suşu, 25 mg/L başlangıç derişiminde çözeltideki nikelin %94'ünü ve kadmiyumun %87'sini bağlamıştır laboratuvar [50]. ### Biyoçöktürme (MICP) Üreaz enzimi taşıyan bakteriler üreyi parçalayarak ortamda karbonat oluşturur. Kadmiyum, kurşun ve çinko gibi metaller karbonat olarak çöker ya da kalsit kristaline girer ve hareketli fraksiyondan karbonata bağlı fraksiyona geçer [51]. Çözeltide yapılan bir deneyde 72 saatte çinko, nikel ve kadmiyumun %93'ten fazlası çöktürülmüştür laboratuvar [52]. Bu yöntemin sahada sınırları vardır. Süreç için ortamda üre ve kalsiyum kaynağı bulunmalıdır; üreden açığa çıkan amonyum ise azot kaybı ve asitleşme riski taşır [51]. Kanıtların büyük kısmı çözelti, kolon ve saksı deneylerinden gelir; tarla ölçeğinde Bacillus ile yapılmış hakemli uygulama verisi sınırlıdır. ### İndirgeme ve sideroforlar Kromat redüktaz enzimleri, çok hareketli ve toksik altı değerlikli kromu daha az toksik üç değerlikli forma çevirir [53]. Sideroforlar ise demire bağlanan küçük moleküllerdir; başka metallerle de kompleks yapabilir. Bu kompleksleşme metalin toksisitesini azaltabilir, ama bazen hareketliliğini artırabilir [54] [66]. Bu nedenle sideroforun etkisi tek yönlü değildir. Bu mekanizmaların ortak noktası, metalin toprakta kalmasıdır. Toprak pH'ı düşerse ya da metali tutan organik madde ayrışırsa bağlanan metal yeniden serbest kalabilir. Bu nedenle etki kalıcı bir temizlik değil, biyoyararlılığın azaltılmasıdır ve düzenli izleme gerektirir [8] [15]. ## Fitoekstraksiyon ile fitostabilizasyon arasındaki fark nedir? Fitoremediasyon, bitkilerin kirli toprağı iyileştirmek için kullanılmasıdır. Kök bakterileri bu süreçte bitkinin metal stresine dayanmasına yardım eder. Literatürde birbirine zıt iki strateji tanımlanır [67]: - Fitoekstraksiyon: Bakteri metalin hareketliliğini artırır, metal biriktiren bitki metali alır ve hasatla tarladan çıkarılır. Metal gerçekten uzaklaşır, ama bu yöntem gıda bitkisi için uygun değildir. - Fitostabilizasyon: Bakteri metali kökte ya da toprakta tutar, yenen kısma geçişi azalır. Tarım alanları için uygun olan strateji budur. Yön suşa ve amaca bağlıdır. Kromla kirlenmiş toprakta bir B. cereus suşu bitkinin kuru biyokütlesini %62 artırırken sürgündeki kromu 4 katına çıkarmıştır saksı [75]. Bu, temizlik bitkisi için istenen, gıda bitkisi için istenmeyen bir sonuçtur. Buna karşılık bir B. vietnamensis suşu tarlada çeltik tanesindeki kadmiyumu çeşide göre %25 ve %49 azaltmıştır tarla [71]. Endofit bakteriler üzerine yapılan bir meta-analizde metal stresi altında bitki biyokütlesine etki büyük ve olumlu bulunmuştur; deneylerin tamamı kontrollü koşullarda yapılmıştır meta-analiz [70]. Aşılamanın fitoekstraksiyon verimine etkisi ise literatürde tutarsızdır [68]. Tarım açısından en anlamlı sonuçlar, gıda bitkisinde metal geçişinin azaldığı denemelerden gelir. Bir B. megaterium suşu metal kirli toprakta iki yaprak sebzenin yenen biyokütlesini %18–33 artırmış, topraktaki yarayışlı kadmiyumu %35–47 azaltmıştır saksı [72]. Tarla koşulunda turpta yapılan bir denemede ise metal tutan iki bakteri suşu biyokütleyi %25–99 artırmış, yenen kısımdaki kadmiyum ve kurşunu %37–81 azaltmıştır; burada daha başarılı olan suş Bacillus değil, Serratia olmuştur tarla [73]. ## Laboratuvar, saksı ve tarla sonuçları neden farklıdır? Biyoremediasyon üzerine okunan yüksek yüzdelerin çoğu çözeltiden, sıvı kültürden veya saksıdan gelir. Bu ortamlarda tek bir kirletici, sabit sıcaklık ve yoğun bakteri vardır. Tarlada ise bakteri kil, organik madde, diğer iyonlar ve toprağın yerli mikroplarıyla rekabet eder. | Deney düzeyi | Örnek bulgu | Tarlaya taşınırken sınırı | | laboratuvar çözelti | Nikelin %94'ü, kadmiyumun %87'si bağlandı, 30 dakikada denge [50] | Tek metal, toprak yok; kil ve organik madde rekabeti yok | | laboratuvar sıvı kültür | TCP'nin %90'ı 8 günde parçalandı [56] | En iyi sonuç pH 8,5 ve yüksek bakteri yoğunluğunda | | laboratuvar toprak mikrokozmu | Glifosatın %71,6'sı 96 saatte parçalandı [57] | Küçük hacim, kontrollü nem ve sıcaklık | | saksı | Petrol hidrokarbonunun %97'si 122 günde giderildi; kontrolde %12 [65] | 5 kg toprak, NPK eklenmiş, tek kirletici | | saksı | Yaprak sebzede kadmiyum ve kurşun %41–80 azaldı [72] | Tek sezon; kalıcılık ölçülmedi | | tarla | Turpta kadmiyum ve kurşun %37–81 azaldı (iki suşun aralığı) [73] | Etki suşa göre değişti; diğer bakteri daha başarılı | Tarla sonuçları genellikle laboratuvardan daha düşük ve daha değişkendir. Aşılanan bakterinin köke yerleşmesi ve yerli mikroplarla rekabeti belirleyicidir [78]. Bu yüzden "laboratuvarda %90" bilgisi, tarlada aynı sonucun alınacağı anlamına gelmez. ## Başarıyı süre, sıcaklık, pH ve suş nasıl belirler? Süre: Organik kirleticiler deneylerde günler ile aylar içinde parçalanabilir; petrol hidrokarbonlarında 4 ay civarında süreler bildirilmiştir [64] [65]. Metallerde amaç bir sezon boyunca bitkiye geçişi azaltmaktır [71]. Tarım topraklarındaki kadmiyum stokunun doğal yolla belirgin biçimde değişmesi ise yüzyıllar alabilir [11]. pH: Her süreç belirli bir pH aralığında en iyi çalışır. Biyosorpsiyonda optimum pH kadmiyum, bakır ve kurşun için 6, nikel ve krom için 7 bulunmuştur [50]. Karbonat olarak çöktürülen metal, toprak asitleşirse yeniden çözünebilir; bu yöntem nötr ve kireçli topraklarda daha kalıcıdır [51]. Toprağın kendi canlılığı: Kirlilik, işi yapacak toprak mikroplarını da etkiler. Ağır metalle kirlenmiş topraklarda dehidrogenaz enzimi ortalama %64, arilsülfataz %72 azalmıştır; kil oranı arttıkça bu olumsuz etki zayıflamıştır meta-analiz [16]. Yani biyolojik yöntemin başarısı, kirleticinin miktarı kadar toprağın yapısına da bağlıdır. Sıcaklık ve nem: Mikrobiyal süreçler soğukta ve kuru toprakta yavaşlar. Bu nedenle aynı uygulama farklı mevsimlerde farklı hızda sonuç verir. Oksijen gerektiren yıkım yolları da su basmış toprakta durabilir. Suş: Pestisit yıkan enzimler, kromat redüktaz ve ACC deaminaz her suşta bulunmaz [47] [69]. Bir türün adı, o işi yapabildiğini göstermeye yetmez. Bacillus türleri ve suş farkı için Bacillus bakterileri rehberine bakabilirsiniz. ## Hangi durumda mühendislik müdahalesi gerekir? Maden, sanayi, akaryakıt deposu ya da petrol sızıntısı gibi ağır kirlenmiş sahalar mühendislik gerektiren işlerdir. Bu sahalarda mikrobiyal bir uygulama tek başına çözüm değildir [8] [62]. Türkiye'de noktasal kirlenmiş sahalar ayrı bir yönetmelikle risk temelli olarak değerlendirilir [41]. Tarım arazisi için 2005 tarihli yönetmelikteki sınır değerler bir başvuru noktasıdır; örneğin pH 6'nın üzerindeki toprakta toplam kadmiyum sınırı 3 mg/kg'dır [109]. Bu değerler bir gıda güvenliği eşiği değil, arıtma çamuru uygulama ve temizleme ölçütüdür. - Numune alın: Şüpheli alandan ve temiz bir karşılaştırma alanından ayrı numune alın. Kurallar toprak numunesi rehberinde. - Doğru analizi isteyin: Metal için kral suyu ile toplam metal, ilaç için etken maddeye özgü kalıntı analizi. Ayrıntılar toprak analizi, ağır metal, pestisit kalıntısı ve petrol kirliliği rehberlerinde. - Tekrar ölçün ve kaynağı araştırın: Tek bir sınır aşımı kesin hüküm değildir; değerin doğal kökenli olup olmadığı da araştırılmalıdır. - Uzmana başvurun: Sınır aşımı doğrulanırsa il tarım ve orman ile çevre müdürlüklerine ve bir ziraat ya da çevre mühendisine danışın. Düşük ve orta yüklü tarım topraklarında ise toprak yönetimi öne çıkar. Kireçleme, organik madde ve biyolojik uygulamalar metalin bitkiye geçişini azaltan destekleyici araçlar olarak birlikte düşünülmelidir [8] [15]. S: Biyoremediasyon nedir? C: Biyoremediasyon, kirlenmiş toprak veya sudaki zararlı maddelerin bakteri, mantar ve bitkiler gibi canlılar yardımıyla parçalanması ya da daha az zararlı ve daha az hareketli hâle getirilmesidir. Organik kirleticilerde parçalanma, metallerde bağlama ve hareketsizleştirme esastır. S: Bakteriler ağır metalleri yok eder mi? C: Hayır. Metaller element olduğu için hiçbir canlı onları yok edemez. Bakteriler metali bağlayabilir, çöktürebilir ya da daha az hareketli bir forma çevirebilir. Metali topraktan gerçekten uzaklaştırmanın biyolojik yolu, metali biriktiren bitkinin hasat edilip tarladan çıkarılmasıdır. S: Biyoremediasyon ne kadar sürer? C: Süre kirleticiye göre değişir. Bazı pestisitlerde deneylerde günler, petrol hidrokarbonlarında aylar söz konusudur. Ağır metallerde amaç bir sezon boyunca bitkiye geçişi azaltmaktır; topraktaki toplam metal stoğu ise çok yavaş değişir. S: Laboratuvardaki yüzdeler tarlada da geçerli mi? C: Hayır. Rakamların çoğu çözeltide, sıvı kültürde veya saksıda tek bir kirleticiyle elde edilir. Tarlada kil, organik madde, sıcaklık, nem ve yerli mikroplarla rekabet sonucu değiştirir. Tarla sonuçları genellikle daha düşük ve daha değişkendir. S: Kirli bir tarla için ne yapmalıyım? C: Önce usulüne uygun numune alıp akredite bir laboratuvarda toplam metal veya kalıntı analizi yaptırın. Sınır aşımı varsa tekrar numune alın, kaynağı araştırın ve il tarım ve çevre müdürlükleri ile bir uzmana danışın. Ağır kirlenmiş sahalar mühendislik gerektirir. ===== # Kireçli Toprak Nedir? Fosfor, Demir ve Çinko Alımına Etkileri Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/kirecli-toprak/ Kireçli toprak, kalsiyum karbonat (CaCO₃) içeriği yüksek topraktır; Türkiye'de toprakların yaklaşık üçte birinde kireç %15'in üzerindedir. Kireç toprak yapısını korur, ama fosforu kalsiyum fosfata bağlar, demir ve çinkonun bitkiye geçişini zorlaştırır. Bu yüzden kireçli toprakta analizde yeterli görünen besin bile bitkiye yetmeyebilir. ## Kireçli toprak nedir ve kireç nasıl ölçülür? Kireçli toprak, kalsiyum karbonat (CaCO₃) başta olmak üzere karbonat içeriği yüksek topraktır. Kireç çoğunlukla kireç taşı ve marn gibi ana materyalden gelir; yağışın az olduğu bölgelerde yıkanamadığı için toprakta kalır. Laboratuvarda toplam kireç, Scheibler kalsimetresiyle, toprağa asit eklendiğinde açığa çıkan karbondioksit hacminden hesaplanır [86] [87]. Türkiye'deki raporlarda kireç beş sınıfta verilir: | CaCO₃ (%) | Sınıf | Türkiye topraklarındaki payı (TOVEP) | | < 1 | Az kireçli | %27 | | 1–5 | Kireçli | %19 | | 5–15 | Orta kireçli | %24 | | 15–25 | Fazla kireçli | %16 | | > 25 | Çok fazla kireçli | %14 | Sınıflar: Ülgen & Yurtsever (1995) [85], aktaran [86] [87] [88]. Türkiye dağılımı: TOVEP [107]; veri 1990'lara aittir. Kireç tek başına "kötü" bir özellik değildir. Kalsiyum, kil taneciklerini bir arada tutarak toprak yapısını korur; kireçli topraklar asitleşmeye karşı tamponludur ve asit topraklarda görülen alüminyum ve mangan toksisitesi sorunu yaşanmaz [91]. Sorun, kireç arttıkça bazı besinlerin bitkiye geçişinin zorlaşmasıdır. Dikkat: Bazı yayınlarda aynı sayı aralıkları farklı adlarla geçer; örneğin %1'in altı "kireçsiz", %15–25 "kireçli" diye yazılabilir [90]. Sınıf adına değil, yüzde değerine bakın. Raporun tümünü yorumlamak için toprak analizi rehberini kullanabilirsiniz. ## Türkiye'de kireçli toprak ne kadar yaygın? TOVEP verisine göre Türkiye topraklarının yarısından fazlası (%54) orta, fazla veya çok fazla kireçlidir; yaklaşık %30'u ise %15'in üzerinde kireç içerir [107]. Aynı envantere göre toprakların yaklaşık %60'ı pH 7,5–8,5 aralığında, yani hafif alkalidir [107]. Bölgesel çalışmalar da bu tabloyu destekler. İç Anadolu'da 2.672 örnek üzerinde yapılan bir çalışmanın özetine göre toprakların %56,1'i fazla ve çok fazla kireçli, %89,2'si hafif alkalidir [115]. Buna karşılık asit topraklar ağırlıkla Doğu Karadeniz'dedir [107]. Kısacası Türkiye'de çiftçinin büyük bölümü kireçli toprakta üretim yapar. Bu yüzden fosfor, demir ve çinko yönetimi ülke tarımının temel konularındandır. ## Toplam kireç ile aktif kireç arasındaki fark nedir? Toplam kireç, topraktaki bütün karbonatların toplamıdır. Taş ve iri taneler halindeki kireç de bu değere girer, ama bu iri taneler köke pek etki etmez. Aktif kireç ise toplam kirecin ince taneli, kolay çözünen ve bitki köküyle en çok tepkimeye giren kısmıdır. Drouineau yöntemiyle (amonyum oksalat) ölçülür. Aynı toplam kirece sahip iki toprakta aktif kireç çok farklı olabilir; demir klorozu riskini toplam kireçten daha iyi yansıtır. ### Aktif kireçte sınıf değil, anaç toleransı esastır Aktif kireç için Türkiye'de yaygın kabul görmüş ve kaynağı doğrulanabilen tek bir sınıf tablosu yoktur. Uygulamadaki ölçüt, dikilecek anacın aktif kirece ne kadar dayandığıdır ve bu eşik her anaç için farklıdır. Toplam kirecin "fazla kireçli" sınıfa girdiği topraklarda (%15 üzeri [85]) bağ veya meyve bahçesi kurmadan önce aktif kireç analizi istenmesi ve anacın buna göre bir ziraat mühendisiyle seçilmesi önerilir. Bahçe tesisi için numune derinlikleri tarla bitkilerinden farklıdır; ayrıntılar için toprak numunesi nasıl alınır sayfasına bakabilirsiniz. ## Kireç ile pH aynı şey mi? Hayır. pH, toprak çözeltisinin asitlik veya bazlık derecesini gösteren bir ölçüdür. Kireç ise toprakta fiziksel olarak bulunan bir mineraldir. İkisi ilişkilidir: kireç bulunan topraklarda pH genellikle 7,5–8,5 aralığına yerleşir ve orada sabit kalır, çünkü kireç asitliği tamponlar. Bu tamponlama nedeniyle kireçli toprağın pH'ını kükürt gibi maddelerle tarla ölçeğinde kalıcı olarak düşürmek ekonomik değildir; kireç bitene kadar pH eski haline döner. Pratikte sorun pH'ın kendisi değil, kireçle birlikte fosfor ve mikro elementlerin bağlanmasıdır [91]. pH 8,5'in üzerine çıkıyorsa durum farklıdır: bu çoğu zaman kirecin değil, toprakta biriken sodyumun işaretidir ve ayrı bir analiz (EC, ESP) gerektirir. Bu konuda toprak pH değeri ve toprak tuzluluğu sayfalarına bakabilirsiniz. ## Kireçli toprakta fosfor neden bitkiye geçmiyor? Kireçli topraklarda gübreyle verilen fosfat, toprakta bol bulunan kalsiyumla tepkimeye girer ve suda az çözünen kalsiyum fosfatlara dönüşür. Asit topraklarda aynı bağlanma demir ve alüminyumla olur; Türkiye'nin kireçli toprakları için doğru ifade kalsiyumdur [120]. FAO raporuna göre, doğrudan yöntemle ölçüldüğünde gübre fosforunun %25'inden fazlası nadiren uygulandığı yılın ürünü tarafından alınır [120]. Ancak bu fosfor kaybolmaz: aynı rapor, bitkilerin önceki yıllarda verilmiş fosforu uzun süre geri alabildiğini ve uzun vadeli bilançoda fosfor kullanım etkinliğinin %90'a kadar çıkabildiğini belirtir [120]. Bağlanma geri dönüşlüdür; "fosfor taşlaştı" ifadesi doğru değildir. Türkiye'de toprakların yaklaşık %55–56'sı bitkiye yarayışlı fosfor bakımından yetersizdir [107]: | Olsen-P (kg P₂O₅/da) | Sınıf | Türkiye topraklarındaki payı | | < 3 | Çok az | %28,5 | | 3–6 | Az | %26,8 | | 6–9 | Orta | %17,2 | | 9–12 | Yüksek | %9,7 | | > 12 | Çok yüksek | %17,8 | Sınıflar [85] (aktaran [86] [87]); dağılım TOVEP [107]. Kireçli topraklarda doğru fosfor testi, sodyum bikarbonatla yapılan Olsen yöntemidir [99] [87]. Fazla ve çok fazla kireçli topraklarda analizde "orta" görünen fosfor bile bitkiye yetmeyebilir; kireç ve fosfor sonuçları birlikte okunmalıdır [86]. ## Kireçli toprakta demir klorozu ve çinko eksikliği nasıl anlaşılır? Kireçli topraklarda toplam demir çoğu zaman boldur; sorun, yüksek pH ve bikarbonat nedeniyle demirin bitkinin alamayacağı formda kalmasıdır. Bunun sonucu olan demir klorozu, bir hastalık değil, fizyolojik bir besin alım sorunudur. Tipik görüntüsü şöyledir: - Belirti önce genç yapraklarda başlar, çünkü demir bitki içinde yaşlı yapraktan gence kolay taşınmaz. - Yaprak damarları yeşil kalır, damarlar arası doku açık yeşil ve sarıya döner; ileri durumda yaprak neredeyse beyazlaşır, kenarlardan kuruyabilir. - Bikarbonatlı sulama suyu, soğuk ve aşırı ıslak toprak, sıkışma belirtiyi ağırlaştırır; bahar yağışlarından sonra artıp kuruyunca hafifleyebilir. - Meyve bahçelerinde demir klorozu, yüksek aktif kirecin en tipik işaretidir. Çinko eksikliği ise kısa boğum, küçük ve dar yaprak (meyvede "küçük yaprak") ile tahılda verim ve tane kalitesi kaybı şeklinde görülür. Çinko, Türkiye'nin en yaygın mikro element sorunudur; toprakların yaklaşık yarısında DTPA ile ölçülen çinko 0,5 mg/kg kritik değerinin altındadır [107]. Mikro elementler DTPA testiyle ölçülür; bu test özellikle nötr ve kireçli topraklarda çinko, demir, mangan ve bakır yetersizliğini belirlemek için geliştirilmiştir [92]. Türkiye'de yaygın kullanılan sınırlar: demirde 2,5 mg/kg altı noksan, 2,5–4,5 kritik; çinkoda 0,5 altı noksan, 0,5–1,0 kritik, 1,0 üstü yeterli [90] [87]. Özgün çalışmada mısır için çinko kritik düzeyi 0,8 mg/kg olarak verilmiştir [92]. Ulusal düzeyde en yaygın mikro element sorunu çinko, ardından demir ve mangandır; bakır sorunu genellikle görülmez [87]. Bölgesel bir örnek olarak Manisa'da 709 toprak örneğinin %66,4'ünde çinko, %69,8'inde mangan az veya çok az bulunmuş; buna karşılık demir örneklerin %67,8'inde iyi düzeyde, bakır ise %95,4'ünde yeterli çıkmıştır [87]. Yani analizde demir yeterli görünse bile kireç, bikarbonat ve ıslaklık nedeniyle bitkide demir klorozu görülebilir; tersine, çinko sorunu çoğu zaman belirti vermeden verimi düşürür. Bir başka dikkat noktası fosfor ile çinko arasındaki dengedir. Fosforca çok zengin topraklarda ek fosfor, çinko ve demir alımını baskılayabilir; Manisa örneklerinin %25'inde fosfor "çok yüksek" sınıftadır [87]. Bu yüzden "kireçli toprak = daha çok fosfor" diye düşünmek yerine analiz sonucuna göre hareket etmek gerekir. ### Sararma her zaman demir değildir Azot, kükürt, magnezyum ve mangan eksikliği, kök bölgesinde su birikmesi ya da kök sorunları da sararma yapabilir. Belirtiye göre gübre almadan önce toprak ve gerekirse yaprak analizi yaptırın; mikro element numunesini galvanizli kova veya paslı kürekle almayın, sonuç bozulur [104]. ## Kireçli toprakta gübreleme ve toprak yönetimi nasıl yapılır? Kireçli toprağı "kireçsiz" yapmak mümkün değildir; amaç, bitkinin bu toprakta besine ulaşmasını kolaylaştırmaktır. Genel ilkeler şunlardır: - Kireçleme yapmayın. Kireç taşı içeren gübre ve toprak düzenleyiciler kireçli toprakta gereksizdir. - Fosforu banda veya ocağa verin. Serpme yerine tohumun yakınına bant halinde verilen fosfor, toprağın kirecine daha az temas eder. - Asit karakterli gübreleri tercih edin. Kök çevresinde küçük ve geçici bir pH düşüşü, fosfor ve mikro element alımını kolaylaştırabilir. - Mikro elementleri doğru formda verin. Kireçli toprağa inorganik demir tuzu vermek etkisizdir; kireçli toprakta kararlı şelat formları veya yaprak uygulaması gerekir. Çinko da eksiklik saptandığında topraktan veya yapraktan verilebilir. - Organik maddeyi artırın. Kompost, ahır gübresi ve anızın toprağa karıştırılması, besin tutma gücünü ve mikrobiyal yaşamı destekler. Ayrıntılar için toprakta organik madde sayfasına bakabilirsiniz. - Sulamayı yönetin. Aşırı ıslaklık ve bikarbonatlı su klorozu artırır; gereğinden fazla ve sık sulamadan kaçının. - Bahçede anaç seçin. Kireçli arazide bahçe kurulacaksa aktif kirece dayanıklı anaç seçimi, sonradan yapılacak her düzeltmeden daha etkilidir. ### Kireçli toprakta kalsiyum eksikliği topraktan kaynaklanmaz Kireçli topraklarda değişebilir kalsiyum analizi neredeyse her zaman "fazla" çıkar. Domateste meyvenin çiçek ucunda görülen kararma veya elmada acı benek gibi kalsiyumla ilişkilendirilen fizyolojik bozukluklar, bu topraklarda çoğunlukla düzensiz sulama ve bitki içinde kalsiyum taşınması sorunundan kaynaklanır. Bu nedenle kireçli toprağa topraktan kalsiyum vermek genellikle gereksizdir; önce sulama düzeni gözden geçirilmelidir. Kireçli tarlada analiz raporunu okurken şu satırlar birlikte değerlendirilmelidir: toplam kireç (gerekirse aktif kireç), pH, Olsen fosforu, DTPA çinko ve demir, organik madde ve sulama suyunun bikarbonat içeriği. Tek satıra bakarak karar vermek, örneğin yalnız fosforu görüp çinkoyu atlamak, kireçli topraklarda en sık yapılan hatadır. Doz ve ürün seçimi toprak analizine, bitkiye ve verim hedefine göre değişir; bir ziraat mühendisiyle belirlenmelidir. ## Bakteriler kireçli topraktaki fosforu çözebilir mi? Fosfat çözen bakteriler glukonik, sitrik ve oksalik asit gibi organik asitler salgılar. Bu asitler kök çevresinde pH'ı düşürür ve kalsiyumla bağlanmış fosfatın bir kısmını çözünür hale getirir; fosfataz ve fitaz enzimleri de organik fosforu parçalar. Bu grupta en çok çalışılan cinsler Bacillus ve Pseudomonas'tır [117]. Literatür bu konuda ne söylüyor? - meta-analiz 104 makale ve 506 uygulamayı inceleyen bir meta-analizde, Bacillus kullanılan çalışmaların %92'sinde fosfor alımı, %88'inde sürgün biyokütlesi olumlu yönde bulunmuştur. Ancak fosfor alımındaki artış her zaman biyokütle veya boy artışına dönüşmemiştir [118]. - meta-analiz 171 yayını kapsayan küresel bir meta-analizde biyogübrelerin ortalama verim artışı %16,2 bulunmuştur; bu oran karasal iklimde %8,5'e iner. Fosfat çözenlerin en iyi sonucu, topraktaki yarayışlı fosforun hiç olmadığı değil, orta düzeyde (25–35 kg/ha) olduğu koşullarda verdiği bildirilmiştir [81]. - tarla Brezilya'da 5 sezon süren mısır denemesinde Bacillus megaterium B119 ve B. subtilis B2084 suşları birlikte tohuma uygulandığında iki lokasyonda %24 ve %11 verim artışı ölçülmüştür. Bu artışlar, hektara 100 kg P₂O₅ gübre zaten verilmiş parsellerde elde edilmiştir; bakteri gübrenin yerine geçmemiş, gübreyle birlikte kullanılmıştır [119]. Sınırlar: Sonuçlar suşa, toprağa ve iklime göre değişir; Brezilya denemesinin toprak koşulları Türkiye'nin kireçli topraklarıyla aynı değildir. Bakteriler kireci ortadan kaldırmaz ve fosforlu gübrenin yerini tutmaz; destekleyici bir rol üstlenir. Konunun genel çerçevesi için mikrobiyal gübre nedir ve Bacillus bakterileri sayfalarına bakabilirsiniz. Besin yarayışlılığını destekleyen mikrobiyal gübrelerin etiket bilgisi ve uygulama dozları için Proverim ürün sayfasına bakabilirsiniz. S: Toprakta kireç oranı kaç olmalı? C: Kirecin tek bir ideal oranı yoktur. Yüzde 1'in altı az kireçli, yüzde 15'in üzeri fazla kireçli sayılır. Kireç arttıkça fosfor, demir ve çinkonun bitkiye geçişi zorlaşır; bu nedenle kireç değeri her zaman fosfor ve mikro element sonuçlarıyla birlikte okunmalıdır. S: Toplam kireç ile aktif kireç arasındaki fark nedir? C: Toplam kireç topraktaki bütün karbonatları ölçer. Aktif kireç ise bunun ince taneli, kolay çözünen ve köke en çok etki eden kısmıdır. Bağ ve meyve bahçesi kurulacaksa, özellikle toplam kireç yüksekse, anaç seçimi için aktif kireç analizi istenmelidir. S: Kireçli toprağın pH'ı düşürülebilir mi? C: Tarla ölçeğinde kireçli toprağın pH'ını kalıcı olarak düşürmek ekonomik değildir, çünkü kireç asitliği tamponlar. Daha gerçekçi olan, asit karakterli gübre seçmek, fosforu banda vermek, mikro elementleri şelatlı formda veya yapraktan uygulamak ve organik maddeyi artırmaktır. S: Yapraklarda damarlar arası sararma neden olur? C: Kireçli topraklarda genç yapraklarda damarlar yeşil kalırken aradaki dokunun sararması çoğu zaman demir eksikliğine bağlı klorozdur. Bu bir hastalık değil, fizyolojik bir besin alım sorunudur. Bikarbonatlı sulama suyu ve aşırı ıslaklık durumu ağırlaştırır; kesin teşhis için toprak ve yaprak analizi önerilir. S: Kireçli toprağa kireç atılır mı? C: Hayır. Kireçleme yalnız asit topraklar için bir ıslah yöntemidir. Kireçli toprağa kireç veya kireç taşı içeren toprak düzenleyici vermek fosfor ve mikro element sorununu artırabilir. S: Bakteriler kireçli topraktaki fosforu çözebilir mi? C: Fosfat çözen bakteriler salgıladıkları organik asitlerle bağlı fosforun bir kısmını çözünür hale getirebilir. Meta-analizler fosfor alımında çoğunlukla olumlu sonuç bildirir, ancak bu her zaman verime dönüşmez ve etki suşa göre değişir. Saha denemelerinde bakteriler gübrenin yerine değil, gübreyle birlikte kullanılmıştır. ===== # Mikrobiyal Gübre Nedir? Nasıl Çalışır, Nasıl Kullanılır? Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/mikrobiyal-gubre-nedir/ Mikrobiyal gübre, bitki besin maddelerinin yarayışlılığını artırmaya ve kök gelişimini desteklemeye yardımcı olan canlı mikroorganizmalar içeren, tescilli bir gübre türüdür. Kimyasal gübrenin yerine değil, gübreleme programının yanında kullanılır. 171 yayını birleştiren küresel bir meta-analizde verimi ortalama %16, kurak iklimlerde %20 artırmıştır. Doğru ürün, etiketindeki tescil ve bakteri bilgisinden anlaşılır. ## Mikrobiyal gübre nedir? Mikrobiyal gübre, içinde canlı mikroorganizmalar bulunan bir gübre türüdür. Türkiye'deki yönetmelik mikrobiyal gübreyi şöyle tanımlar: bitki gelişimi için gerekli maddelerin sağlanmasında, bitki besin maddelerinin yarayışlılığının artırılmasında ve/veya toprağın düzeltilmesinde rol oynayan canlı mikroorganizmaları içeren ürünler [133]. Aynı yönetmeliğe göre piyasaya sunulacak her ürün için tescil belgesi alınması zorunludur. İlk tescil için resmî bir araştırma kurumu ya da üniversite tarafından hazırlanmış yurt içi deneme raporu gerekir ve etiket, yönetmelikteki örneğe uygun olmalıdır [133]. Bu yüzden tescilsiz "bakterili" ürünler mikrobiyal gübre olarak satılamaz. Mikrobiyal gübre, kimyasal gübre gibi doğrudan azot, fosfor ya da potasyum vermez. Görevi topraktaki ve verilen gübredeki besinin bitkiye daha iyi ulaşmasına, kökün daha geniş alana yayılmasına katkı sağlamaktır. İçerdiği bakterilerin en sık kullanılanlarından biri Bacillus cinsidir; özellikleri Bacillus bakterileri rehberinde anlatılıyor. ### Organik gübreden ve bitki koruma ürününden farkı Çiftlik gübresi ve kompost gibi organik gübreler toprağa organik madde ve besin taşır; içlerindeki mikroorganizmalar tanımlı ve sayılmış değildir. Mikrobiyal gübrede ise hangi türlerin ve ne kadar bakterinin bulunduğu etikette beyan edilir. İkisi birbirinin yerine geçmez; organik maddesi yeterli bir toprak, mikrobiyal gübredeki bakterilerin yerleşmesi için de daha uygun bir ortamdır. Mikrobiyal gübrenin yasal tanımı besin sağlama, besin yarayışlılığı ve toprak düzeltme işlevleriyle sınırlıdır [133]. Bitki hastalıkları ve zararlılarla ilgili ürünler ise ayrı bir ruhsat sistemine tabi olan bitki koruma ürünleridir. Bu nedenle bir mikrobiyal gübrenin etiketi ve tanıtımı, tescil kapsamındaki işlevlerle sınırlı kalmalıdır. ## Mikrobiyal gübre nasıl çalışır? Mikrobiyal gübredeki bakteriler toprağa ulaştıktan sonra kök çevresine yerleşir ve kökten gelen salgılarla beslenir. Bitkiye katkıları birkaç farklı yoldan gerçekleşir. Hangi yolların çalıştığı, üründeki türlere ve suşlara bağlıdır. Bu ilişkinin ilk ve en kritik adımı köke yerleşmedir. Kök, salgıladığı şeker ve organik asitlerle çevresindeki ince toprak katmanında (rizosfer) mikroorganizmaları besler. Uygulanan bakteri bu katmanda toprağın yerli mikroplarıyla rekabet eder; köke tutunabilen ve çoğalabilen bakteri işlev görür. Bu nedenle ürünün kök bölgesine ulaştırılması, toprağın nemli olması ve organik maddenin yeterli olması sonucu doğrudan etkiler. - Fosfor çözme: Fosfat çözen bakteriler organik asitler ve enzimler salgılayarak kireç veya demirle bağlanmış fosforun bir kısmını yeniden çözünür hâle getirir [117]. - Kök gelişimi: Bazı suşlar oksin (IAA) gibi büyüme düzenleyiciler üretir, yan kök ve kök tüyü gelişimini artırır [127] [129]. - Stres: ACC deaminaz enzimi taşıyan bakteriler, kuraklık ve tuz gibi stres anlarında bitkide yükselen etileni düşürür [69]. - Dayanıklılık: Bacillus gibi spor oluşturan bakteriler sıcağa, kurumaya ve uzun depolamaya dayanır, uygun nemde yeniden aktifleşir [126]. Etki, toprağın besin düzeyine de bağlıdır. Küresel meta-analize göre fosfat çözen bakteriler, toprakta hektarda 25–35 kg yarayışlı fosfor bulunan, yani fosforun ne çok az ne çok fazla olduğu koşullarda en iyi sonucu vermiştir [81]. Aynı çalışmada uygulanan her kilogram azot başına 5,8 kg, her kilogram fosfor başına 7,5 kg ek ürün hesaplanmıştır [81]. Yani bakteri, verilen gübreden daha iyi yararlanılmasına katkı sağlar. ### Her bakteri azot bağlamaz Havadaki azotu bağlayabilen bakteriler belirli gruplardır; baklagillerle birlikte yaşayan rizobiyumlar, Azotobacter ve Paenibacillus türleri bunlara örnektir. Tarımda yaygın kullanılan Bacillus subtilis ve Bacillus amyloliquefaciens azot bağlayan bakteriler değildir. Bacillus içeren bir ürünün katkısı azot bağlama değil, kök gelişimi ve besin yarayışlılığı üzerindendir. ## Mikrobiyal gübrenin verime etkisi ne kadardır? Bu sorunun en kapsamlı cevabı, 171 hakemli yayındaki 1.726 karşılaştırmayı birleştiren küresel bir meta-analizden gelir. Bu çalışmada mikrobiyal gübreler verimi ortalama %16,2 artırmıştır meta-analiz [81]. Etki iklime göre belirgin biçimde değişmiştir. | İklim kuşağı | Ortalama verim artışı | | Kurak | %20,0 | | Tropik | %14,9 | | Okyanusal | %10,0 | | Karasal | %8,5 | | Tüm çalışmaların ortalaması | %16,2 | Kaynak: Schütz ve ark. 2018, küresel meta-analiz [81]. Kurak iklimde etkinin daha yüksek çıkması şaşırtıcı değildir. Su kıtlığında kökün ulaşabildiği toprak hacmi verimi doğrudan belirler; kök gelişimini ve stres altında büyümeyi destekleyen bakterilerin katkısı da bu koşulda daha belirgin hâle gelir. Türkiye'nin iç bölgeleri karasal iklime yakın olduğu için bu bölgelerde tablodaki karasal değer daha gerçekçi bir başlangıç beklentisidir. Kök bakterileri üzerine yapılan başka bir meta-analizde de etki kuraklıkta daha belirgin bulunmuş; verim artışı normal sulamada %19, kuraklıkta %40 olmuştur meta-analiz [80]. Bu verilerin çoğu sera ve saksı denemelerinden gelir. Tarladan bir örnek: Brezilya'da beş sezonluk denemede iki Bacillus suşunun birlikte uygulanması, gübre verilmiş mısır parsellerinde verimi %24 ve %11 artırmıştır tarla [119]. ### Ortalama, garanti değildir Meta-analiz ortalamaları farklı ürün, toprak ve iklimlerin birleşimidir. Tek bir tarlada sonuç daha yüksek ya da daha düşük olabilir. Etkiyi kendi tarlanızda görmek için uygulama yapılmayan bir karşılaştırma şeridi bırakın. ## Mikrobiyal gübre etiketi nasıl okunur? Etiket, ürünün ne olduğunu ve nasıl kullanılacağını gösteren yasal belgedir. Satın almadan önce aşağıdaki bilgilerin etikette açıkça yazdığını kontrol edin. Bilgisi eksik ya da tür adı belirsiz bir ürünü değerlendirmek mümkün değildir. | Etiket bilgisi | Ne anlama gelir? | Proverim örneği | | Tescil numarası | Ürünün Bakanlıkça mikrobiyal gübre olarak tescil edildiğini gösterir | 2022TO2638 | | Lisans numarası | Üretici veya ithalatçının gübre lisansıdır | 3337 | | Mikroorganizma tür adları | Üründeki bakterilerin tam bilimsel adlarıdır (cins ve tür) | 5 Bacillus türü | | Bakteri sayısı (KOB/mL) | Bir mililitredeki koloni oluşturan birim, yani canlı ve çoğalabilen hücre sayısı | 5×10⁶ KOB/mL (beyan) | | Raf ömrü ve üretim tarihi | Beyan edilen bakteri sayısının geçerli kaldığı süre | Etiketteki tarihe bakınız | | Saklama koşulları | Sıcaklık, ışık ve ambalaj kapalılığı ile ilgili kurallar | Etiketteki koşullara uyunuz | | Uygulama yolu ve dozu | Topraktan, yapraktan veya tohuma uygulama miktarı | Aşağıdaki bölümde | KOB değeri yazılırken üs biçimi kullanılır: 5×10⁶ KOB/mL, bir mililitrede 5 milyon koloni oluşturan birim demektir. İki ürünü karşılaştırırken yalnızca sayıya değil, tür adlarına, tescil bilgisine ve uygulama dozuna birlikte bakmak gerekir. ### Etikette dikkat edilecek ifadeler Etiket ve tanıtımda yalnızca "bakteri içerir" ya da "faydalı mikroorganizma" yazan, tür adını ve sayısını vermeyen ürünlere temkinle yaklaşın. Tescil numarası olmayan bir ürünün mikrobiyal gübre olarak satılması mümkün değildir [133]. Tescil kapsamının dışına çıkan iddialar, örneğin toprağı kirleticilerden arındırdığını ya da gübreye gerek bırakmadığını söyleyen ifadeler, ürünü değerlendirirken uyarı işareti sayılmalıdır. ## Mikrobiyal gübre nasıl uygulanır? Mikrobiyal gübrede amaç, bakterinin canlı olarak kök bölgesine ya da bitki yüzeyine ulaşmasıdır. Uygulama yolu ve doz ürünün etiketinde yazar. Genel olarak iki yol kullanılır. ### Topraktan uygulama Damlama sulama sistemiyle ya da can suyu olarak kök bölgesine verilir. Bakterinin köke yerleşebilmesi için toprağın nemli olması önemlidir. Proverim örneğinde topraktan uygulamada 1 litre ürün 200 litre suyla karıştırılır ve 2 dekara kadar alana uygulanır. ### Yapraktan uygulama Ürün suyla seyreltilerek bitkinin yeşil aksamına püskürtülür. Proverim örneğinde yapraktan uygulamada 1 litre ürün 300 litre suyla karıştırılır ve 3 dekara kadar alana uygulanır. Uygulama zamanları ve bitkiye göre program, ürünün kendi etiketinde ve uygulama tablosunda yer alır. ### Saklama ve hazırlama Mikrobiyal gübre canlı bir üründür. Ambalajı etiketteki koşullarda saklayın, doğrudan güneş altında ya da yazın kapalı araç içinde bekletmeyin. Karışımı etiketteki oranlara göre temiz bir tankta hazırlayın; tankta daha önce kimyasal gübre veya başka bir ürün kaldıysa önce iyice yıkayın. Son kullanma tarihi geçmiş üründe beyan edilen bakteri sayısı garanti edilmez. ### Sonucu nasıl değerlendirmeli? Mikrobiyal gübrenin etkisi tek bir günde değil, sezon boyunca kök gelişiminde ve verimde görülür. Tarlanın benzer bir kısmında uygulama yapılmayan bir şerit bırakmak en güvenilir değerlendirme yoludur. Sezon ortasında iki şeritten birkaç bitkiyi kökleriyle birlikte söküp kök yayılımını karşılaştırabilir, hasatta da verimi ayrı ayrı tartabilirsiniz. ### Uygulamadan önce Toprak analizi, mikrobiyal gübrenin hangi koşulda daha etkili olacağını gösterir. Organik maddesi çok düşük, sıkışmış ya da tuzlu bir toprakta önce bu sorunlar ele alınmalıdır. Raporu okumak için toprak analizi rehberine, organik madde hedefleri için toprakta organik madde rehberine bakabilirsiniz. Proverim'in etiket bilgisi, uygulama dönemleri ve bitkilere göre dozları için Proverim ürün sayfasına bakabilirsiniz. ## Mikrobiyal gübre kimyasal gübreyle birlikte kullanılabilir mi? Evet, ama ikisinin arasında süre bırakılmalıdır. Proverim örneğinde kullanım kuralı şöyledir: Mevcut gübreleme programına uygun şekilde uygulanabilir. Kimyasal gübre uygulamaları ile arasında en az 1 hafta süre bırakılması gerekmektedir. Kimyasal gübrelerle aynı tankta karıştırılarak kullanılması önerilmez. Bunun nedeni, yoğun tuz ve gübre çözeltisinin canlı bakteriler için zorlayıcı bir ortam oluşturabilmesidir. Mikrobiyal gübre gübreleme programının yerine geçmez; meta-analizlerdeki verim katkıları da gübre programıyla birlikte ölçülmüştür [81] [119]. Uzun süreli denemelerde dengeli mineral gübrelemenin toprak mikrobiyal biyokütlesini ortalama %15,1 artırdığı da gösterilmiştir [132]. ## Mikrobiyal gübre ile biyoremediasyon ürünü arasındaki fark nedir? İkisi de mikroorganizma içerebilir, ama farklı işler için kullanılır. Mikrobiyal gübrenin yasal tanımı besin sağlama, besin yarayışlılığı ve toprak düzeltme işlevleriyle sınırlıdır [133]. Tescil de bu işlevler için verilir. Fark iddialarda da görülür. Bir mikrobiyal gübre için kullanılabilecek ifadeler kök gelişimine ve besin alımına katkı gibi tescil kapsamındaki işlevlerdir. Bir biyoremediasyon çalışmasında ise ölçülen şey kirleticinin miktarıdır: örneğin bir saksı denemesinde petrol hidrokarbonunun 122 günde %97 azalması [65]. Bu iki tür sonuç birbirinin yerine kullanılamaz. Biyoremediasyon ise belirli bir kirleticiyi (örneğin petrol veya belirli bir pestisit) hedefleyen, o kirleticiye karşı seçilmiş suşlarla ve çoğu zaman mühendislik desteğiyle yürütülen bir uygulamadır. Literatürdeki sonuçların çoğu laboratuvar ve saksı denemelerinden gelir. Ayrıntılar biyoremediasyon rehberinde; kirlilik şüphesi olan bir tarlada önce analiz yaptırılmalıdır. Hangi belirtinin hangi nedene işaret ettiğini görmek için verimsiz toprak rehberine, kullanılan çalışmalar için bilimsel dayanak ve belgeler sayfasına bakabilirsiniz. S: Mikrobiyal gübre ne işe yarar? C: Mikrobiyal gübre, içerdiği canlı mikroorganizmalar sayesinde topraktaki bağlı besinlerin bitkinin alabileceği forma geçmesine ve kök gelişimine katkı sağlar. Bu etki gübreleme programının yanında ortaya çıkar; mikrobiyal gübre kimyasal gübrenin yerine geçmez. S: Mikrobiyal gübre kimyasal gübreyle karıştırılır mı? C: Kimyasal gübrelerle aynı tankta karıştırılarak kullanılması önerilmez. Kimyasal gübre uygulamaları ile arasında en az 1 hafta süre bırakılması gerekir. Mevcut gübreleme programına uygun şekilde uygulanabilir. S: KOB/mL ne demektir? C: KOB, koloni oluşturan birimdir ve üründe canlı olarak çoğalabilen mikroorganizma sayısını gösterir. KOB/mL, ürünün bir mililitresindeki bu birim sayısıdır. Etiketteki değer, ürünün beyan edilen bakteri içeriğidir. S: Mikrobiyal gübrenin tescilli olduğu nasıl anlaşılır? C: Türkiye'de piyasaya sunulan her mikrobiyal gübre için Tarım ve Orman Bakanlığından tescil belgesi alınması zorunludur. Etikette tescil numarası, üreticinin lisans numarası, içerdiği mikroorganizmaların tür adları ve sayısı yer almalıdır. S: Mikrobiyal gübre topraktaki kirliliği giderir mi? C: Hayır. Mikrobiyal gübrenin tanımı besin yarayışlılığı ve toprak düzeltme işlevleriyle sınırlıdır. Kirletici giderimi, belirli suşlar ve mühendislik gerektiren ayrı bir uygulama alanıdır; kirlilik şüphesinde önce toprak analizi yaptırılmalıdır. ===== # Petrol ve Yağla Kirlenmiş Toprak: Etkileri ve Biyolojik Yöntemler Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/petrol-kirlenmis-toprak/ Petrol ve yağla kirlenmiş toprak, tarımda çoğu zaman yakıt deposu, makine bakım yeri ya da hidrolik yağ kaçağı çevresinde görülen noktasal bir sorundur. Yağ toprağı su itici hâle getirir, havayı keser ve bitki gelişimini bozar. Kirliliğin boyutu TPH analiziyle ölçülür; büyük sızıntılar yetkili kuruma bildirilmelidir. ## Petrol kirliliği nedir, TPH ne anlama gelir? Petrol hidrokarbonları dünyada en sık rastlanan çevresel kirletici grubudur. Toprağa karıştıklarında bir kısmı buharlaşır, bir kısmı toprak taneciklerine tutunur, bir kısmı da mikroplar tarafından parçalanır. Bu süreçler sırasında toprağın ekosistem işlevleri düşer [31]. Kirliliğin miktarı genellikle TPH (toplam petrol hidrokarbonu) olarak ölçülür. TPH, mazot, benzin, motor yağı ve hidrolik yağ gibi ürünlerden gelen hidrokarbonların topraktaki toplamını gösterir. Hafif yakıtlar daha hızlı buharlaşır ve daha kolay hareket eder; ağır yağlar ise toprakta daha uzun kalır ve yüzeyde birikir. Tarım arazisinde petrol kirliliği genellikle noktasal bir sorundur. Yani tarla geneline yayılmış bir kirlilik değil, belirli bir yerde yoğunlaşan bir bulaşmadır. Bu, sorunun yerini bulmayı ve sınırlamayı kolaylaştırır. Aynı zamanda müdahalenin de o noktaya odaklanabileceği anlamına gelir: bulaşmış küçük bir alanı doğru yönetmek, tarlanın geri kalanını korur. Kirliliğin yayılmasını önlemek için en kritik dönem, döküntünün ilk saatleri ve ilk yağışlardır; yağmur suyu yüzeydeki yağı yandaki temiz alana ya da kanala taşıyabilir. ## Tarlada petrol ve yağ kirliliği nereden gelir? Çiftlikte petrol kirliliğine yol açan kaynaklar çoğu zaman günlük işlerin içinde gizlidir: - Yakıt deposu ve dolum yeri: Mazot tankının çevresi, taşma ve damlama nedeniyle zamanla yağ emer. - Makine bakım alanı: Motor yağı değişimi, filtre ve yağlama işlerinin yapıldığı yer en sık kirlenen noktadır. - Hidrolik yağ kaçağı: Traktör, römork ve iş makinelerinde patlayan hortum tarlanın içinde ani bir döküntü oluşturabilir. - Atık yağın toprağa dökülmesi: Kullanılmış yağı toprağa ya da çukura dökmek kalıcı bir kirlenme kaynağıdır. - Boru hattı, kuyu ve depo çevreleri: Tarlanın yakınından geçen hatlar ya da akaryakıt tesisleri büyük ölçekli sızıntı riski taşır. | Kaynak | Tipik ölçek | İlk yapılacak | | Dolum yerinde damlama | Küçük, yıllar içinde birikir | Altlık ve damlama tavası kullanmak, bulaşmış toprağı ayırmak | | Hidrolik hortum patlaması | Küçük–orta, ani | Makineyi durdurmak, yağı emici malzemeyle toplamak | | Bakım alanı | Küçük, sürekli | Beton zemin ve atık yağ toplama kabı kullanmak | | Boru hattı, tanker, depo | Büyük | Yetkili kuruma bildirmek, alandan uzak durmak | Avrupa ölçeğinde her türlü arazideki kirli sahalara bakıldığında, kirliliğin yaklaşık %60'ını mineral yağ ve ağır metallerin oluşturduğu görülmektedir [4]. Aynı envanterde yaklaşık 2,5 milyon potansiyel kirli saha ve 342 bin tespit edilmiş kirli saha bulunmakta, yönetim maliyeti yılda yaklaşık 6 milyar avro olarak hesaplanmaktadır [4]. Bu veriler yalnız tarım arazisine ait değildir, ancak yağ kirliliğinin ne kadar yaygın bir sorun olduğunu gösterir. Ana sayfadaki özet için petrol bölümüne bakabilirsiniz. ## Petrol ve yağ toprağa ve bitkiye nasıl zarar verir? ### Toprak su itici hâle gelir Yağ, toprak taneciklerinin yüzeyini ince bir film gibi kaplar. Bu film suyu iter; toprak ıslandığında bile su taneciklere tutunamaz ve ya yüzeyden akar ya da çatlaklardan kaçar. Sonuçta yağ bulaşmış toprak, sulansa bile kuru kalan lekeler gösterir. Bitki kökü bu lekelerde suya ulaşamaz. ### Hava ve oksijen kesilir Yağ gözenekleri doldurur ve toprak havasının yenilenmesini zorlaştırır. Kök solunumu ve toprak canlılarının çoğu oksijene ihtiyaç duyar. Hidrokarbonları parçalayan mikropların büyük bölümü de oksijenli koşullarda daha hızlı çalışır. Oksijen azaldıkça hem bitki hem de yıkım süreci yavaşlar. ### Bitki ve toprak canlılığı etkilenir Yağlı toprakta çimlenme gecikir, fide sararır ve kök gelişimi zayıflar. Hafif yakıtların bir kısmı doğrudan toksiktir; ağır yağlar ise daha çok fiziksel engel oluşturur. Petrol kirliliği toprak mikrop topluluklarını da değiştirir; hidrokarbonları kullanabilen gruplar çoğalırken diğerleri azalabilir [31]. ### Koku ve görüntü yeterli bir ölçü değildir Hafif yakıtlar buharlaştıkça koku kaybolur, ancak ağır fraksiyonlar toprakta kalabilir. Yağ lekesinin yüzeyde görünmemesi, alt katmanların temiz olduğu anlamına gelmez. Miktar ve derinlik ancak analizle belirlenir. ## Petrol kirliliğinde biyolojik yöntemler nasıl çalışır? Petrol hidrokarbonları organik moleküllerdir ve mikroplar tarafından parçalanabilir. Sorun, hidrokarbonların suda çok az çözünmesidir. Bakteri suda yaşar ve suya geçmeyen yağa kolay ulaşamaz. ### Biyosürfaktanlar Bazı bakteriler yüzey gerilimini düşüren maddeler üretir. Bunlara biyosürfaktan denir. B. subtilis'in ürettiği sürfaktin, hidrokarbonu küçük damlacıklara ayırarak emülsiyon hâline getirir, çözünürlüğünü artırır ve böylece bakterinin yağa erişimini kolaylaştırır [63]. Biyosürfaktanların sahadaki davranışı ise henüz yeterince modellenmemiştir ve tam ölçekli denemelere ihtiyaç vardır [63]. ### Literatürde ne bulundu? Literatürde belirli Bacillus suşlarıyla yapılan kap ve mikrokozm deneyleri şu sonuçları vermiştir: | Çalışma | Koşul | Sonuç | Ortam | Kaynak | | B. pumilus MVSV3 | %5 petrol çamuru karışmış 5 kg tarım toprağı, NPK eklenerek | 122 günde TPH'nin %97'si giderildi; aşılanmamış toprakta %12 | laboratuvar | [65] | | B. subtilis DM-04 ve Pseudomonas aeruginosa suşları | 120 günlük mikrokozm | Petrol anlamlı ölçüde azaldı; Pseudomonas suşları daha etkili bulundu | laboratuvar | [64] | İlk çalışmada temizlenen toprakta çemen otu yetiştirilebilmiştir [65]. İkinci çalışma ise dürüst bir karşılaştırma sunar: aynı kirlilikte farklı bakteri cinsleri farklı başarı gösterebilir [64]. Her iki deneyde de sonuç aylar sürmüştür. ### Yıkımı etkileyen koşullar - Besin: Petrol karbonca zengin ama azot ve fosforca fakirdir. Bu yüzden deneylerde besin eklenmiştir [65]. - Oksijen: Toprağı havalandırmak, oksijen kullanan mikropların çalışmasını kolaylaştırır. - Nem: Çok kuru toprakta mikrop aktivitesi durur, su basmış toprakta ise oksijen kesilir. ### Laboratuvar sonucu tarlada neden aynı olmaz? Deneylerde toprak karıştırılmış, besin eklenmiş ve koşullar kontrol altında tutulmuştur. Tarlada ise kirlilik düzensiz dağılır, alt katmanlara sızar ve oksijen derinlikle azalır. Aşılanan bakteri de topraktaki yerli mikroplarla rekabet etmek zorundadır. Bu nedenle laboratuvardaki yüzdeler, gerçek bir döküntü alanında aynen beklenmemelidir. Biyolojik iyileştirme, rakip yöntemlere göre yavaştır ve hidrokarbon yıkımı çoğu zaman tamamlanmaz [31]. Konunun genel çerçevesi için biyoremediasyon rehberine bakabilirsiniz. ## Büyük sızıntıda ne yapılmalı? Tarladaki küçük bir hidrolik yağ döküntüsü ile boru hattından gelen bir sızıntı aynı şekilde ele alınamaz. Büyük sızıntılar mühendislik müdahalesi gerektirir ve yasal bir çerçevesi vardır. ### Büyük sızıntıda ilk adımlar 1) Kendi güvenliğinizi sağlayın; yakıt buharı yanıcıdır, alanda sigara ve kıvılcım olmamalıdır. 2) Mümkünse kaynağı durdurun ve yağın dereye, kanala ya da kuyuya ulaşmasını engelleyin. 3) Durumu il çevre müdürlüğü gibi yetkili kurumlara bildirin. 4) Alanı kendiniz kazıp taşımaya çalışmayın; kirli toprak tehlikeli atık olarak yönetilir. Türkiye'de noktasal kirlenmiş sahalar, 2010 tarihli Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik kapsamında, risk temelli değerlendirmeyle yönetilir [41]. Bu sahalarda kazı, yerinde arıtma ya da başka mühendislik yöntemleri uzman kuruluşlarca planlanır. Biyolojik yöntemler bu planın bir parçası olabilir, ancak ağır kirli sahalarda tek başına bir çözüm değildir. ### Küçük döküntüde ne yapılabilir? - Yağı hemen kum, talaş ya da emici bez gibi malzemeyle toplayın. - Gözle görülen bulaşmış toprağı ayırın; atık yağ ve kirli malzemeyi lisanslı atık toplayıcıya teslim edin. - Alanı bir süre ekimden çıkarın, toprağı havalandırın ve nemini koruyun. - Ekimden önce şüphe devam ediyorsa TPH analizi yaptırın. ## Yağ bulaşmış alan nasıl önlenir ve tarıma nasıl döner? ### Önleme: en ucuz yöntem Çiftlikteki petrol kirliliğinin büyük kısmı küçük ve tekrar eden döküntülerden oluşur. Bu yüzden önleme, sonradan yapılacak her türlü iyileştirmeden daha ucuzdur. - Yakıt dolumunu tarlanın içinde değil, sabit ve zemini kaplı bir noktada yapın; dolum sırasında altına damlama tavası koyun. - Hidrolik hortumları ve bağlantıları sezon başında kontrol edin; çatlamış hortumu beklemeden değiştirin. - Yağ değişimini beton zeminde yapın, atık yağı kapaklı bidonda biriktirip lisanslı toplayıcıya verin. - Mazot tankını su kaynağından, kuyudan ve sulama kanalından uzak bir yere, taşmaya karşı setli bir alana yerleştirin. - Makine içinde emici bez ve bir torba talaş bulundurun; döküntüye ilk dakikalarda müdahale etmek yayılmayı sınırlar. ### Tarıma dönüşte nelere bakılmalı? Bulaşmış alan temizlendikten ya da aylarca dinlendirildikten sonra tarıma dönmeden önce birkaç basit kontrol yapılabilir. Önce TPH analiziyle kalan kirliliğin düzeyi görülür. Ardından o alandan alınan toprakla küçük bir çimlenme denemesi yapılabilir: aynı tohum temiz toprakla ve şüpheli toprakla ayrı kaplara ekilir, çıkış ve kök gelişimi karşılaştırılır. Belirgin bir fark varsa alan henüz ekime hazır değildir. Yağ toprağın yapısını ve su tutma davranışını bozduğu için, tarıma dönen alanda organik madde eklemek ve toprağı havalandırmak toprak yapısının toparlanmasına katkı sağlar. Bu konudaki genel yöntemler için toprak ıslahı rehberine bakabilirsiniz. Biyosürfaktanların bazı metal katyonlarını kompleksleyip topraktan yıkanmalarına yardım edebildiği de bildirilmiştir [63]. Bu, yağla birlikte metal kirliliğinin de bulunabildiği atık yağ ve sanayi sahalarında konunun daha karmaşık olduğunu gösterir; bu tür alanlar her zaman uzman değerlendirmesi gerektirir. ## Petrolle kirlenmiş toprakta analiz nasıl yapılır? Petrol kirliliği rutin verimlilik analizinde ölçülmez. Laboratuvardan ayrıca TPH analizi istenmelidir. Kirliliğin kaynağı biliniyorsa (mazot, benzin, motor yağı) bu bilgi laboratuvara yazılmalıdır; böylece aranacak hidrokarbon aralığı doğru seçilir. - Numune yeri: Kirli alanın merkezinden, kenarından ve temiz kabul edilen bir yerden ayrı ayrı numune alınır. Bu, yayılmanın sınırını gösterir. - Derinlik: Yağ aşağı doğru sızabildiği için yüzey ve alt katmanlardan ayrı torbalarla numune alınır. - Zaman: Döküntüden sonra bir kez, iyileştirme sürerken ve tarıma dönmeden önce yeniden numune almak, kirliliğin azalıp azalmadığını gösterir. Her seferinde aynı noktalar ve aynı laboratuvar kullanılmalıdır. - Kap: Hidrokarbon numunesi plastik poşete değil, laboratuvarın önerdiği temiz cam kaba konur ve serin tutulur. - Laboratuvar: İlgili parametre için akredite bir laboratuvar seçilmeli, akreditasyon kapsam listesi kontrol edilmelidir [113]. Numune alma kuralları için toprak numunesi nasıl alınır rehberine bakabilirsiniz. Yağ sızıntısının yakınında ağır metal şüphesi de varsa (örneğin atık yağ, cüruf ya da sanayi atığı) toprakta ağır metal rehberindeki analizler de istenebilir. Temizlenen alanın tarıma dönmeden önceki verimlilik durumunu görmek için toprak analizi rehberindeki temel parametrelere bakabilirsiniz. S: Mazot ya da yağ dökülen toprağa ekim yapılabilir mi? C: Küçük ve yüzeysel bir döküntüde bile önce yağın emilip bulaşmış toprağın ayrılması gerekir. Kirliliğin derinliği ve miktarı bilinmeden ekim yapmak çimlenme ve kök gelişimi sorununa yol açabilir. Şüphe varsa TPH analiziyle durum ölçülmelidir. S: TPH nedir? C: TPH, toplam petrol hidrokarbonu demektir. Topraktaki yakıt ve yağ kaynaklı hidrokarbonların toplam miktarını gösterir ve petrol kirliliğinin boyutunu ölçmek için kullanılır. Laboratuvara hangi hidrokarbon aralığının arandığı da belirtilmelidir. S: Petrol kirliliği kendiliğinden geçer mi? C: Bir kısmı buharlaşır, bir kısmı topraktaki mikroplar tarafından yavaş yavaş parçalanır. Ancak bu süreç aylar sürer ve çoğu zaman tamamlanmaz. Ağır ve derin kirlenmede kendiliğinden düzelme beklenmemelidir. S: Bakteriler petrolü parçalayabilir mi? C: Literatürde bazı bakteri suşlarının laboratuvar ve kap deneylerinde petrol hidrokarbonlarını önemli oranda parçaladığı gösterilmiştir. Bu yöntemler yavaştır ve sonuç suşa, besin ve oksijen durumuna bağlıdır. Büyük sızıntılarda tek başına bir çözüm değildir. S: Büyük bir sızıntıda kime başvurmalıyım? C: Boru hattı, depo ya da tanker kaynaklı büyük sızıntılar il çevre müdürlüğü gibi yetkili kurumlara bildirilmelidir. Bu tür sahalar noktasal kirlenmiş saha mevzuatı kapsamında, mühendislik müdahalesiyle yönetilir. Kaynağı durdurmak ve yayılmayı önlemek ilk adımdır. ===== # Toprak Analizi Nasıl Yapılır ve Sonuçlar Nasıl Yorumlanır? Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/toprak-analizi/ Toprak analizi, tarladan usulüne uygun alınmış karışık numunenin laboratuvarda bünye, pH, tuz, kireç, organik madde, fosfor, potasyum ve mikro elementler yönünden ölçülmesidir. Raporu doğru okumak için önce yöntem ve birim satırına, sonra sınıf tablosuna bakılır; sınıf adı tek başına gübre reçetesi değildir. ## Toprak analizi neyi gösterir? Toprak analizi, tarlanın bitkiye neler sunabildiğinin ve neleri kısıtladığının bir fotoğrafıdır. Rutin verimlilik analizi toprağın fiziksel yapısını (bünye), kimyasal ortamını (pH, tuz, kireç) ve besin stoğunu (organik madde, fosfor, potasyum, mikro elementler) ölçer. Gübrenin türünü ve miktarını belirlemenin, toprak sorunlarını belirti çıkmadan görmenin en nesnel yolu budur. Raporu okurken iki şey akılda tutulmalı. Birincisi, sınıf adları ("az", "orta", "yeterli") tek başına reçete değildir; aynı değer laboratuvarın kullandığı yönteme, numunenin alındığı derinliğe ve yetiştirilecek bitkiye göre farklı anlam taşır. İkincisi, analiz ancak numune kadar doğrudur: usulüne uygun alınmamış numunenin analizi, en hassas cihazla yapılsa da değer taşımaz [104]. Numunenin nasıl alınacağı toprak numunesi rehberinde adım adım anlatılıyor. Türkiye'de Bakanlık ve üniversite laboratuvarlarının raporlarında en yaygın referans, Ülgen ve Yurtsever'in Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi'dir [85]. Bu sayfadaki sınıf tablolarının çoğu oradan gelir ve güncel hakemli çalışmalarda birebir aynı aktarılır [86] [87] [88]. Sonucu ppm (mg/kg) cinsinden veren laboratuvarlar ise çoğunlukla FAO (1990) [100] ve Lindsay ile Norvell (1978) [92] tablolarını kullanır. ### Raporu hangi sırayla okumalı? 1) Yöntem ve birim satırı: Olsen mi Bray mi, saturasyon mu 1:2,5 mi, kg/da mı ppm mi? 2) Bünye, pH, kireç ve tuz: bunlar diğer sonuçların nasıl okunacağını belirler. 3) Organik madde, fosfor, potasyum ve mikro elementler. 4) Bitkiye ve aynı tarlanın önceki yıllarına göre karşılaştırma. ## Hangi analizler istenmeli? Verimlilik paketi ile kirletici analizi farkı Laboratuvara giden numunelerin çoğu temel verimlilik paketiyle analiz edilir. Bu paket genellikle bünye (saturasyon), pH, EC veya toplam tuz, kireç, organik madde, alınabilir fosfor ve değişebilir potasyumu kapsar. Mikro elementler (demir, çinko, mangan, bakır) çoğu laboratuvarda ayrıca istenir; bunları ölçen DTPA testi özellikle nötr ve kireçli topraklar için geliştirilmiştir [92]. Rutin verimlilik analizinde ağır metal ve pestisit kalıntısı yoktur. Bunlar ayrı ve daha kapsamlı analizlerdir; şu durumlarda laboratuvardan ayrıca istenmelidir: - Arıtma çamuru, kompost veya kaynağı belirsiz organik atık uygulanacaksa (arıtma çamurunda uygulama öncesi toprak analizi yasal zorunluluktur [109] [110]); - Tarla sanayi bölgesi, maden, cüruf sahası, yoğun trafikli yol ya da eski çöp alanı yakınındaysa; - Atık su veya kirli dere suyuyla sulama yapılıyorsa; - Bağ ve bahçede uzun yıllar bakırlı ilaç kullanılmışsa; - İhracat veya sertifikasyon için alıcı talep ediyorsa. Ağır metal için istenecek analiz, kral suyu ile çözündürülmüş toplam metaldir ve sonuç mg/kg fırın kuru toprak olarak verilir. Verimlilik raporundaki DTPA değerleri toplam metal değildir; yasal sınırla karşılaştırılamaz. | Metal (toplam, mg/kg) | pH 5–6 | pH > 6 | | Kurşun (Pb) | 50 | 300 | | Kadmiyum (Cd) | 1 | 3 | | Krom (Cr) | 100 | 100 | | Bakır (Cu) | 50 | 140 | | Nikel (Ni) | 30 | 75 | | Çinko (Zn) | 150 | 300 | | Cıva (Hg) | 1 | 1,5 | Topraktaki ağır metal sınır değerleri, Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği Ek I-A [109]; aynı tablo arıtma çamuru yönetmeliğinde sürdürülmektedir [110]. Bu değerler bir gıda güvenliği eşiği değil, arıtma çamuru uygulama ve temizleme ölçütüdür; pH 7'nin üzerinde, çevreye zarar yoksa Bakanlık sınırları %50'ye kadar artırabilir [109]. Sınırı aşan tek bir değer "toprak kirli" demek değildir; önce tekrar numune alınır, sonra kaynağın doğal mı insan kaynaklı mı olduğu araştırılır. Ayrıntılar topraktaki ağır metaller sayfasında. Pestisit kalıntısı analizinde hangi etken maddelerin aranacağı laboratuvarla birlikte belirlenir. Aynı yönetmelik, arıtılmış toprak için tek tek pestisitlerde 0,5 mg/kg, toplamda 2 mg/kg sınır koymuştur [109]. Avrupa'da 317 tarım toprağında yapılan taramada örneklerin %83'ünde kalıntı, %58'inde iki ya da daha fazla kalıntının karışımı bulunmuştur [6]; bu yüzden çoklu kalıntı taraması genellikle daha bilgilendiricidir. Bkz. topraktaki pestisit kalıntısı. ## Bünye, pH ve tuz değerleri nasıl okunur? ### Bünye ve saturasyon Bünye, toprağın kum, silt ve kil oranıdır. Hidrometre yöntemiyle ölçülür [103] ve yüzdeler bünye üçgenine yerleştirilerek "killi tın", "kumlu tın" gibi sınıflara atanır [94]. Laboratuvarların çoğu ayrı bir tekstür analizi yapmadan, 100 g kuru toprağı doyurmak için gereken su miktarından (saturasyon yüzdesi) bünyeyi tahmin eder [85]. | Saturasyon (%) | Bünye sınıfı | | < 30 | Kumlu | | 31–50 | Tınlı | | 51–70 | Killi tın | | 71–110 | Killi | | > 110 | Ağır killi | Kaynak: Ülgen ve Yurtsever [85], aktaran [86]. Bünye, diğer sonuçların okuma gözlüğüdür. Kumlu toprak suyu ve besini az tutar, azot ve potasyum yıkanır; ağır killi toprak tutar ama havalanması ve drenajı zayıftır. Bünye bir yılda değişmez; her yıl farklı saturasyon çıkıyorsa sorun numune alımındadır. Bahçe tesisi ve drenaj gibi uzun vadeli kararlarda hidrometreyle tam tekstür analizi istenmelidir. ### pH pH toprağın asit, nötr veya alkali olduğunu gösterir. Türkiye'de saturasyon çamurunda [87] ya da 1:2,5 toprak:su süspansiyonunda [90] ölçülür. Topraklarımızın yaklaşık %60'ı hafif alkali sınıfındadır [107]. | pH | Sınıf (Ülgen ve Yurtsever) | | < 4,5 | Kuvvetli asit | | 4,5–5,5 | Orta asit | | 5,5–6,5 | Hafif asit | | 6,5–7,5 | Nötr | | 7,5–8,5 | Hafif alkali | | > 8,5 | Kuvvetli alkali | Kaynak: [85], aktaran [86] ve [87]. Farklı laboratuvarların kullandığı ikinci şema ve bitkiye göre yorum için toprak pH değeri sayfasına bakın. pH 8,5'in üzerindeyse aynı numunede EC ve değişebilir sodyum (ESP) da istenmelidir. ### EC ve tuz: ECe ile 1:2,5 farkı EC, toprak çözeltisindeki çözünmüş tuzların toplamını ölçer; 1 dS/m = 1 mS/cm = 1 mmhos/cm = 1000 µS/cm. Eski raporlar tuzu "% toplam tuz" olarak verir. Bu satırda en önemli bilgi ölçümün nasıl yapıldığıdır. ECe, saturasyon çamurundan süzülen çözeltide ölçülür ve tuzluluk sınıfları ile bitki tolerans tabloları ECe içindir [93] [111]. EC (1:2,5) ise toprağa ağırlıkça 2,5 kat su katılarak ölçülür; tuz daha çok suda seyreldiği için okunan değer ECe'den yaklaşık 3,7–4,3 kat küçüktür [96] [97]. | Sınıf | ECe, dS/m (Richards) | ECe, dS/m (Soil Survey Manual) | % toplam tuz (Toprak Etüt Std.) | | Tuzsuz | 0–4 | < 2 tuzsuz; 2–4 hafif tuzlu | 0,00–0,15 | | Hafif tuzlu | 4–8 | 4–8 tuzlu | 0,15–0,35 | | Orta tuzlu | 8–15 | 8–16 çok tuzlu | 0,35–0,65 | | Çok tuzlu | > 15 | > 16 aşırı tuzlu | > 0,65 | Kaynaklar: Richards [93], aktaran [88] ve [90]; Soil Survey Manual [94], aktaran [87]; yüzde tuz sınıfları [95]. | Bünye grubu | ECe ≈ (yaklaşık çevirme) | | Kaba (kumlu, tınlı kum, kumlu tın) | 3,68 × EC(1:2,5) + 0,22 | | Orta (tın, siltli tın, killi tın) | 3,84 × EC(1:2,5) + 0,35 | | İnce (kil, siltli kil, kumlu kil) | 4,30 × EC(1:2,5) + 0,17 | Kaynak: Türkiye toprakları üzerinde Sönmez ve ark. [96]; katsayılar [97] üzerinden. Örnek: 1:2,5 yöntemiyle 1,0 dS/m okunan orta bünyeli bir toprak, yaklaşık 4,2 dS/m ECe'ye karşılık gelir (3,84 × 1,0 + 0,35); yani tuz eşiğindedir [96]. Aynı değeri ECe tablosuyla okumak bu toprağı "tuzsuz" gösterir. Ayrıca Richards'ın "tuzsuz" saydığı 2–4 dS/m aralığı hassas bitkiler için geniştir: yaygın kabul gören eşikler fasulyede 1,0, mısırda 1,7 dS/m'dir [111]. Tuzlu toprakta ne yapılacağı toprak tuzluluğu sayfasında. ## Kireç ve organik madde kaç olmalı? ### Kireç (CaCO₃) Toplam kireç, Scheibler kalsimetresiyle, asitle açığa çıkan karbondioksit hacminden hesaplanır [86] [87]. Aktif kireç ise toplam kirecin ince taneli, kökle en çok tepkimeye giren kısmıdır ve ayrı bir analizle ölçülür. | CaCO₃ (%) | Sınıf | Türkiye'deki payı | | < 1 | Az kireçli | %27 | | 1–5 | Kireçli | %19 | | 5–15 | Orta kireçli | %24 | | 15–25 | Fazla kireçli | %16 | | > 25 | Çok fazla kireçli | %14 | Kaynak: sınıflar [85], aktaran [86] [87] [88]; Türkiye dağılımı [107]. Kireç tek başına kötü değildir; toprak yapısını iyileştirir ve asitleşmeyi tamponlar. Ancak kireç arttıkça fosfor, demir, çinko ve mangan bağlanır; fazla kireçli topraklarda analizde yeterli görünen fosfor bile bitkiye yetmeyebilir [86]. Kireçli toprakta kireçleme yapılmaz. Bir makalede aynı aralıkların farklı adlarla verildiği görülür [90]; sınıf adından çok sayıya bakın. Bağ ve meyve bahçesi kurulacaksa aktif kireç analizi de istenmeli, anaç buna göre seçilmelidir. Ayrıntı: kireçli toprak. ### Organik madde Laboratuvarlar çoğunlukla organik karbonu Walkley-Black yöntemiyle ölçer ve 1,724 katsayısıyla organik maddeye çevirir [86] [87]. Raporda "organik karbon" yazıyorsa değer, organik maddenin yaklaşık %58'idir; iki kavram karıştırılmamalı. | Organik madde (%) | Sınıf | Türkiye'deki payı | | < 1 | Çok az | %21 | | 1–2 | Az | %43 | | 2–3 | Orta | %23 | | 3–4 | İyi | %8 | | > 4 | Yüksek | %5 | Kaynak: sınıflar [85], aktaran [86] [87] [88]; Türkiye dağılımı 1990'lara ait TOVEP verisi [107]. Güncel bölgesel çalışmalar da benzer bir tablo gösteriyor tarla: Manisa'da 709 örneğin %64,9'u az, %12'si çok az organik maddeli [87]; Gaziantep'te 215 antepfıstığı bahçesinin %84,7'si az veya çok az sınıfında [88]. Hedef evrensel değildir; kil arttıkça hedef yükselir. Organik karbonun kile oranı 1/10 ve üstündeyse "iyi", 1/13'ün altındaysa "bozulmuş" kabul edilir [114]. Organik madde yavaş değişir; bir yıldan diğerine bir puanlık sıçrama genellikle numune farkıdır. Bkz. toprak organik maddesi. ## Fosfor, potasyum ve mikro element değerleri nasıl yorumlanır? ### Fosfor Nötr ve alkali topraklarda Olsen (sodyum bikarbonat) yöntemi [99], asit topraklarda Bray-Kurtz yöntemi kullanılır [87]; Türkiye'nin kireçli topraklarında doğru yöntem Olsen'dir. Türkiye raporları fosforu çoğunlukla kg P₂O₅/da, uluslararası tablolar mg P/kg olarak verir. İki tablonun sınırları birbirine denk düşmez; sayıyı çevirip öteki tabloya taşımak yerine raporun kendi biriminin tablosu kullanılmalıdır. | Sınıf | Olsen P, kg P₂O₅/da | Türkiye'deki payı | Olsen P, mg P/kg | | Çok az | < 3 | %28,5 | < 2,5 | | Az | 3–6 | %26,8 | 2,5–8 | | Orta / yeterli | 6–9 | %17,2 | 8–25 | | Yüksek | 9–12 | %9,7 | 25–80 | | Çok yüksek | > 12 | %17,8 | > 80 | Kaynaklar: kg/da sınıfları [85], aktaran [86] [87]; dağılım [107]; mg/kg sınıfları Olsen ve Sommers [98], aktaran [88] [89] [90]. Topraklarımızın yaklaşık %55'i fosforca az veya çok az sınıfındadır [107]. Fosfor tarla içinde en değişken parametredir; bir çalışmada varyasyon katsayısı %133 bulunmuştur [89]. Kireçli toprakta verilen fosforun önemli kısmı bağlanır. Az sınıfında tabana bant uygulaması, çok yüksek sınıfında bir iki sezon fosforu kesip yeniden ölçmek mantıklıdır. ### Potasyum Değişebilir potasyum, 1 N amonyum asetatla ekstrakte edilir [89] [90]. | K₂O (kg/da) | Sınıf | | < 20 | Az | | 20–30 | Orta | | 30–40 | Yeterli | | > 40 | Yüksek | Kaynak: [85], aktaran [86] [87]. Sonucu mg K/kg veren laboratuvarlar için yaygın şema: 50'nin altı çok az, 50–140 az, 140–370 yeterli, 370–1000 fazla, 1000'in üstü çok fazla [101] [88]. Toprakların yaklaşık %92'si potasyumca yeterli veya fazladır [107]; ancak kumlu, yıkanan ve yoğun sulanan alanlarda düşük potasyum bölgesel olarak görülür. Bursa Kestel'deki enginar bahçelerinde potasyum çoğunlukla eksik bulunmuştur [90]. Potasyum yüksek görünse bile magnezyuma oranı bozuksa dengeye bakılmalıdır; fazla potasyum magnezyum alımını baskılar. ### Mikro elementler (DTPA) DTPA testi, nötr ve kireçli topraklarda yetersiz çinko, demir, mangan ve bakırı belirlemek için geliştirilmiştir; sonuç mg/kg (ppm) olarak verilir [92]. | Element | Kritik düzey, mısır (Lindsay ve Norvell) | Türkiye'de yaygın şema (mg/kg) | | Demir (Fe) | 4,5 | < 2,5 noksan; 2,5–4,5 kritik; > 4,5 yeterli | | Çinko (Zn) | 0,8 | < 0,5 noksan; 0,5–1,0 kritik; > 1,0 yeterli | | Mangan (Mn) | 1,0 (geçici) | < 1 yetersiz; > 1 yeterli | | Bakır (Cu) | 0,2 (geçici) | < 0,2 yetersiz; > 0,2 yeterli | Kaynaklar: kritik düzeyler [92]; üç sınıflı şema [90] ve [87]. Ulusal düzeyde en yaygın mikro element sorunu çinkodur; topraklarımızın yaklaşık yarısında DTPA-çinko 0,5 mg/kg'ın altındadır [107]. Manisa'da örneklerin %66,4'ünde çinko, %69,8'inde mangan az veya çok az, bakır ise %95,4'ünde yeterli bulunmuştur [87]. Bor DTPA ile değil, ayrı bir yöntemle ölçülür; yetersizlik ile fazlalık arasındaki aralık dar olduğundan bor gübresi analiz görülmeden verilmemelidir. Mikro element numunesi paslanmaz çelik, plastik veya tahta aletle alınmalı; galvanizli kova ve paslı kürek çinko ve demiri bulaştırır [104]. ## Örnek bir analiz raporu satır satır nasıl yorumlanır? Aşağıdaki örnek değerler gerçek bir rapordan alınmıştır: Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlasının 0–30 cm analizi (2022) tarla, kaynak: deneme raporu. Her satırı bu sayfadaki sınıf tablolarıyla okuyalım. | Parametre | Sonuç | Sınıf | | pH | 7,37 | Nötr | | Su doygunluğu (saturasyon) | %61 | Killi tın | | Toplam tuz | %0,042 | Tuzsuz | | Kireç (CaCO₃) | %5,66 | Orta kireçli | | Toplam azot | %0,145 | Sınıflandırılmadı | | Fosfor (P₂O₅) | 5,52 kg/da | Az | | Potasyum (K₂O) | 192 kg/da | Yüksek | | Organik madde | %1,05 | Az | Örnek değerler: Ankara Üniversitesi deneme tarlası, 0–30 cm (2022), deneme raporu. Sınıflar [85] ve [95] tablolarına göre. - pH 7,37: Ülgen ve Yurtsever şemasında 6,5–7,5 aralığında, yani nötr [85]. Tüzüner şemasını kullanan bir laboratuvar aynı değeri 7,0–7,9 aralığında "hafif alkali" yazabilir [88]. Sayı aynıdır; besinlerin çoğu için uygun aralıktadır [91]. - Su doygunluğu %61: 51–70 aralığı killi tın bünyeye karşılık gelir [85] [86]. Su ve besin tutma gücü iyi, tarım için dengeli bir bünyedir. - Toplam tuz %0,042: 0,00–0,15 aralığı tuzsuz sınıftır [95]. Bu değerle tuz kaynaklı bir verim kısıtı beklenmez. - Kireç %5,66: 5–15 aralığı orta kireçlidir [85]; alt sınırın hemen üstündedir. Kireçleme gerekmez; fosfor ve çinkonun bir kısmının bağlanabileceği hesaba katılmalıdır [86]. - Toplam azot %0,145: Kaynaklarımızda doğrulanmış bir toplam azot sınıf tablosu bulunmadığından bu satırı sınıflandırmıyoruz. Toplam azotun büyük kısmı organik bağlıdır ve bitkiye hemen yarayışlı azotu göstermez; azot planı bitkiye, ön bitkiye ve verim hedefine göre yapılır. - Fosfor 5,52 kg P₂O₅/da: 3–6 aralığında, az sınıfında [85] [86]; orta sınırına yakındır. Orta kireçli toprakla birlikte okunduğunda fosforun tabana, banda verilmesi mantıklıdır. - Potasyum 192 kg K₂O/da: 40 sınırının çok üstünde, yüksek sınıfında [85]. Ek potasyum ihtiyacı beklenmez; potasyum-magnezyum dengesine bakılması yeterlidir. - Organik madde %1,05: 1–2 aralığında, az sınıfında ve alt sınıra çok yakın [85]. Türkiye'deki toprakların %43'ü bu sınıftadır [107]. Uzun vadeli öncelik organik maddedir: anız yakmamak, ahır gübresi veya kompost, yeşil gübre ve azaltılmış toprak işleme. Bu özet değerlerde DTPA mikro elementleri yer almıyor. Orta kireçli ve organik maddesi az bir toprakta, özellikle çinko için DTPA analizi istemek yorumu tamamlar [92] [107]. Bir sonraki yıl karşılaştırma yapılacaksa numune yine 0–30 cm derinlikten ve aynı laboratuvarda analiz ettirilmelidir. ## Analiz raporunu okurken en sık yapılan 10 hata nedir? - Birim karışıklığı: "Fosfor 12" bir raporda 12 kg P₂O₅/da (çok yüksek), ötekinde 12 mg P/kg (orta) demektir [85] [98]. Gübre önerisinde kg/ha ile kg/da karışırsa doz 10 kat yanlış çıkar; 1 hektar 10 dekardır. - ECe ile EC 1:2,5'i karıştırmak: 1:2,5 değerini ECe tablosuyla okumak tuzluluğu yaklaşık 4 kat küçük gösterir [96] [90]. - Tek numuneye güvenmek: Fosforun tarla içi varyasyon katsayısı bir çalışmada %133, Manisa'da %109 bulunmuştur [89] [87]. Bir tarlayı 8–10 noktadan alınmış toprağın karışımı temsil eder [104]. - Farklı laboratuvarları yan yana koymak: Kritik düzeyler standart hazırlama ve ekstraksiyon prosedürleriyle geçerlidir [92]. Yıllar arası izlemede aynı laboratuvar, aynı derinlik ve aynı mevsim kullanılmalı. - Yanlış zamanda numune almak: Gübrelemeden hemen sonra alınan numune fosfor ve potasyumu yüksek gösterir. Tarlada ekim veya gübrelemeden 1,5–2 ay önce [104], bahçede hasattan sonra [105] alınmalı. - Derinliği yok saymak: 0–20 cm ile 0–30 cm numune aynı tarlada farklı organik madde ve fosfor verir. Raporda derinlik yoksa yorum yapılmamalı. - Sınıf adını kaynak bilmeden okumak: pH 7,3 bir şemada nötr, ötekinde hafif alkalidir [85] [88]; kireç aralıkları bazı makalelerde farklı adlarla geçer [90]. - Toplam ile yarayışlıyı karıştırmak: Ağır metal sınırları toplam metal içindir; DTPA değeri yasal sınırla karşılaştırılmaz [109]. - Bitkiyi hesaba katmamak: "Yeterli" sınıfı ortalama bir bitkiye göredir; örneğin tuz eşiği fasulyede mısırdan düşüktür [111], mısır çinko eksikliğine duyarlıdır. - Kireç ve pH'ı ayrı okumak: Fazla kireçli toprakta orta fosfor ve yeterli demir bile pratikte yetmeyebilir [86]. Analiz sonuçları gübre tavsiyesi için genellikle 2–3 yıl geçerli kabul edilir; örnekleme kaynaklı değişkenlik nedeniyle öneriler ± %10 oynayabilir [91]. Verimin neden düştüğünü toprak dışı etkenlerle birlikte değerlendirmek için verimsiz toprak sayfasına da bakabilirsiniz. ## Ne zaman ziraat mühendisine danışmalı? Raporu okumak öğrenilebilir; ancak sonucu gübre dozuna çevirmek bitkiyi, verim hedefini, sulamayı ve önceki yılların gübrelemesini birlikte değerlendirmeyi gerektirir. Şu durumlarda rapor bir ziraat mühendisiyle okunmalıdır: - ECe 4 dS/m'nin üstündeyse [93] veya pH 8,5'i aşıyorsa: sodyumluluk (ESP veya SAR) ve sulama suyu analizi gerekir; çözüm drenaj ve yıkamadır, gübre değil. - Fosfor çok yüksek sınıftaysa ya da potasyum-magnezyum dengesi bozuksa. - Bağ veya meyve bahçesi kurulacaksa: derin numune, aktif kireç ve anaç seçimi birlikte değerlendirilmeli. - Ağır metal veya pestisit analizinde sınır aşımı görüldüyse: önce tekrar numune, sonra kaynak araştırması. - Raporda yöntem adları (Olsen, DTPA, Walkley-Black, saturasyon veya 1:2,5) ve derinlik yazmıyorsa; yöntemi yazmayan rapor yorumlanamaz. - Aynı tarlada yıldan yıla açıklanamayan büyük sıçramalar varsa. Laboratuvar seçerken ilgili parametre için TS EN ISO/IEC 17025 kapsamında TÜRKAK akreditasyonu aranmalıdır. Akreditasyon laboratuvarın tamamı için değil parametre bazındadır; sertifika ekindeki kapsam listesinde pH, EC, Olsen fosforu ve DTPA mikro elementlerinin yer alıp almadığına bakın. Bakanlığın Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü laboratuvarları 2014'ten bu yana akreditedir [113]. Analiz sonuçlarınızı bir ziraat mühendisiyle birlikte okumak isterseniz WhatsApp hattımızdan raporunuzu gönderebilirsiniz. S: Toprak analizi kaç yılda bir yapılmalı? C: Tarla bitkilerinde her yıl analiz yaptırmak önerilir. Bağ ve meyve bahçelerinde en az üç yılda bir, verim çağındaki bahçede dört yılda bir analiz yeterli kabul edilir. Analiz sonuçları gübre planı için genellikle iki üç yıl geçerli sayılır. S: Toprak analizinde hangi değerlere bakılır? C: Temel verimlilik analizinde bünye (saturasyon), pH, tuz (EC), kireç, organik madde, alınabilir fosfor ve değişebilir potasyum ölçülür. Demir, çinko, mangan ve bakır gibi mikro elementler çoğu laboratuvarda ayrıca DTPA testiyle istenir. S: EC 1:2,5 ile ECe arasındaki fark nedir? C: ECe saturasyon çamurundan süzülen çözeltide, EC 1:2,5 ise toprağa ağırlıkça iki buçuk kat su katılarak ölçülür. Tuz daha çok suda seyreldiği için 1:2,5 değeri ECe değerinden yaklaşık dört kat küçük çıkar. Tuzluluk sınıfları ECe içindir; 1:2,5 değerini bu tabloyla okumak tuzlu toprağı tuzsuz gösterir. S: Normal toprak analizinde ağır metal ve pestisit çıkar mı? C: Hayır. Rutin verimlilik analizinde ağır metal ve pestisit kalıntısı ölçülmez. Arıtma çamuru uygulaması, sanayi veya maden yakınlığı, atık su ile sulama gibi durumlarda bu analizlerin laboratuvardan ayrıca istenmesi gerekir. S: Toprakta organik madde kaç olmalı? C: Türkiye laboratuvarlarının kullandığı tabloda yüzde 2 ile 3 arası orta, 3 ile 4 arası iyi kabul edilir. Hedef iklime ve bünyeye göre değişir; killi toprakta daha yüksek, kumlu toprakta daha düşük değer hedeflenir. Topraklarımızın büyük kısmı yüzde 2'nin altındadır. S: Toprak analiz raporunu kim yorumlamalı? C: Raporu okumayı çiftçi de öğrenebilir, ancak sonucu gübre dozuna çevirmek bitkiyi, verim hedefini, sulamayı ve önceki yılların gübrelemesini birlikte değerlendirmeyi gerektirir. Tuzluluk, yüksek pH, bahçe tesisi veya kirlilik şüphesi gibi durumlarda raporu bir ziraat mühendisiyle okumak gerekir. ===== # Toprak Islahı Nedir? Toprağı İyileştirme Yöntemleri Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/toprak-islahi/ Toprak ıslahı, toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini bitki gelişimine uygun hâle getirmek için yapılan uygulamaların bütünüdür. Drenaj ve derin işleme, kireçleme ve jips, organik madde ve mikrobiyal gübreler bu yöntemlerin başlıcalarıdır. Doğru yöntemi ve sırayı toprak analizi belirler; başarı ise karşılaştırma parseli ve tekrar analizle ölçülür. ## Toprak ıslahı nedir, neyi kapsar? Toprak ıslahı, verimi sınırlayan bir toprak özelliğini kalıcı ya da uzun süreli olarak düzeltmek için yapılan uygulamaların bütünüdür. Hedef, bitkinin köklerini rahatça yayabileceği, su ve havayı dengeli tutan, besinleri alınabilir formda sunan bir toprak elde etmektir. Uygulamalar üç grupta toplanır: fiziksel, kimyasal ve biyolojik. Islah, gübrelemeden farklıdır. Gübre bitkinin o sezonki besin ihtiyacını karşılar; ıslah ise gübrenin ve suyun işe yaramasını engelleyen nedeni ortadan kaldırır. Sıkışmış, tuzlu ya da sodyumlu bir toprağa verilen gübrenin önemli bir kısmı bitkiye ulaşmaz. Hangi sorunun önde olduğunu anlamak için önce toprağın neden verimsizleştiğine bakmak gerekir. ### Islah ile kirletici giderimi aynı şey değildir Islah; tuz, sodyum, pH, sıkışma ve organik madde gibi verimlilik özelliklerini düzeltir. Kirletici giderimi ise toprağa sonradan karışmış ağır metal, petrol veya ilaç kalıntısı gibi maddelerin yönetimidir. Türkiye'de noktasal kirlenmiş sahalar ayrı bir yönetmelikle, risk temelli olarak değerlendirilir [41]. Bu konu için biyoremediasyon rehberine bakabilirsiniz. ## Fiziksel ıslah yöntemleri nelerdir? Fiziksel ıslah, toprağın yapısını ve su hareketini düzeltir. Kök derinliği, suyun toprağa girişi ve fazla suyun uzaklaşması bu grubun konusudur. Fiziksel sorun giderilmeden yapılan kimyasal ve biyolojik uygulamalar çoğu zaman beklenen sonucu vermez. ### Derin işleme ve pulluk tabanının kırılması Yıllarca aynı derinlikte yapılan işleme ve ıslak toprakta makine trafiği, işlenen katmanın altında sert bir tabaka oluşturur. Bu tabaka kökün aşağı inmesini ve suyun süzülmesini engeller. Ağır killi topraklarda risk daha yüksektir; Kahramanmaraş'ta kile çok yakın topraklarda sıkışma nedeniyle köklerin yüzeyde kaldığı bildirilmiştir [86]. Sert tabaka dipkazan gibi aletlerle, toprak tavında ya da kuruya yakın durumdayken kırılır. Islak toprakta yapılan derin işleme sorunu çözmez, aksine yeni bir sıkışma yaratır. Etkinin kalıcı olması için trafiğin sınırlanması, derin köklü bitkilerin ekim nöbetine alınması ve organik madde girdisinin artırılması gerekir. ### Drenaj Su biriken, taban suyu yüksek ya da tuzlanan topraklarda kalıcı çözüm drenajdır. Yüzey drenajı göllenmeyi giderir, kapalı (dren borulu) drenaj ise taban suyunu kök bölgesinin altında tutar. Tuzlu topraklarda yıkama suyu, tuzu ancak drenaj varsa kök bölgesinden uzaklaştırabilir [93]. Drenaj projeleri bölgenin su ve toprak koşullarına göre bir uzman tarafından planlanmalıdır. ### Toprak işleme zamanı ve trafik Fiziksel ıslahın en ucuz parçası, toprağı yeniden bozmamaktır. Toprak tavında değilken, özellikle ıslakken işlenirse agregalar dağılır ve sıkışma kısa sürede geri döner. Makinelerin tarlada hep aynı izlerden geçmesi, gereksiz geçişlerin azaltılması ve hasat sonrası ağır taşıtların ıslak tarlaya girmemesi sıkışmanın yayılmasını sınırlar. ## Kimyasal ıslah: kireçleme, jips ve kükürt ne zaman kullanılır? Kimyasal ıslah, toprağın pH'ını ve iyon dengesini düzeltir. Doğru malzeme ve doz yalnızca analizle belirlenir. Aşağıdaki bilgiler yöntemin mantığını anlatır; uygulama miktarı için ziraat mühendisinin analiz sonucuna göre yaptığı hesap esas alınmalıdır. ### Kireçleme (asit topraklar) pH 5,5'in altındaki asit topraklarda fosfor demir ve alüminyumla bağlanır, alüminyum ve mangan toksisitesi görülebilir. Bu topraklarda kireçleme pH'ı yükseltir. Türkiye'de toprakların yaklaşık %9,5'i hafif asittir ve asit topraklar ağırlıkla Doğu Karadeniz'de bulunur [107]. Kireç miktarı için ayrı bir "kireç gereksinimi" analizi istenmelidir. ### Jips (sodik topraklar) Değişebilir sodyumu yüksek topraklarda kil dağılır, toprak çamurlaşır, kuruyunca kaymak bağlar ve su geçirmez hâle gelir. Jips, toprağa kalsiyum vererek sodyumun yerini almasını sağlar; serbest kalan sodyum ardından yıkama suyuyla ve drenajla uzaklaştırılır [93]. Jips olmadan yapılan yıkama, sodik toprağın yapısını daha da bozabilir. ### Kükürt Kireç içeren sodik topraklarda kükürt, toprakta oksitlenerek asit oluşturur. Bu asit topraktaki kireçle tepkimeye girerek kalsiyumu serbest bırakır ve jipse benzer bir etki yapar [93]. Ancak sodyum sorunu olmayan kireçli topraklarda pH'ı kükürtle düşürmeye çalışmak tarla ölçeğinde ekonomik değildir, çünkü kireç pH'ı tamponlar. Bu topraklarda fosforun banda verilmesi ve mikro elementlerin şelatlı formda uygulanması daha gerçekçidir. Ayrıntılar kireçli toprak rehberinde. ### Bu sayfada neden doz yok? Kireç, jips ve kükürt miktarı; toprağın pH'ına, değişebilir sodyum oranına, bünyesine, kireç içeriğine ve ıslah edilecek derinliğe göre hesaplanır. Aynı ilçede iki komşu tarlanın ihtiyacı birbirinden çok farklı olabilir. Yanlış doz, ya sonuç vermeyen bir masrafa ya da toprağın yapısının daha da bozulmasına yol açar. Miktarı analiz sonucuna göre bir ziraat mühendisine hesaplatın. ## Biyolojik ıslah: organik madde ve toprak canlılığı nasıl artırılır? Biyolojik ıslah, toprağın organik maddesini ve canlı yaşamını artırır. Sonuçları fiziksel ve kimyasal yöntemlere göre daha yavaş görülür, ama toprağın yapısını, besin tutma gücünü ve suyun toprağa girişini birlikte iyileştirir. ### Organik madde ve kompost Çiftlik gübresi, kompost, yeşil gübre ve bitki artıklarının tarlada bırakılması organik maddeyi artırır. Küresel bir meta-analizde buğday ve mısır verimi, organik karbon yaklaşık %2'ye çıkana kadar artmıştır meta-analiz [121]. Organik maddenin suyu doğrudan tutma etkisi popüler anlatıda abartılır [122]; asıl katkısı toprak yapısı ve suyun toprağa girişi üzerindendir. Kaynağı belirsiz kompost ve arıtma çamuru kullanılacaksa önce ağır metal analizi yapılmalıdır. Türkiye'de organik madde artırımı ıslahın en geniş alanıdır. Gaziantep'te incelenen 215 antepfıstığı bahçesinin %84,7'sinde organik madde "az" veya "çok az" bulunmuştur [88]. Sıcak ve kurak bölgelerde organik madde hızla ayrıştığı için hedef iklime ve bünyeye göre belirlenmelidir; kumlu toprakta daha düşük, killi toprakta daha yüksek bir değer hedeflenir [114]. Anızı yakmamak ve toprak işlemeyi azaltmak, eklenen organik maddenin korunmasına yardımcı olur. ### Örtü bitkisi ve ekim nöbeti Ana ürünler arasında yetiştirilen örtü bitkileri toprağı yağmura ve rüzgâra karşı örter, kökleriyle gözenek açar ve toprağa organik madde bırakır. Baklagillerin ekim nöbetine girmesi azot dengesine, derin köklü bitkiler de sıkışmış katmanların açılmasına katkı sağlar. Pestisit uygulanan topraklarda organik madde eklemenin enzim ve mikrobiyal biyokütle kayıplarını telafi ettiği gösterilmiştir meta-analiz [82]. ### Mikrobiyal gübreler Mikrobiyal gübreler, besin yarayışlılığını ve kök gelişimini destekleyen canlı mikroorganizmalar içerir. 171 yayını birleştiren küresel bir meta-analizde verimi ortalama %16 artırmışlardır; etki kurak iklimlerde daha yüksektir meta-analiz [81]. Bu ürünler gübre programının yerine değil, yanında kullanılır. Nasıl çalıştıkları mikrobiyal gübre rehberinde, organik madde hedefleri ise toprakta organik madde rehberinde anlatılıyor. ## Toprak tipine göre hangi ıslah yaklaşımı seçilir? Aynı yöntem her toprakta işe yaramaz. Örneğin asit toprak için doğru olan kireçleme, kireçli toprakta gereksizdir. Aşağıdaki tablo toprak tipine göre ana yaklaşımı ve dikkat edilecek noktayı özetler. | Toprak tipi | Tanı ölçütü | Ana yaklaşım | Dikkat | | Tuzlu | ECe 4 dS/m üzeri, sodyum düşük | Drenaj, kaliteli suyla yıkama, sulama suyunun kontrolü | Tuz gübreyle çözülmez | | Sodik | ESP 15 üzeri, pH çoğunlukla 8,5 üzeri | Jips veya (kireçliyse) kükürt, ardından yıkama ve drenaj | Jipssiz yıkama yapıyı bozabilir | | Kireçli | Toplam kireç %15 üzeri (fazla kireçli) | Fosforu banda verme, şelatlı veya yapraktan mikro element, organik madde | Kireçleme yapılmaz; pH'ı düşürmek ekonomik değil | | Asit | pH 5,5 altı | Kireç gereksinimi analizine göre kireçleme | Alüminyum ve mangan toksisitesi | | Organik maddesi düşük | Organik madde %2 altı | Çiftlik gübresi, kompost, örtü bitkisi, anız yakmama | Değişim yavaştır, yıllar içinde izlenir | | Sıkışmış | Sığ kök, göllenme, sert tabaka | Tavında dipkazan, trafik kontrolü, derin köklü bitki | Islak toprakta işleme yeniden sıkıştırır | Tuzlu ve sodik toprak sınıfları Richards (1954) tanımlarına dayanır [93]; kireç ve organik madde sınıfları Türkiye laboratuvarlarında kullanılan şemadan alınmıştır [86]. Tuzlu ve sodik toprak sık karıştırılır, oysa ıslahları farklıdır. Tuzlu toprakta sorun çözünmüş tuzun fazlalığıdır ve yıkama ile drenaj yeterlidir. Sodik toprakta ise sorun kil yüzeyindeki sodyumdur; yalnızca suyla yıkamak sodyumu uzaklaştırmaz, toprağın yapısını daha da dağıtabilir. Bu nedenle pH'ı 8,5'in üzerinde olan ya da suyu zor geçiren topraklarda ıslah kararından önce mutlaka ESP veya SAR ölçülmelidir [93]. Türkiye'de toprakların yaklaşık %95,5'i tuzsuz sınıftadır [107]. Buna karşın sulanan ovalarda ve seralarda tuzlanma yerel olarak ciddi bir sorundur. Tuz sınıfları ve ölçüm yöntemi farkları için toprak tuzluluğu rehberine bakabilirsiniz. ## Islahtan önce hangi analizler yapılmalı? Islah, kalıcı ve çoğu zaman masraflı bir müdahaledir. Bu yüzden karar tek bir belirtiye değil, analize dayanmalıdır. Başlangıç analizi aynı zamanda ileride başarıyı ölçmek için de karşılaştırma noktasıdır. - Verimlilik analizi: Bünye, pH, EC, kireç, organik madde, fosfor, potasyum. - Sodyum: pH 8,5'in üzerindeyse veya su toprağa zor giriyorsa ESP ya da SAR. - Sulama suyu: Tuz ve sodyum sorunu varsa suyun EC ve SAR değeri. - Tam bünye analizi: Drenaj ve bahçe tesisi gibi uzun vadeli kararlarda hidrometre yöntemi. - Profil çukuru: Sert tabakanın ve taban suyunun derinliği, kök dağılımı. - Ağır metal: Arıtma çamuru, kaynağı belirsiz kompost veya kirli suyla sulama söz konusuysa. Analizde ilk bakılacak satır yöntem ve birimdir. Örneğin tuzluluk raporunda "EC 1:2,5" yazıyorsa okunan değer, saturasyon ekstraktında ölçülen ECe'den yaklaşık 3,7–4,3 kat küçüktür [96]. Bu fark gözden kaçarsa tuzlu bir toprak tuzsuz sanılabilir ve ıslah gereksiz görünür. Yöntemi yazmayan bir raporla ıslah kararı verilmemelidir. Numune 0–20 cm derinlikten, 8–10 noktadan alınarak karıştırılır ve bir numune en fazla 40 dekarı temsil eder [104]. Sonuçların nasıl okunacağı toprak analizi rehberinde anlatılıyor. ## Islahın başarısı nasıl ölçülür? Islahın işe yarayıp yaramadığını görmek için ölçülebilir bir karşılaştırma gerekir. "Bu yıl ürün iyi oldu" gözlemi; hava, çeşit ve sulama farklarını ayırt edemez. Aşağıdaki üç adım bu ayrımı yapmayı sağlar. - Başlangıç analizi: Uygulamadan önce, ıslah edilecek alanın tamamından usulüne uygun numune alın ve sonucu saklayın. - Karşılaştırma parseli: Tarlanın benzer bir kısmında ıslah uygulanmayan bir şerit bırakın. Verimi ve gözlemleri iki parselde ayrı ayrı kaydedin. - Aynı koşulda tekrar analiz: Bir sonraki ölçümü aynı laboratuvarda, aynı derinlikte ve aynı mevsimde yaptırın. Analiz sonuçları gübre önerisi için genellikle 2–3 yıl geçerli kabul edilir ve örnekleme kaynaklı farklar nedeniyle öneriler yaklaşık ±%10 oynayabilir [91]. Organik madde yavaş değişir; bir yıldan diğerine bir puanlık sıçrama görülüyorsa bu genellikle numune alma farkından kaynaklanır. Tuz ve sodyum ise doğru drenaj ve yıkamayla birkaç sezonda belirgin biçimde değişebilir. Biyolojik ıslahın bir parçası olarak kök gelişimini ve besin alımını destekleyen mikrobiyal gübrelerin etiket bilgisi ve uygulama dozları için Proverim ürün sayfasına bakabilirsiniz. S: Toprak ıslahı nedir? C: Toprak ıslahı, toprağın yapısını, kimyasal dengesini ve canlılığını bitki gelişimine uygun hâle getirmek için yapılan uygulamalardır. Drenaj, derin işleme, kireçleme, jips uygulaması, organik madde ve örtü bitkisi bu kapsama girer. S: Toprak ıslahı ile kirli toprağın temizlenmesi aynı şey mi? C: Hayır. Islah, toprağın verimlilik özelliklerini düzeltir. Kirletici giderimi ise toprağa sonradan karışmış ağır metal, petrol veya ilaç gibi maddelerin yönetimidir; ayrı bir mühendislik ve mevzuat konusudur. S: Tuzlu toprak nasıl ıslah edilir? C: Tuzlu toprakta çözüm drenaj ve kaliteli suyla yıkamadır. Drenaj yoksa yıkama suyu tuzu aşağı taşıyamaz. Sodyum da yüksekse yıkamadan önce jips gibi bir kalsiyum kaynağı gerekir; doz analize göre belirlenir. S: Kireçli toprağa kükürt atmak pH'ı düşürür mü? C: Kireçli topraklarda kireç, pH'ı tamponlar; tarla ölçeğinde pH'ı kalıcı olarak düşürmek ekonomik değildir. Bu topraklarda fosforun banda verilmesi, mikro elementlerin şelatlı formda ya da yapraktan uygulanması ve organik madde artırımı daha gerçekçidir. S: Islahın işe yarayıp yaramadığı nasıl anlaşılır? C: Uygulama öncesinde başlangıç analizi yaptırın, tarlada ıslah yapılmayan bir karşılaştırma şeridi bırakın ve aynı laboratuvarda, aynı derinlik ve mevsimde tekrar analiz yaptırın. Verimi iki parselde ayrı ayrı kaydedin. ===== # Toprak Numunesi Nasıl Alınır? Derinlik, Zaman ve Adım Adım Yöntem Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/toprak-numunesi-nasil-alinir/ Toprak numunesi, tarlanın tamamını temsil edecek şekilde zikzak dolaşılarak 8–10 noktadan alınan ve karıştırılan yaklaşık 1 kg topraktır. Tarlada 0–20 cm, meyve bahçesinde katmanlı derinlik kullanılır; numune ekim veya gübrelemeden 1,5–2 ay önce, bahçede hasattan sonra alınır. Etiket kurşun kalemle yazılır. ## Toprak numunesi neden doğru alınmalı? Toprak analizinin değeri, laboratuvara giden numunenin tarlayı ne kadar iyi temsil ettiğine bağlıdır. Bakanlığın numune talimatı bunu açıkça yazar: usulüne uygun alınmamış bir numunenin analizi, en hassas cihazla yapılsa bile değer taşımaz [104]. Laboratuvar sizin gönderdiğiniz 1 kg toprağı ölçer; o 1 kg toprak tarlanızın ortalaması değilse rapor da tarlanızın raporu değildir. Sorunun büyüklüğünü fosfor iyi gösterir. Aynı bölgedeki toprak örneklerinde fosforun varyasyon katsayısı bir çalışmada %133 tarla [89], Manisa'da %109 bulunmuştur [87]. Yani tek noktadan alınan bir avuç toprak, aynı tarlanın birkaç metre ötesinden çok farklı bir sonuç verebilir. Bu yüzden numune her zaman çok noktadan alınan toprakların karışımıdır. Bahçe kültürleri enstitüsünün çiftçi broşürüne göre en sık yapılan hatalar şunlardır: yüzeyden elle 100–150 g toprak almak, etiketi tükenmez kalemle yazıp nemden okunmaz hale getirmek ve aynı mevkideki farklı bahçelerin toprağını karıştırmak [105]. Aşağıdaki adımlar bu hataları önlemek için hazırlandı. Numune laboratuvara ulaştıktan sonra sonuçların nasıl okunacağını toprak analizi yorumlama rehberinde bulabilirsiniz. ## Toprak numunesi ne zaman alınır ve kaç yılda bir tekrarlanır? Tarla bitkilerinde numune, ekim veya gübrelemeden 1,5–2 ay önce alınmalıdır; böylece sonuç gelmeden gübre alınmaz ve planlama zamanında yapılır. Donlu veya çamurlu günde numune alınmaz [104]. Gübrelemeden hemen sonra alınan numune fosfor ve potasyumu olduğundan yüksek gösterir; bu yüzden son gübrelemenin üzerinden yeterli süre geçmesi beklenmelidir. Bağ ve meyve bahçelerinde uygun zaman hasattan yaklaşık 1 ay sonrasıdır. Yaprak analizi de yaptırılacaksa toprak numunesi yaprak örneğiyle aynı dönemde alınabilir [105]. | Konu | Tarla bitkileri | Bağ ve meyve bahçesi | | Zaman | Ekim veya gübrelemeden 1,5–2 ay önce | Hasattan yaklaşık 1 ay sonra | | Kaçınılacak hava | Donlu, çamurlu gün | Donlu, çamurlu gün (genel kural) | | Sıklık | Her yıl (öneri) | En az 3 yılda bir; verim çağında 4 yılda bir | Kaynaklar: [104], [105], [91]. Analiz sonuçları gübre önerisi için genellikle 2–3 yıl geçerli kabul edilir; örnekleme kaynaklı değişkenlik nedeniyle öneriler ± %10 oynayabilir [91]. Yıllar arası karşılaştırma yapacaksanız her seferinde aynı mevsimde, aynı derinlikten numune alın ve aynı laboratuvarı kullanın. Organik madde gibi yavaş değişen bir değerde bir yılda büyük sıçrama görürseniz, önce numune alma farkından şüphelenin; ayrıntı toprak organik maddesi sayfasında. ## Tarla ve sebze alanında numune nasıl alınır? Tarla bitkilerinde bir karışık numune en fazla 40 dekarı temsil eder; tarla homojen görünse bile daha büyük alanlar bölünerek ayrı numuneler alınır [104]. Tarla içinde rengi, eğimi veya bünyesi farklı kısımlar (ör. kumlu bir şerit, çukurda kalan ıslak bir köşe) ayrı numune olarak alınmalıdır [104] [106]. - Dolaşma: Tarlayı zikzak çizerek dolaşın ve her 15–20 adımda bir durun [106]. - Nokta sayısı: Bir karışık numune için 8–10 noktadan toprak alın [104]. - Yüzeyi temizleyin: Alınacak noktadaki bitki artığı, taş ve yüzeydeki kabuğu kenara çekin. - "V" çukur açın: Bel küreğiyle işlenen katman derinliğinde, "V" şeklinde bir çukur açın. Çukurun düz yüzünden 3–4 cm kalınlığında, 18–20 cm boyunda bir dilim kesin [104]. - Derinlik: Tarla bitkilerinde 0–20 cm, yani işlenen katman esas alınır; bazı laboratuvarlar 0–30 cm ister [104]. Hangi derinliği kullandıysanız etikete yazın. - Karıştırma: Tüm noktalardan gelen toprağı temiz bir kovada iyice karıştırın, taş ve kökleri ayıklayın. - Miktar: Karışımdan yaklaşık 1 kg toprağı torbaya koyun [104]. | Kural | Tarla bitkileri | Bağ ve meyve bahçesi | | Bir numunenin en büyük alanı | 40 da | 20 da | | Nokta sayısı | 8–10 | 5–6 (taç izdüşümünden) | | Dolaşma şekli | Zikzak, 15–20 adımda bir | S, U veya zikzak (W) | | Derinlik | 0–20 cm (bazı laboratuvarlarda 0–30 cm) | Verim çağında 0–30 ve 30–60 cm | | Miktar | ≈ 1 kg | ≈ 1–1,5 kg | Kaynaklar: [104], [105], [106]. Sebze için Bakanlık talimatında ayrı bir kural yer almadığından, açık alanda sebze yetiştirilen parselde tarla bitkileri kuralları esas alınabilir. Sebze parselleri çoğu zaman tarladan küçüktür; farklı ürün, farklı gübreleme veya farklı sulama yapılan her parsel ayrı numune olarak alınmalıdır. Sıraya gübreli ekim yapılmışsa numune sıra üstünden alınmaz [104]. ## Meyve bahçesi ve bağda numune nasıl alınır? Meyve ağaçlarının kökleri tarla bitkilerinden çok daha derine iner; bu yüzden bahçede tek katman yetmez. Bir karışık numune en fazla 20 dekarlık homojen bir bahçeyi temsil eder ve 5–6 noktadan alınır [106]. Noktalar ağaçların taç izdüşümünden, yani gübrenin verildiği ve besleyici köklerin bulunduğu bölgeden seçilir [105] [106]. Bahçe S, U veya zikzak (W) çizilerek dolaşılır. Derinlik kaynağa göre biraz farklı verilir: bazı Bakanlık talimatları 0–20, 20–40 ve 40–60 cm katmanlarını [104] [106], bahçe kültürleri broşürü ise 0–30 ve 30–60 cm katmanlarını önerir [105]. Pratik öneri şudur: - Verim çağındaki bahçe: 0–30 ve 30–60 cm, iki ayrı torba [105]. - Yeni bahçe kurulacaksa: 0–30, 30–60 ve 60–90 cm, üç ayrı torba [105]; mümkünse bir profil çukuru açılarak toprak katmanları ayrıca incelenir. Her derinliğin toprağı ayrı karıştırılır ve ayrı torbaya konur; karışık numune miktarı 1–1,5 kg olmalıdır [105]. Laboratuvara hangi torbanın hangi derinliğe ait olduğu mutlaka yazılmalıdır; aksi halde katmanlı numunenin bir anlamı kalmaz. ### Yeni bahçede derin numune neden önemli? Ağaç onlarca yıl aynı yerde kalır; dikimden sonra toprağı düzeltmek çok zordur. Alt katmanlardaki kireç ve pH, anaç seçimini doğrudan etkiler. Yeni bahçe için analiz istenirken aktif kireç analizi de eklenmeli ve sonuç anaçla birlikte değerlendirilmelidir. pH ve kireç farkı için toprak pH değeri sayfasına bakabilirsiniz. ## Serada ve damla sulanan alanda numune nasıl alınır? Seralar ve damla sulamayla yetiştirilen alanlar, tuz bakımından açık tarladan daha hızlı değişir. Sulama suyu ve gübreyle gelen tuz, damlatıcının çevresinde ve toprak yüzeyinde birikir; yağmurla yıkanma da olmadığı için sorun yıldan yıla büyüyebilir. Bu yüzden sera topraklarında tuz (EC) her yıl izlenmelidir. Serada da numune birden çok noktadan alınıp karıştırılır, yüzey temizlenir ve "V" çukur yöntemi kullanılır [104]. Tuzun katmanlara göre dağılımını görmek için numunenin 0–20 ve 20–40 cm katmanlarından ayrı ayrı alınması önerilir; bu, Bakanlık talimatındaki katmanlı örnekleme mantığıyla aynıdır [104]. Farklı ürün yetiştirilen veya farklı sulama hattına bağlı sera bölmeleri ayrı numune olarak alınmalıdır. Laboratuvara tuz analizinin hangi yöntemle yapılacağını sorun. Saturasyon ekstraktında ölçülen ECe ile 1:2,5 süspansiyonda ölçülen EC birbirinden yaklaşık 4 kat farklıdır [96]; sonucu doğru tabloyla okumak için yöntemi bilmek gerekir. Tuzluluk sınıfları ve yönetimi için toprak tuzluluğu sayfasına bakın. Toprakta tuz yüksek çıkarsa sorunun kaynağı çoğu zaman sulama suyudur. Bu durumda toprak numunesiyle birlikte sulama suyundan da numune alınması ve aynı numunede sodyum (ESP veya SAR) değerinin istenmesi önerilir. Tuz sorunu gübreyle değil, drenaj ve yıkama suyuyla çözülür; doğru teşhis için toprak ve su sonuçlarının birlikte okunması gerekir. Seralar kalıntı birikimi açısından da ayrı dikkat ister. Çukurova'daki tarım topraklarında yapılan bir çalışmada eski organoklorlu kalıntılardan DDE ve endosülfan sülfatın seralarda birlikte biriktiği bulunmuştur tarla [36]. Uzun yıllar yoğun ilaçlama yapılmış bir serada kalıntı şüphesi varsa, verimlilik analizine ek olarak pestisit kalıntısı analizi ayrıca istenmelidir. ## Numune nasıl paketlenir, etiketlenir ve laboratuvara gönderilir? Numune temiz ve sağlam bir torbaya konur. Toprak çok ıslaksa soba veya kalorifer üzerinde değil, gölgede kurutulmalıdır [104]. Mikro element analizi yaptıracaksanız numune paslanmaz çelik, plastik veya tahta aletle alınmalı; galvanizli kova ve paslı kürek çinko ve demiri bulaştırarak sonucu bozar [104]. Etiket kurşun kalemle yazılmalıdır; tükenmez kalemle yazılan etiket nemden okunmaz hale gelebilir [105]. Etikete en az şu bilgileri yazın: - Adınız ve telefon numaranız; - İl, ilçe, köy ve parsel (ada/parsel) bilgisi; - Numunenin alındığı derinlik (ör. 0–20 cm veya 30–60 cm); - Bir önceki ürün ve yetiştirilecek ürün; - Sulu mu kuru mu, sulama yöntemi; - Son gübreleme ve organik gübre uygulaması varsa tarihi. Laboratuvar seçerken ilgili parametre için TS EN ISO/IEC 17025 kapsamında TÜRKAK akreditasyonu olup olmadığına bakın; Bakanlığın Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü laboratuvarları 2014'ten bu yana akreditedir [113]. Kirlilik şüphesi varsa (sanayi, maden, atık su ile sulama, arıtma çamuru) rutin pakete ek olarak ağır metal analizi isteyin; verimlilik paketi ağır metal içermez. ## Numune nereden alınmaz? Kaçınılacak hatalar Tarlanın ortalamasını bozan noktalar numuneye karıştırılmamalıdır. Bakanlık talimatları şu yerlerden numune alınmamasını ister [104] [105] [106]: - Eski gübre yığını ve hayvan yatağı yerleri, harman yeri; - Sap ve kök yakılan yerler; - Tümsekler ve su biriken çukurlar; - Tarla bitkilerinde ağaç altları; - Sıraya gübreli ekimde sıra üstü; - Yol, çit, kanal ve dere kenarları; - Karınca ve köstebek yuvaları. Uygulamada sık yapılan hatalar da sonucu en az yanlış yer kadar bozar: - Yüzeyden elle bir avuç (100–150 g) toprak almak [105]; - Tek noktadan numune almak; tarla için 8–10 nokta gerekir [104]; - 40 dekardan büyük bir tarlayı tek numuneyle temsil etmek [104]; - Aynı mevkideki farklı bahçelerin toprağını karıştırmak [105]; - Gübrelemeden hemen sonra numune almak; - Derinliği etikete yazmamak veya her yıl farklı derinlikten almak; - Islak numuneyi sobada kurutmak [104]; - Galvanizli kova veya paslı kürek kullanmak [104]; - Etiketi tükenmez kalemle yazmak [105]. ### Tarlaya çıkmadan önce kısa kontrol listesi Temiz plastik kova ve paslanmaz bel küreği; her numune için ayrı, sağlam torba; kurşun kalem ve etiket; tarlanın kabaca krokisi ve farklı görünen kısımların işareti; hangi parselin hangi torbaya gittiğini gösteren bir not. Bahçede her derinlik için ayrı torba hazırlayın. Numuneyi aldığınız gün etiketleyin ve gölgede saklayın. Numuneniz analiz edildikten sonra raporunuzu bir ziraat mühendisiyle birlikte okumak isterseniz WhatsApp hattımızdan gönderebilirsiniz. S: Toprak numunesi kaç cm derinlikten alınır? C: Tarla bitkilerinde işlenen katman olan 0–20 cm derinlikten alınır; bazı laboratuvarlar 0–30 cm ister. Verim çağındaki meyve bahçesinde 0–30 ve 30–60 cm, yeni bahçe kurulacaksa ayrıca 60–90 cm derinlikten ayrı torbalarda numune alınır. S: Bir numune kaç dekarı temsil eder? C: Tarla bitkilerinde bir karışık numune en fazla 40 dekarı temsil eder; tarla homojen olsa bile daha büyük alan bölünmelidir. Meyve bahçelerinde bu sınır 20 dekardır. Rengi, eğimi veya bünyesi farklı kısımlar ayrı numune olarak alınır. S: Toprak numunesi ne zaman alınmalı? C: Tarlada ekim veya gübrelemeden bir buçuk iki ay önce alınmalıdır; donlu veya çamurlu günde numune alınmaz. Meyve bahçesinde hasattan yaklaşık bir ay sonra almak önerilir. Gübrelemeden hemen sonra alınan numune sonuçları yanıltır. S: Toprak numunesi ne kadar olmalı? C: Tarla için karıştırılmış topraktan yaklaşık 1 kg, meyve bahçesi için 1–1,5 kg yeterlidir. Yüzeyden elle bir avuç toprak almak en sık yapılan hatalardandır ve tarlayı temsil etmez. S: Toprak analizi kaç yılda bir yaptırılmalı? C: Tarla bitkilerinde her yıl analiz önerilir. Bağ ve meyve bahçelerinde en az üç yılda bir, verim çağındaki bahçede dört yılda bir analiz yeterli kabul edilir. Sera ve damla sulamalı alanlarda tuz açısından her yıl izleme yapmak yararlıdır. ===== # Toprakta Organik Madde Neden Önemlidir? Oranı, Artırma Yolları Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/toprak-organik-madde/ Toprak organik maddesi, bitki ve hayvan kalıntılarından oluşan, besin tutan, toprak yapısını kuran ve mikrobiyal yaşamı besleyen karbonlu kısımdır. Türkiye'de tarım topraklarının yaklaşık üçte ikisinde organik madde %2'nin altındadır. Hedef değer iklime ve kil oranına göre değişir; kompost, ahır gübresi, anızı yakmamak ve örtü bitkisi en etkili artırma yollarıdır. ## Toprak organik maddesi ve humus nedir? Toprak organik maddesi; bitki kökleri, anız, yaprak, hayvan gübresi gibi kalıntıların ve bunları ayrıştıran canlıların toprakta bıraktığı karbonlu maddelerin toplamıdır. Kalıntı toprağa girdiğinde mikroorganizmalar ve toprak canlıları onu parçalar; kolay ayrışan kısım karbondioksit olarak havaya döner, bir kısmı ise koyu renkli, kararlı bir yapıya dönüşür. Bu kararlı kısma humus denir. Laboratuvarlar çoğunlukla organik maddeyi değil, organik karbonu (Walkley-Black yöntemiyle) ölçer ve 1,724 katsayısıyla organik maddeye çevirir [86] [87]. Bu nedenle raporda "organik karbon" yazıyorsa, değer organik maddenin yaklaşık %58'idir. İki kavramı karıştırmak hedefi neredeyse iki kat yanlış okumak demektir. Organik madde, toprak verimliliğinin "görünmeyen sermayesidir": besin tutar, toprak yapısını kurar, suyun toprağa girmesini kolaylaştırır ve toprak canlılarının besin kaynağıdır. Organik maddesi düşük toprakların genel verim sorunları için verimsiz toprak sayfasına bakabilirsiniz. ## Toprakta organik madde kaç olmalı, Türkiye'de durum nedir? Türkiye'deki laboratuvar raporlarında organik madde beş sınıfta değerlendirilir. Ulusal verimlilik envanteri TOVEP'in yaklaşık 250 bin örneğine göre dağılım şöyledir: | Organik madde (%) | Sınıf | Türkiye topraklarındaki payı (TOVEP) | | < 1 | Çok az | %21 | | 1–2 | Az | %43 | | 2–3 | Orta | %23 | | 3–4 | İyi | %8 | | > 4 | Yüksek | %5 | Sınıflar: Ülgen & Yurtsever (1995) [85], aktaran [86] [87] [88]. Dağılım: TOVEP, Eyüpoğlu (1999) [107]; veri 1990'lara aittir. Bu tabloya göre toprakların %64'ünde organik madde %2'nin, %87'sinde %3'ün altındadır [107]. Daha yeni bir değerlendirmede de toprakların yaklaşık %88'inin %2'nin, %98'inin %3'ün altında olduğu aktarılmaktadır [124]. Bölgesel çalışmalar aynı tabloyu gösterir: Manisa'da 709 örneğin %64,9'u "az", %12'si "çok az" [87]; Gaziantep'te 215 antepfıstığı bahçesinin %84,7'si az veya çok az [88]; Kahramanmaraş'ta örneklerin %41,8'i az veya çok az [86] organik maddeye sahiptir. Peki hedef ne olmalı? Küresel bir meta-analize göre buğday ve mısırda verim, organik karbon yaklaşık %2'ye (yaklaşık %3,4 organik madde) çıkana kadar artmakta, sonra doyuma ulaşmaktadır; yazarlar kurak iklimlerde bu düzeye ulaşmanın çok zor olduğunu vurgular [121]. Bu yüzden sık duyulan "%3 hedefi" yol göstericidir, ama evrensel değildir: sıcak ve kurak İç Anadolu ile Güneydoğu'da %1,5–2 bile iyi sayılabilir, killi topraklarda daha yüksek bir değer gerekir [114]. ## Organik madde hedefi neden kil oranına göre değişir? Aynı %2 organik madde, kumlu bir toprak için iyi, ağır killi bir toprak için zayıf olabilir. Kil, organik maddeyi kendine bağlayarak korur; bu yüzden kili fazla toprakların organik madde "kapasitesi" de yüksektir. Bu farkı hesaba katmak için Rothamsted araştırmacıları sabit bir yüzde yerine organik karbon / kil oranını önermiştir [114]: | Organik karbon / kil oranı | Toprak yapısının durumu | | 1/8 ve üzeri | Çok iyi | | 1/10 | İyi | | 1/13 | Orta | | 1/13'ün altı | Bozulmuş | Kaynak: Prout ve ark. (2021) [114]. Oran organik karbon ile hesaplanır, organik madde ile değil. Örnek: Kil oranı %25 olan bir toprakta "iyi" sınıf için organik karbonun yaklaşık %2,5, yani organik maddenin yaklaşık %4,3 olması gerekir. Kil oranı %10 olan hafif bir toprakta ise %1 organik karbon (yaklaşık %1,7 organik madde) aynı sınıfa karşılık gelir (bu notta yapılan hesap). Bu hesap için laboratuvardan saturasyon tahmini yerine hidrometreyle tam bünye (kil yüzdesi) analizi istemek gerekir. ## Organik madde besini ve suyu nasıl tutar? ### Besin tutma: KDK (CEC) Katyon değişim kapasitesi (KDK, İngilizce CEC), toprağın pozitif yüklü besin iyonlarını (potasyum, kalsiyum, magnezyum, amonyum) yüzeyinde tutup bitkiye yavaş yavaş bırakma gücüdür. Humusun yüzeyi çok sayıda negatif yük taşır; bu nedenle aynı ağırlıktaki kil minerallerinin çoğundan daha fazla besin iyonu tutar. Özellikle kil oranı düşük, kumlu topraklarda KDK'nın önemli bir kısmı organik maddeden gelir. Bir ayrıntı önemlidir: Nitrat negatif yüklü olduğu için KDK'da tutunmaz. Organik madde nitrat yıkanmasını ancak dolaylı yoldan, mikrobiyal tutma, daha iyi kök gelişimi ve su tutma yoluyla azaltabilir. ### Su tutma ve agregat "Organik madde sünger gibidir" anlatısı kısmen doğrudur, ama doğrudan su tutma etkisi sanıldığından küçüktür. 60 çalışmayı ve 50 binden fazla ölçümü inceleyen bir meta-analize göre organik karbondaki %1'lik artış, bitkiye yarayışlı suyu ortalama 100 mm toprak için yalnızca 1,16 mm artırmaktadır; çalışmaların %75'inde bu artış 0,7–2 mm arasındadır [122] meta-analiz. Pratik karşılığı: 30 cm kök bölgesinde organik karbonda %1 artış yaklaşık 3,5 mm, yani dekarda yaklaşık 3,5 ton ek yarayışlı su demektir (bu notta yapılan hesap). Organik maddenin suya asıl katkısı yapı üzerinden olur. Mikroorganizmaların ve köklerin salgıladığı yapışkan maddeler toprak taneciklerini birbirine bağlayarak agregat (kırıntı) oluşturur. Agregatlı toprakta gözenekler artar; yağmur ve sulama suyu toprağa girer, yüzeyden akıp gitmez, kabuk bağlama ve erozyon azalır. Kök de bu gözeneklerde daha kolay ilerler. ## Organik maddesi düşük toprakta neler değişir? Organik madde azaldığında toprak bir anda verimsizleşmez; değişim yavaş ve sinsidir. Çiftçinin tarlada fark ettiği işaretler genellikle şunlardır: - Kabuk bağlama ve sıkışma: Agregatlar zayıflar, yağmurdan sonra yüzey kaymak gibi kabuk bağlar, çıkış zorlaşır. Toprak işlemek daha çok güç ister; pulluk tabanı daha kolay oluşur. - Su toprağa girmez: Yağmur ve sulama suyu yüzeyden akar, tarlanın eğimli kısımlarında erozyon artar, kuraklık daha erken hissedilir. - Gübreye tepki zayıflar: Besin tutma gücü düşen toprakta, özellikle kumlu tarlalarda, verilen gübrenin daha büyük kısmı bitkiye ulaşmadan yıkanabilir. "Eskisi kadar gübre artık yetmiyor" gözleminin arkasında çoğu zaman bu durum vardır. - Toprak rengi açılır: Organik maddesi yüksek toprak koyu renklidir; renk açıldıkça ilkbaharda toprak daha geç ısınabilir ve yapısı zayıflar. - Toprak canlıları azalır: Solucan ve diğer canlıların besin kaynağı organik maddedir. Canlılık azaldıkça kalıntıların ayrışması ve besinin döngüye girmesi yavaşlar. Bu işaretlerin hiçbiri tek başına teşhis değildir; sıkışma, tuzluluk veya drenaj sorunu da benzer görüntüler verir. Organik maddenin gerçekten düşük olup olmadığı ancak analizle anlaşılır ve sonuç, toprağın bünyesi ve bölgenin iklimiyle birlikte yorumlanmalıdır. Sıcak ve kurak iklimde organik madde hızlı ayrışır; kurak bölgelerde yüksek organik karbon düzeylerine ulaşmanın çok zor olduğu araştırmalarda vurgulanmaktadır [121]. Bu nedenle kurak bölgelerde küçük artışlar bile değerli bir kazanımdır. ## Toprakta organik madde nasıl artırılır? Organik madde, toprağa giren karbon ile ayrışarak kaybolan karbon arasındaki dengeye bağlıdır. Artırmak için ya girdiyi çoğaltmak ya da kaybı yavaşlatmak gerekir. Tarlada uygulanabilecek başlıca yollar şunlardır: - Kompost: Olgunlaşmış kompost hem organik madde hem besin kaynağıdır. Olgunlaşmamış materyal toprağa azot açlığı yaşatabilir ve kötü koku, tohum, zararlı taşıyabilir. - Ahır gübresi: İyi yanmış ahır gübresi en eski ve etkili yoldur. Taze gübre toprağa doğrudan karıştırılmamalı, önce olgunlaştırılmalıdır. - Anızı yakmamak: Anız ve sap toprağa karıştırıldığında organik madde girdisi olur. Anız yakmak bu girdiyi havaya gönderir, yüzeydeki canlılara ve organik maddeye zarar verir. - Örtü bitkisi ve yeşil gübre: Ana ürünler arasında toprağı çıplak bırakmamak, hem köklerle karbon girdisi sağlar hem erozyonu azaltır. Baklagil yeşil gübreler toprağa azot da kazandırır. - Azaltılmış toprak işleme: Her derin işleme toprağı havalandırarak organik maddenin ayrışmasını hızlandırır. İşleme sıklığını ve derinliğini azaltmak kaybı yavaşlatır. - Dengeli gübreleme ve ürün nöbeti: İyi beslenen bitki daha fazla kök ve kalıntı bırakır; bu da toprağa dönen karbonu artırır. Hangi yolun seçileceği işletmeye göre değişir. Hayvancılığı olan bir işletmede ahır gübresi en ucuz kaynaktır; hayvancılığı olmayan tahıl tarlasında anızı toprağa karıştırmak ve ürün nöbetine bir baklagil eklemek daha gerçekçidir. Sera ve sebze alanlarında olgun kompost öne çıkar. Bağ ve meyve bahçelerinde sıra aralarında örtü bitkisi bırakmak hem organik madde girdisi sağlar hem de eğimli arazide toprağın taşınmasını azaltır. Hangi yöntem seçilirse seçilsin, sürekliliği tek seferlik büyük bir uygulamadan daha önemlidir. ### Kaynağı belirsiz organik atıklara dikkat Arıtma çamuru, kaynağı belirsiz kompost veya sanayi atığı kökenli organik materyaller ağır metal taşıyabilir. Arıtma çamuru uygulanmadan önce toprak analizi yasal olarak zorunludur [109] [110]. Bu konuda toprakta ağır metal sayfasına bakabilirsiniz. Kireçli topraklarda organik madde artırımı, fosfor ve mikro element yönetiminin de bir parçasıdır; bu konu kireçli toprak sayfasında anlatılmıştır. ## Mikroorganizmalar organik maddenin oluşumunda nasıl rol oynar? Toprağa giren her yaprak, kök ve gübre parçası, önce toprak canlıları tarafından parçalanır. Bakteriler ve mantarlar salgıladıkları enzimlerle bu kalıntıları daha küçük moleküllere ayırır; bu sırada kalıntının içindeki azot, fosfor ve kükürt bitkinin alabileceği forma geçer. Buna mineralizasyon denir. Ayrışma tek yönlü bir "yok olma" süreci değildir. Mikroorganizmaların kendi hücreleri ve salgıları da zamanla toprak organik maddesinin kararlı kısmına katılır. Kil yüzeylerine bağlanan ve agregatların içine hapsolan bu madde, toprakta uzun yıllar kalabilir. Bu nedenle canlı bir toprak, hem besini döngüye sokan hem de organik maddeyi kuran bir sistemdir. Mikrobiyal yaşamın en büyük düşmanları; organik girdinin kesilmesi, toprağın uzun süre çıplak kalması, aşırı sıkışma ve anız yakmadır. Organik girdi düzenli olduğunda toprak canlıları da beslenir; organik madde yönetimi ile toprak canlılığı birbirinden ayrı düşünülemez. Mikrobiyal gübreler toprağa faydalı mikroorganizma kazandırmayı amaçlar; kompost, ahır gübresi veya anız gibi organik girdilerin yerini tutmaz, onlarla birlikte düşünülür. Kök gelişimini ve besin alımını destekleyen mikrobiyal gübrelerin etiket bilgisi ve uygulama dozları için Proverim ürün sayfasına bakabilirsiniz. ## Organik madde değişimi nasıl izlenir? Organik madde yavaş değişir; iyi uygulamalarla bile artış yıllar içinde, küçük adımlarla gerçekleşir. Bu yüzden bir yıldan diğerine 1 puanlık bir sıçrama görüyorsanız, bu büyük olasılıkla gerçek bir değişim değil, numune farkıdır. Güvenilir bir takip için: - Aynı laboratuvar: Yöntem, öğütme ve eleme farkları sonucu değiştirir. Analiz yöntemlerinin kritik değerleri, standart hazırlama ve ekstraksiyon prosedürleriyle geçerlidir [92]. Yıllar arası karşılaştırmada aynı laboratuvarı kullanın. - Aynı derinlik: Organik madde yüzeyde yoğunlaşır; 0–20 cm ile 0–30 cm numune aynı tarlada farklı sonuç verir. Tarla bitkilerinde genellikle 0–20 cm kullanılır [104]. - Aynı mevsim ve aynı noktalar: Numuneyi her yıl aynı dönemde, ekim veya gübrelemeden 1,5–2 ay önce, tarlanın aynı bölgelerinden 8–10 noktalı karışık örnek olarak alın [104]. - Aynı birim: Raporda organik madde mi, organik karbon mu yazdığını her yıl kontrol edin. - Uzun vadeli bakış: Sonucu tek yıla göre değil, 3–5 yıllık eğilime göre değerlendirin. Numune alma kuralları için toprak numunesi nasıl alınır, raporun diğer satırları için toprak analizi rehberi sayfalarına bakabilirsiniz. S: Toprakta organik madde kaç olmalı? C: Türkiye'deki laboratuvar raporlarında yüzde 2–3 orta, yüzde 3–4 iyi sayılır. Ancak tek bir ideal değer yoktur: sıcak ve kurak bölgelerde yüzde 1,5–2 bile iyi kabul edilebilir, killi topraklarda ise daha yüksek bir hedef gerekir. En doğru ölçüt, organik karbonun kil oranına göre değerlendirilmesidir. S: Organik madde ile organik karbon aynı şey mi? C: Hayır. Laboratuvarlar çoğunlukla organik karbonu ölçer ve 1,724 katsayısıyla organik maddeye çevirir. Organik karbon, organik maddenin yaklaşık yüzde 58'idir. Raporunuzda hangisinin yazdığına mutlaka bakın. S: Humus nedir? C: Humus, bitki ve hayvan kalıntılarının mikroorganizmalar tarafından ayrıştırılıp dönüştürülmesiyle oluşan, koyu renkli ve görece kararlı organik maddedir. Taze kalıntılar haftalar ile aylar içinde ayrışırken humus toprakta yıllarca kalabilir. Besin tutma ve toprak yapısı üzerindeki etkisinin önemli kısmı humustan gelir. S: Toprakta organik madde nasıl artırılır? C: Olgun kompost ve ahır gübresi vermek, anızı yakmayıp toprağa karıştırmak, örtü bitkisi veya yeşil gübre yetiştirmek ve toprak işlemeyi azaltmak en etkili yollardır. Artış yavaştır ve yıllar içinde ölçülür. Kaynağı belirsiz organik atık veya arıtma çamuru kullanılacaksa önce analiz yaptırılmalıdır. S: Organik madde suyu ne kadar tutar? C: Organik maddenin bitkiye yarayışlı suya doğrudan katkısı sanıldığından küçüktür. Asıl katkısı toprak yapısını iyileştirmesi, yağmur ve sulama suyunun toprağa girmesini kolaylaştırması ve kabuk bağlamayı azaltmasıdır. Bu sayede su yüzeyden akıp gitmek yerine kök bölgesinde kalır. S: Organik madde değerim bir yılda çok değişti, neden? C: Organik madde çok yavaş, yıllar içinde değişir. Bir yıldan diğerine bir puanlık sıçrama genellikle farklı derinlikten, farklı noktadan ya da farklı laboratuvarda yapılan ölçümden kaynaklanır. Takip için aynı laboratuvar, aynı derinlik ve aynı mevsim kullanılmalıdır. ===== # Toprak pH Değeri Kaç Olmalı? Ölçüm, Sınıflar ve Yorumlama Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/toprak-ph-degeri/ Besin elementlerinin çoğu için en uygun toprak pH aralığı 6,0–7,5'tir. Türkiye laboratuvarları 6,5–7,5'i nötr, 7,5–8,5'i hafif alkali sayar ve topraklarımızın yaklaşık %60'ı hafif alkalidir. Alkali ve kireçli toprakta asıl sorun pH'ın kendisi değil, fosfor, demir ve çinkonun bağlanmasıdır. Bu yüzden pH her zaman kireçle birlikte okunur. ## Toprak pH değeri neyi gösterir? pH, toprak çözeltisindeki hidrojen iyonu etkinliğinin ölçüsüdür ve toprağın asit, nötr ya da alkali olduğunu gösterir. Ölçek logaritmiktir: pH 8 olan bir çözelti, pH 7 olana göre on kat daha az hidrojen iyonu içerir. Bu yüzden 7,0 ile 8,0 arasındaki fark küçük bir sayı farkı değil, toprak kimyasında büyük bir değişimdir. pH tek başına bir besin elementi değildir, ama neredeyse bütün besinlerin bitkiye ne kadar yarayışlı olduğunu belirler. Aynı miktarda fosfor, demir veya çinko içeren iki topraktan pH'ı yüksek olanında bitki bu elementleri daha zor alır. Ayrıca pH düştükçe toprakta bulunan ağır metaller daha hareketli hale gelir [13]. Bu nedenle pH, toprak analizi raporunda diğer bütün sonuçların yorumunu etkileyen ilk satırlardan biridir. ## Toprak pH sınıfları nelerdir? İki şema arasındaki fark Türkiye'deki laboratuvar raporlarında iki ayrı pH sınıflaması dolaşır. En yaygın olanı Ülgen ve Yurtsever'in Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi'ndeki şemadır [85]; bazı laboratuvarlar ise Tüzüner'in Toprak ve Su Analiz Laboratuvarları El Kitabı'ndaki şemayı kullanır [88]. | Ülgen ve Yurtsever | Sınıf | Tüzüner | Sınıf | | < 4,5 | Kuvvetli asit | < 4,0 | Çok kuvvetli asit | | 4,5–5,5 | Orta asit | 4,0–4,9 | Kuvvetli asit | | 5,5–6,5 | Hafif asit | 5,0–6,0 | Orta derecede asit | | 6,5–7,5 | Nötr | 6,0–6,9 | Hafif asit | | 7,5–8,5 | Hafif alkali | 7,0 | Nötr | | > 8,5 | Kuvvetli alkali | 7,0–7,9 / 8,0–8,9 / > 9,0 | Hafif / kuvvetli / çok kuvvetli alkali | Kaynaklar: sol sütun [85], aktaran [86] ve [87]; sağ sütun Tüzüner (1990), aktaran [88]. Fark şuradadır: Tüzüner şeması yalnızca 7,0'ı nötr sayar, Ülgen ve Yurtsever ise 6,5–7,5 aralığının tamamını nötr kabul eder. Örneğin pH 7,3 bir raporda "nötr", diğerinde "hafif alkali" yazabilir. İki rapor aynı toprağı farklı adla tanımlıyor olabilir; karşılaştırmada sınıf adına değil sayıya bakılmalıdır. Bu sitede, Türkiye laboratuvar raporlarının büyük çoğunluğuyla uyumlu olduğu için Ülgen ve Yurtsever şeması kullanılır. Elinizdeki raporun hangi şemayı kullandığını anlamanın en kolay yolu, 7,0 ile 7,5 arasındaki bir değerin nasıl adlandırıldığına bakmaktır: "nötr" yazıyorsa büyük olasılıkla Ülgen ve Yurtsever, "hafif alkali" yazıyorsa Tüzüner şeması kullanılmıştır. ### Gerçek bir örnek Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme tarlasının 0–30 cm analizinde (2022) pH 7,37 ölçülmüştür (deneme raporu). Bu değer Ülgen ve Yurtsever şemasında nötr [85], Tüzüner şemasında hafif alkali sınıfına girer [88]. Aynı toprakta kireç %5,66 ile orta kireçli sınıftadır [85]. ## Türkiye topraklarının pH değeri kaç? Türkiye toprakları ağırlıkla alkali karakterlidir. Ulusal toprak verimlilik verisine göre topraklarımızın yaklaşık %60'ı pH 7,5–8,5 aralığında (hafif alkali), yaklaşık %30'u nötr ve yaklaşık %9,5'i hafif asittir [107]. Asit topraklar ağırlıkla yağışın bol olduğu Doğu Karadeniz'de bulunur. | pH sınıfı | Türkiye'deki yaklaşık payı | | Hafif asit | %9,5 | | Nötr | %30 | | Hafif alkali (7,5–8,5) | %60 | Kaynak: TOVEP verisi, Eyüpoğlu [107]; veri 1990'lara aittir. Alkali karakterin büyük kısmı kireçten gelir: ülke topraklarının yaklaşık %30'u fazla veya çok fazla kireçli sınıftadır [107]. Bu yüzden Türkiye'de pH sorunu çoğu zaman "asitlik" değil, kireçle birlikte gelen besin bağlanması sorunudur. Kireçli toprakların özel yönetimi için kireçli toprak sayfasına bakabilirsiniz. ## pH besin elementlerinin yarayışlılığını nasıl etkiler? Besin elementlerinin çoğu için en uygun aralık pH 6,0–7,5'tir [91]. Bu aralığın altına ve üstüne çıkıldıkça farklı elementler bağlanır ve bitkinin erişemeyeceği hale gelir. Aşağıdaki tablo nitel bir özettir; aralıklar keskin sınırlar değil, eğilimleri gösterir. | pH aralığı | Yarayışlılığı azalan | Not | | < 5,5 (asit) | Fosfor (demir ve alüminyumla bağlanır), kalsiyum, magnezyum, molibden | Alüminyum ve mangan toksisitesi riski; kireçleme gerekebilir | | 6,0–7,5 | — | Besinlerin çoğu için en uygun aralık | | 7,5–8,5 (kireçli, alkali) | Fosfor (kalsiyumla bağlanır), demir, çinko, mangan, bakır, bor | Demir klorozu ve çinko eksikliği tipiktir | | > 8,5 | Yukarıdakiler ve toprak yapısının bozulması | Genellikle yüksek değişebilir sodyuma işaret eder | Kaynak: genel toprak bilimi bilgisi; değerlendirme çerçevesi [91]. Fosfor: Alkali ve kireçli toprakta fosfor kalsiyumla bağlanır. Verilen fosforun bir kısmı kısa sürede bitkinin erişemeyeceği forma geçer; bu yüzden fosfor bu topraklarda tabana, banda veya ocağa verilir. Kireç arttıkça analizde yeterli görünen fosfor bile bitkiye yetmeyebilir [86]. Demir, çinko, mangan: Bu elementlerin yetersizliği en çok nötr ve kireçli topraklarda görülür; bunları ölçen DTPA testi de tam olarak bu topraklar için geliştirilmiştir [92]. Topraklarımızın yaklaşık yarısında DTPA-çinko 0,5 mg/kg'ın altındadır [107]. Demir klorozu (yaprakta damarlar arası sararma) topraktaki toplam demir bol olduğu halde görülebilir; kireçli toprakta inorganik demir tuzu vermek yerine kararlı şelat formları veya yaprak uygulaması tercih edilir. Bor: Alkali toprakta borun yarayışlılığı da değişir, ancak bor eksikliği ile fazlalığı arasındaki aralık dardır. Bor gübresi analiz sonucu görülmeden verilmemelidir. Ağır metaller: pH düştükçe aynı toplam metal miktarı toprakta daha hareketli hale gelir ve bitkiye geçişi kolaylaşır [13]. Bu yüzden Türkiye'deki ağır metal sınır değerleri asidik toprak için daha sıkıdır: örneğin kurşun için pH 5–6 aralığında 50 mg/kg, pH 6'nın üzerinde 300 mg/kg; kadmiyum için sırasıyla 1 ve 3 mg/kg [109]. Kirlilik şüphesi olan bir tarlada pH değeri, ağır metal sonucunun da nasıl okunacağını belirler. ## pH ile kireç aynı şey mi? Hayır. pH, toprak çözeltisinin asitlik veya alkalilik derecesidir ve birimi yoktur. Kireç ise topraktaki kalsiyum karbonat miktarıdır ve yüzde olarak verilir; Scheibler kalsimetresiyle ölçülür [86] [87]. Biri "ne kadar alkali" sorusunu, öteki "alkaliliği tamponlayan ne kadar kireç var" sorusunu yanıtlar. Kireçli topraklar genellikle hafif alkalidir ve kireç pH'ı tamponlar; yani pH'ı düşürmeye çalıştığınızda kireç çözünerek pH'ı yeniden yükseltir. Bu yüzden kireci yüksek bir tarlada pH'ı kalıcı olarak düşürmek pratikte çok zordur. Öte yandan pH 8,5'in üzerindeki değerler çoğu zaman kireçten değil, değişebilir sodyumun yüksekliğinden kaynaklanır. Bu durumda aynı numunede EC ve değişebilir sodyum (ESP) istenmelidir; sodyumlu ve tuzlu toprakların yönetimi toprak tuzluluğu sayfasında anlatılıyor. | Ölçüt | pH | Kireç (CaCO₃) | | Ne gösterir? | Asitlik/alkalilik derecesi | Kalsiyum karbonat miktarı | | Birim | Birimsiz (logaritmik) | % | | Ölçüm | pH metre, 1:2,5 su veya saturasyon çamuru | Scheibler kalsimetresi | | Kısa sürede değişir mi? | Sınırlı ölçüde | Pratikte hayır | Kaynaklar: [86], [87], [90]. ## Hangi bitki için hangi pH uygundur? Genel kural, besin elementlerinin çoğunun pH 6,0–7,5 aralığında en iyi yarayışlılıkta olmasıdır [91]. Bitkilerin pH tercihi ise türe, çeşide ve meyve ağaçlarında anaca göre değişir. Bazı bitkiler asit topraklara uyum sağlamıştır; örneğin çay, Doğu Karadeniz'in asit topraklarında yetiştirilir. Bazı türler ve anaçlar ise kirece ve alkaliliğe daha dayanıklıdır. Bitki bazında kesin pH aralıkları kaynaktan kaynağa değiştiği için bu sayfada sayı vermiyoruz. Yeni bir ürüne veya bahçe tesisine karar verirken şu sırayı izleyin: - pH ile birlikte kireç, tuz ve bünyeyi gösteren bir analiz yaptırın. - Meyve bahçesinde derin numune ve aktif kireç analizi isteyin; anaç seçimi buna göre yapılır. - Bölgenizdeki araştırma enstitüsünün veya ziraat mühendisinin ürün ve anaç önerisini alın. - Toprağı bitkiye uydurmaya çalışmak yerine, mümkün olduğunda bitkiyi ve anacı toprağa uygun seçin. Tarla bitkilerinde pH'tan çok, pH'ın yol açtığı besin sorunlarına bakılır. Örneğin kireçli ve alkali bir toprakta mısır yetiştirilecekse çinko, fasulye ekilecekse tuz ve çinko, meyve bahçesi kurulacaksa demir klorozu riski ayrıca değerlendirilmelidir. Bu riskleri sayıyla görmenin yolu, pH ile birlikte DTPA mikro element analizini de istemektir [92]. ## Toprak pH'ı nasıl ölçülür? Türkiye'deki laboratuvarlar pH'ı cam elektrotlu pH metreyle iki yoldan biriyle ölçer: saturasyon çamurunda [87] veya toprak ile suyun ağırlıkça 1'e 2,5 oranında karıştırıldığı süspansiyonda [90]. 1:2,5 yönteminde toprak, ağırlığının 2,5 katı saf suyla karıştırılır, bir süre bekletilir ve süspansiyona elektrot daldırılarak okuma yapılır. Yöntemler arasında küçük farklar olabileceğinden raporda yöntem satırı kontrol edilmeli, yıllar arası karşılaştırmada aynı laboratuvar kullanılmalıdır. Ölçümün doğruluğu numuneye bağlıdır. pH tarla içinde değişebilir; tek noktadan alınmış toprak tarlayı temsil etmez. Tarla için 8–10 noktadan alınıp karıştırılmış yaklaşık 1 kg toprak gönderilmelidir [104]. Adım adım yöntem için toprak numunesi nasıl alınır rehberine bakın. Ev tipi pH kalemleri ve test kitleri kabaca yön gösterebilir, ancak kalibrasyon ve yöntem farkları nedeniyle laboratuvar ölçümünün yerini tutmaz. Gübre kararı veya bahçe tesisi gibi kalıcı kararlar için akredite bir laboratuvarın raporu esas alınmalıdır. ## Asit ve alkali toprakta pH nasıl yönetilir? ### Asit toprak (pH 5,5'in altı) Asit topraklarda fosfor demir ve alüminyumla bağlanır, kalsiyum ve magnezyum azalır, alüminyum ve mangan toksisitesi görülebilir [91]. Çözüm kireçlemedir; ancak ne kadar kireç verileceği yalnız pH'a bakılarak belirlenmez. Laboratuvardan ayrıca "kireç gereksinimi" analizi istenmeli ve doz bu analize, bünyeye ve yetiştirilecek bitkiye göre bir ziraat mühendisiyle belirlenmelidir. Aşırı kireçleme de mikro element bağlanmasına yol açabilir. ### Alkali ve kireçli toprak (pH 7,5'in üstü) Türkiye'nin çoğunu oluşturan bu topraklarda sorun pH'ın kendisi değil, fosfor ve mikro elementlerin bağlanmasıdır. Kireçli tarla toprağında pH'ı büyük miktarda kükürt gibi malzemelerle düşürmeye çalışmak, kireç tamponladığı için tarla ölçeğinde genellikle ekonomik değildir. Daha gerçekçi adımlar şunlardır: - Asit karakterli gübre formlarını tercih etmek; - Fosforu tabana, banda veya ocağa vermek; - Çinko ve demiri şelatlı formda ya da yapraktan uygulamak [92]; - Organik maddeyi artırmak: ahır gübresi, kompost, yeşil gübre, anız yakmamak. Topraklarımızın yaklaşık %64'ünde organik madde %2'nin altındadır [107]; ayrıntı toprak organik maddesi sayfasında. Kükürt gibi pH düşürücü malzemeler küçük alanlarda, örneğin asit toprak seven bir bitki için hazırlanan sınırlı bir dikim alanında kullanılabilir; ancak doz toprağın kireç içeriğine bağlıdır ve analiz görülmeden belirlenmemelidir. pH 8,5'in üzerindeki sodyumlu topraklarda ise ıslah farklı bir konudur ve EC, ESP ile sulama suyu analizi birlikte değerlendirilmelidir. Kireçli ve alkali topraklarda kök gelişimini ve besin yarayışlılığını destekleyen mikrobiyal gübrelerin etiket bilgisi ve uygulama dozları için Proverim ürün sayfasına bakabilirsiniz. S: Toprak pH değeri kaç olmalı? C: Besin elementlerinin çoğu için en uygun aralık 6,0 ile 7,5 arasıdır. Bazı bitkiler asit, bazıları kireçli toprağa daha iyi uyum sağlar; bu yüzden hedef değer yetiştirilecek bitkiye göre bir ziraat mühendisiyle belirlenmelidir. S: pH 7,5 üstü toprak kötü müdür? C: Hayır, Türkiye topraklarının büyük kısmı bu aralıktadır ve verimli tarım yapılır. Ancak bu topraklarda fosfor, demir, çinko ve mangan daha kolay bağlanır; gübre seçimi ve uygulama şekli buna göre planlanmalıdır. pH 8,5'in üzerindeyse sodyumluluk ayrıca araştırılmalıdır. S: pH ile kireç aynı şey mi? C: Hayır. pH toprak çözeltisinin asitlik ya da alkalilik derecesini, kireç ise topraktaki kalsiyum karbonat miktarını gösterir. Kireçli topraklar genellikle hafif alkalidir, fakat yüksek pH her zaman kireçten kaynaklanmaz; sodyum da pH'ı yükseltebilir. S: Toprak pH'ı nasıl ölçülür? C: Laboratuvarda toprak ağırlıkça iki buçuk kat suyla karıştırılarak (1:2,5) ya da saturasyon çamurunda cam elektrotlu pH metreyle ölçülür. Doğru sonuç için numunenin tarlanın birçok noktasından alınıp karıştırılması gerekir. S: Alkali toprağın pH'ı düşürülebilir mi? C: Kireçli tarla topraklarında pH'ı kalıcı olarak düşürmek kireç tamponladığı için genellikle ekonomik değildir. Daha gerçekçi yol asit karakterli gübre seçmek, fosforu banda vermek, mikro elementleri şelatlı formda ya da yapraktan uygulamak ve organik maddeyi artırmaktır. ===== # Toprak Tuzluluğu Nedir? EC Değeri, Belirtiler ve Yönetimi Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/toprak-tuzlulugu/ Toprak tuzluluğu, kök bölgesinde çözünmüş tuzların bitkinin su almasını zorlaştıracak düzeye çıkmasıdır ve analizde EC (elektriksel iletkenlik) değeriyle ölçülür. Saturasyon ekstraktında (ECe) 4 dS/m üzeri tuzlu sayılır; ancak fasulye, mısır gibi hassas bitkilerde verim kaybı daha düşük değerlerde başlar. Çözüm gübrede değil, drenaj, yıkama ve sulama suyu yönetimindedir. ## Toprak tuzluluğu nedir ve neden oluşur? Toprak tuzluluğu, kök bölgesindeki suda çözünmüş tuzların (sodyum, kalsiyum, magnezyum klorür ve sülfatları gibi) birikmesidir. Tuz, kökün sudan su çekmesini zorlaştırır; bitki toprak nemli olsa bile "susuzmuş gibi" görünür. Dünyada tuzdan etkilenen toprakların yaklaşık 1.381 milyon hektar, yani kara yüzeyinin yaklaşık %10,7'si olduğu bildirilmektedir [25]. Tuzluluğun tarlada başlıca dört kaynağı vardır: - Sulama suyu: Her sulama suyu bir miktar tuz taşır. Su buharlaşır, tuz toprakta kalır. Tuzlu kuyu veya dönüş suyu kullanılıyorsa birikim hızlanır. - Yetersiz drenaj: Fazla verilen su tarladan uzaklaşamazsa tuz yıkanıp aşağı inemez, kök bölgesinde döner durur. - Yüksek taban suyu: Taban suyu yüzeye yakınsa kılcal yükselmeyle tuzlu su yukarı çıkar ve buharlaşınca yüzeyde beyaz tuz kabuğu bırakır. - Gübre tuzları: Gübreler de tuzdur. Yağışla yıkanmayan seralarda ve damla sulama yapılan alanlarda ihtiyacın üzerinde verilen gübre yerel tuz birikimine yol açabilir. Türkiye'de tuzlanmanın ana nedeni gübre değil, salma ve karık sulama ile drenaj eksikliğidir [123] [124]. Islak (drenaj sorunlu) alanlarla birlikte tuzlanma nedeniyle verimini kısmen ya da tamamen yitirmiş alan yaklaşık 4,2 milyon hektar olarak verilmektedir [123]. Tuzluluk ve alkalilik sorunu yaşayan alan yaklaşık 1,5 milyon hektardır; Harran Ovası'nda 150 bin hektarın yaklaşık 70 bin hektarı hatalı sulama ve drenaj eksikliği yüzünden çoraklaşmıştır [124]. Ulusal verimlilik envanterine (TOVEP) göre ise örneklenen tarım topraklarının %95,5'i tuzsuz, %3,7'si hafif, %0,6'sı orta ve %0,2'si çok tuzludur [107] [86]. Yani sorun ülke geneline yayılmış değil; sulanan ovalarda, kapalı havzalarda ve seralarda yoğunlaşmıştır. ## EC, ECe ve 1:2,5 değeri arasındaki fark nedir? EC (elektriksel iletkenlik), toprak çözeltisindeki çözünmüş tuzların toplamını gösterir. Birimler birbirine eşittir: 1 dS/m = 1 mS/cm = 1 mmhos/cm = 1000 µS/cm. Eski raporlarda tuz "% toplam tuz" olarak da yazılabilir. Raporu okurken en önemli soru, değerin hangi yöntemle ölçüldüğüdür: - ECe (saturasyon ekstraktı): Toprak tam doygun çamur haline getirilir, süzülen çözeltide ölçülür. Tuzluluk sınıfları ve bitki tuz eşikleri bu değer içindir [93] [111]. - EC 1:2,5: Toprağa ağırlıkça 2,5 kat su eklenir. Tuz daha çok suda seyreldiği için okunan değer ECe'den yaklaşık 3,7–4,3 kat küçüktür [96] [97]. Sık yapılan hata, 1:2,5 değerini ECe tablosuyla okumaktır. Bu durumda tuzlu bir toprak "tuzsuz" görünür. Hakemli bir yayında bile 1:2,5 ile ölçülen değerlerin ECe sınıflarıyla değerlendirildiği görülmüştür [90]. | Bünye grubu | Yaklaşık çevirme: ECe ≈ | | Kaba (kumlu, tınlı kum, kumlu tın) | 3,68 × EC(1:2,5) + 0,22 | | Orta (tın, siltli tın, killi tın grubu) | 3,84 × EC(1:2,5) + 0,35 | | İnce (kil, siltli kil, kumlu kil) | 4,30 × EC(1:2,5) + 0,17 | Kaynak: Türkiye toprakları üzerinde yapılan çalışma [96]; katsayılar bu çalışmayı uygulayan açık kaynak yazılımdan okunmuştur [97]. Sonuç yaklaşıktır. Örnek: 1:2,5 yönteminde 1,0 dS/m okunan orta bünyeli bir toprak yaklaşık 4,2 dS/m ECe'ye karşılık gelir; yani tuz eşiğindedir (bu notta yapılan hesap). Raporda yöntem yazmıyorsa laboratuvara sorun. Raporun diğer satırlarının nasıl okunacağı için toprak analizi rehberine bakabilirsiniz. ## Tuzluluk sınıfları nelerdir, toprak hangi değerde tuzlu sayılır? Kaynaklar arasında sınıf sınırları biraz farklıdır. Türkiye'deki raporlarda en sık Richards (1954) sınıfları kullanılır; ABD Toprak Etüt El Kitabı ise 2–4 dS/m aralığını "hafif tuzlu" sayar. | Sınıf (Richards 1954) | ECe (dS/m) | Toprak Etüt El Kitabı, ECe (dS/m) | % toplam tuz | | Tuzsuz | 0–4 | < 2 tuzsuz; 2–4 hafif tuzlu | 0,00–0,15 | | Hafif tuzlu | 4–8 | 4–8 tuzlu | 0,15–0,35 | | Orta tuzlu | 8–15 | 8–16 çok tuzlu | 0,35–0,65 | | Çok tuzlu | > 15 | > 16 aşırı tuzlu | > 0,65 | Kaynaklar: Richards sınıfları [93] (aktaran [88] [90]); Soil Survey Manual sınıfları [94] (aktaran [87]); % tuz sınıfları Toprak Etüt Standartları [95]. ### Pratik eşik ECe 4 dS/m üzeri toprak tuzlu kabul edilir. Ancak 2–4 dS/m aralığı da fasulye, mısır gibi tuza hassas bitkilerde verim kaybı başlatabilir; çünkü bu bitkilerin eşikleri 1,0 ve 1,7 dS/m civarındadır [111]. Richards'ın "tuzsuz" sınıfı hassas bitkiler için geniştir. ## Tuzlu, sodik ve tuzlu-sodik toprak arasındaki fark nedir? Bu üç kavram sık karıştırılır, ama ıslah yolları farklıdır. Ayrımı yapmak için analizde EC'nin yanında sodyumla ilgili iki ölçüt istenir: - SAR (sodyum adsorpsiyon oranı): Toprak çözeltisinde (veya sulama suyunda) sodyumun kalsiyum ve magnezyuma göre oranıdır. Suyun ya da toprağın sodyum riskini gösterir. - ESP (değişebilir sodyum yüzdesi): Kil ve organik madde yüzeylerinde tutulan katyonların ne kadarının sodyum olduğunu gösterir. Bu bilgilere göre: - Tuzlu toprak: Çözünmüş tuz fazladır (EC yüksek), sodyum oranı yüksek değildir. Toprak yapısı genelde bozulmaz; yüzeyde beyaz kabuk görülebilir. Yıkama ile düzelir. - Sodik (alkali) toprak: Tuz toplamı yüksek olmayabilir, ama bağlı sodyum fazladır. Kil dağılır, toprak ıslanınca çamurlaşır, kuruyunca sertleşir ve kabuk bağlar; su içeri sızmaz. pH çoğu zaman 8,5'in üzerine çıkar. Bu nedenle pH 8,5'i geçen bir raporda EC ve ESP birlikte istenmelidir (bkz. toprak pH değeri). - Tuzlu-sodik toprak: Hem tuz hem sodyum yüksektir. Önce sodyum sorunu ele alınmadan yalnız yıkama yapılırsa, tuz giderken toprak sodik hale geçip yapısını kaybedebilir. Türkiye'deki tuzdan etkilenen çorak alanların bir değerlendirmesine göre bu alanların %74'ü tuzlu, %25,5'i tuzlu-alkali ve %0,5'i alkalidir [125]. Yani sorunun dörtte birinde sodyum da işin içindedir. ## Tuz stresi bitkide nasıl anlaşılır? Tuz stresi bitkide iki yoldan etki eder. Birincisi ozmotik etkidir: kök çevresindeki çözelti "koyulaştığı" için bitki suyu çekmekte zorlanır [111]. İkincisi, sodyum ve klorür gibi iyonların yapraklarda zamanla birikmesidir. Tarlada görülen başlıca fizyolojik belirtiler şunlardır: - Toprak nemliyken bile bitkinin günün sıcak saatlerinde pörsümesi, yaprakların mat ve koyu yeşil görünmesi, - Büyümenin yavaşlaması, boğum aralarının kısalması, yaprakların küçük kalması, - Yaşlı yaprakların kenar ve uçlarından başlayan kuruma ve yanıklık, - Tarlada lekeler halinde zayıf gelişen alanlar; bu alanlarda çoğu zaman yüzeyde beyaz tuz izi veya sertleşmiş kabuk, - Çıkışın düzensiz olması; çimlenme ve fide dönemi tuza en hassas dönemlerdir. ### Belirtiye bakarak karar vermeyin Bu belirtiler kuraklık, sıkışma, kök bölgesinde su birikmesi veya besin eksikliğiyle karıştırılabilir. Kesin teşhis için sorunlu ve sağlıklı alandan ayrı ayrı numune alınıp EC ve sodyum analizi yaptırılmalı, sonuç bir ziraat mühendisiyle yorumlanmalıdır. Numune alma kuralları için toprak numunesi nasıl alınır sayfasına bakabilirsiniz. ## Hangi ürün ne kadar tuza dayanır? Maas ve Hoffman'ın eşik–eğim modeline göre her bitkinin bir tuz eşiği vardır. ECe bu eşiği aştıktan sonra, eşiğin üzerindeki her 1 dS/m için verim bitkiye özgü bir oranda düşer [111]. | Ürün | Eşik ECe (dS/m) | Eşik üstü her 1 dS/m için verim kaybı | | Fasulye | 1,0 | yaklaşık %19 | | Mısır | 1,7 | yaklaşık %12 | | Domates | 2,5 | yaklaşık %10 | | Buğday | 6,0 | yaklaşık %7 | | Pamuk | 7,7 | yaklaşık %5 | Kaynak: Maas & Hoffman (1977) [111]; literatürde yaygın kullanılan standart değerler. Değerler ECe (saturasyon ekstraktı) esaslıdır; 1:2,5 ile ölçülmüş bir sonuç bu tabloyla doğrudan karşılaştırılmamalıdır. Örnek: ECe değeri 3,5 dS/m olan bir tarlada mısırın eşiği 1,8 dS/m aşılmıştır. Modele göre bu, yaklaşık %22 verim kaybı beklentisi demektir (1,8 × %12; bu notta yapılan hesap). Aynı tarla buğday için eşiğin altındadır. Tuzlu tarlada ürün seçimi, ıslah tamamlanana kadar en ucuz önlemdir. ## Tuzlu toprak nasıl ıslah edilir? Tuzu topraktan uzaklaştırmanın tek gerçek yolu onu suyla kök bölgesinin altına taşımaktır. Bu nedenle tuzlu toprak ıslahında sıralama önemlidir: - Teşhis: EC (tercihen ECe), pH, SAR veya ESP birlikte ölçtürülür. Sera ve damla sulanan alanlarda tuz yüzeyde ve damlatıcı çevresinde biriktiği için numune hem 0–20 hem 20–40 cm'den alınır. - Sulama suyu analizi: Kuyu veya dere suyunun EC ve SAR değeri ölçtürülür. Su tuzluysa, aynı suyla yapılan yıkama tuzu azaltmak yerine yerinde tutabilir. - Drenaj: Taban suyu yüksekse veya su tarlada göllenip kalıyorsa önce drenaj (açık kanal, kapalı dren) sağlanır. Drenajı olmayan tarlada yıkama, taban suyunu yükseltip sorunu büyütebilir. - Yıkama: Drenaj çalışıyorsa, ürün ihtiyacının üzerinde verilen yıkama suyuyla tuz aşağı indirilir. Yıkama miktarı toprak bünyesine, suyun tuzuna ve hedeflenen EC'ye göre hesaplanır. - Sodik toprakta kalsiyum kaynağı: Sodyum sorunu varsa yalnız su vermek yetmez. Jips (alçı taşı) gibi kalsiyum kaynakları kil yüzeyindeki sodyumun yerini alır; açığa çıkan sodyum sonra yıkamayla uzaklaştırılır. Jips miktarı ESP ve toprak analizine göre hesaplanmalıdır; göz kararı uygulama önerilmez. - Kültürel önlemler: Sık ve az su yerine planlı sulama, ihtiyaca göre gübreleme, organik madde artırımı ve ıslah süresince tuza dayanıklı ürün seçimi. Bu adımların tümü bir ziraat mühendisi veya drenaj uzmanıyla planlanmalıdır. Genel ıslah yaklaşımı için toprak ıslahı rehberine, ana sayfadaki tuz bölümü için tuzluluk özetine bakabilirsiniz. ## Bacillus araştırmaları tuz stresi hakkında ne söylüyor? Bitki köküyle birlikte yaşayan bazı bakterilerin tuz stresi altındaki bitkiye nasıl katkı sağlayabileceği uzun süredir araştırılmaktadır. Burada anlatılanlar literatürdeki belirli suşlarla yapılmış çalışmalardır, herhangi bir ürünün iddiası değildir. ### ACC deaminaz ve stres etileni Bitki tuz, kuraklık veya ağır metal gibi bir strese girdiğinde "stres etileni" adı verilen hormonu fazla üretir; bu da kök büyümesini yavaşlatır. ACC deaminaz enzimi taşıyan bazı bakteriler, etilenin öncülü olan ACC'yi parçalayarak bu artışı sınırlayabilir. Derlemelerde bu mekanizmanın stres altındaki bitkinin büyümeye devam etmesine katkı sağlayabildiği anlatılmaktadır [69] [66]. Ancak bu enzim her Bacillus suşunda bulunmaz. ### B. subtilis GB03 ve sodyum birikimi laboratuvar Bacillus subtilis GB03 suşu, 100 mM NaCl tuz stresi altındaki Arabidopsis bitkisinde sodyum taşıyıcı HKT1 genini dokuya özgü biçimde düzenlemiş; bitkide daha az sodyum birikmiştir [79]. Bu, mekanizmayı gösteren değerli bir bulgudur, fakat bir model bitkide ve laboratuvar koşulunda elde edilmiştir. ### Kanıtlar ve sınırlar - Bakteri tuzu yok etmez. Çalışmalarda ölçülen, bitkinin strese dayanıklılığıdır; topraktaki tuz miktarı değil. - Suşa özgüdür. Bir türün adı yeterli değildir; ACC deaminaz gibi özellikler aynı tür içinde bile suştan suşa değişir [69]. - Laboratuvar ile tarla farklıdır. Aşılanan bakterinin yerli mikroplarla rekabeti ve köke yerleşmesi sonucu belirler; tarla sonuçları tutarsız olabilir [68] [78]. - Islahın yerini tutmaz. Drenajı bozuk, tuzlu suyla sulanan bir tarlada hiçbir mikrobiyal uygulama yıkama ve drenajın işini yapamaz. Bacillus bakterilerinin kökle ilişkisi için Bacillus bakterileri sayfasına ve ana sayfadaki mekanizma bölümüne bakabilirsiniz. Tuz yönetimi drenaj, yıkama ve doğru sulamayla yapılır; mikrobiyal gübreler bu adımların yerine geçmez. Kök gelişimini destekleyen mikrobiyal gübrelerin etiket bilgisi ve uygulama dozları için Proverim ürün sayfasına bakabilirsiniz. S: Toprak EC değeri kaç olmalı? C: Saturasyon ekstraktında ölçülen ECe değeri 4 dS/m'nin altındaysa toprak genel sınıflandırmada tuzsuz sayılır. Ancak fasulye, mısır ve domates gibi hassas bitkilerde verim kaybı 1–2,5 dS/m civarında başlayabilir. Bu yüzden değer, yetiştirilecek bitkinin tuz eşiğiyle birlikte okunmalıdır. S: Raporumda EC (1:2,5) yazıyor, nasıl yorumlarım? C: 1:2,5 yöntemi toprağı daha fazla suyla seyreltir; okunan değer saturasyon ekstraktından yaklaşık 4 kat küçüktür. Bu değeri doğrudan ECe tablosuyla karşılaştırmak tuzlu bir toprağı tuzsuz gösterebilir. Laboratuvardan ECe karşılığını isteyin ya da bünyeye göre çevirme katsayısını kullanın. S: Tuzlu toprak ile sodik toprak arasındaki fark nedir? C: Tuzlu toprakta sorun çözünmüş tuzların toplam miktarıdır ve EC yüksektir. Sodik toprakta ise toprak kolloidlerine bağlı sodyum fazladır; toprak dağılır, kabuk bağlar ve su geçirmez hale gelir. Tuzlu-sodik toprakta her iki sorun birlikte görülür ve ıslah sırası farklıdır. S: Tuzlu toprak nasıl ıslah edilir? C: Önce drenajın çalıştığından emin olunur, ardından tuzu kök bölgesinin altına taşıyacak yıkama suyu verilir. Sulama suyunun kendisi tuzluysa analiz ettirilmeden yıkama sonuç vermez. Sodik topraklarda jips gibi kalsiyum kaynakları kullanılır; miktarı mutlaka toprak analizine göre ziraat mühendisi belirlemelidir. S: Gübre toprağı tuzlandırır mı? C: Türkiye'de tuzlanmanın ana nedeni hatalı sulama, yetersiz drenaj ve yüksek taban suyudur. Gübre kaynaklı tuz birikimi daha çok seralarda ve damla sulama yapılan, yıkanmayan alanlarda yerel bir sorun olarak görülür. Bu alanlarda her yıl EC ölçümü yapılması önerilir. S: Bacillus bakterileri tuzu topraktan uzaklaştırır mı? C: Hayır. Bakteriler topraktaki tuzu ortadan kaldırmaz. Bazı Bacillus suşlarının laboratuvar çalışmalarında bitkinin tuz stresine dayanmasına katkı sağladığı gösterilmiştir; ancak bu etki suşa özgüdür ve drenaj ile yıkamanın yerini tutmaz. ===== # Toprakta Ağır Metal Kirliliği: Kaynaklar, Analiz ve Riskler Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/toprakta-agir-metal/ Toprakta ağır metal; fosfatlı gübre, arıtma çamuru, kirli sulama suyu, sanayi ve bazen ana kayanın kendisinden gelir. Riski toplam metal değil, bitkinin alabildiği pay belirler. Bu pay toprak pH'ı ve organik maddeye bağlıdır. Durumu anlamanın tek yolu doğru alınmış numuneyle akredite laboratuvarda yapılan ağır metal analizidir. ## Toprakta ağır metal nereden gelir? Ağır metal kirliliği tarlada çoğu zaman görünmez. Kadmiyum (Cd), kurşun (Pb), nikel (Ni), krom (Cr), arsenik (As), bakır (Cu) ve çinko (Zn) toprağa farklı yollardan girer ve yıllar içinde birikir [8]. Kaynağı bilmek, hangi metalin ölçülmesi gerektiğini de belirler. - Fosfatlı gübre (kadmiyum): Kadmiyum, sedimanter fosfat kayasında safsızlık olarak bulunur ve gübreyle tarlaya taşınır. Derlemelere göre volkanik kökenli fosfat kayaları genellikle çok daha az kadmiyum içerir [10]. Avrupa Birliği bu nedenle fosfatlı gübrede kadmiyum sınırını 60 mg Cd/kg P₂O₅ olarak belirlemiştir [43]. - Arıtma çamuru ve kaynağı belirsiz organik atıklar: Çamur ve bazı atıklar metal taşıyabilir. Bu yüzden Türkiye'de arıtma çamuru uygulanacak topraklar için metal sınırları vardır [40] [42]. - Hayvan gübresi ve bakırlı ilaçlar: Yem katkısından gelen bakır ve çinko gübreyle toprağa geçer. Onlarca yıl bakırlı fungisit kullanılan bağ ve bahçelerde bakır birikebilir [8] [13]. - Sulama suyu: Atık su ya da kirli dere suyuyla sulanan tarlalar metal yükü alabilir [13]. - Sanayi, maden ve trafik: Havadan çökelen kurşun, maden ve döküm sahalarının çevresi tipik kaynaklardır [8]. - Ana kaya (doğal kaynak): Serpantin ve ofiyolit kökenli bölgelerde nikel ve krom doğal olarak yüksektir [8]. Sinop'ta 88 noktadan alınan tarım topraklarında krom ortalaması 194,7, nikel ortalaması 85,0 mg/kg bulunmuştur [34]. Karadeniz kıyısındaki bu tür yükseklikler çoğu zaman ana kayadan kaynaklanır. Küresel ölçekte, 796.084 örnekleme noktasını birleştiren bir çalışma, dünya tarım alanlarının %14–17'sinde en az bir toksik metalin tarımsal eşiği aştığını hesaplamıştır [9]. Bu bir model çıktısıdır ve tek tek ülkelere aynen uygulanamaz. Türkiye geneline ait ulusal bir tarım toprağı ağır metal envanteri ise bulunmamaktadır. Konunun ana sayfadaki özeti için ağır metal bölümüne bakabilirsiniz. ## Toplam metal ile yarayışlı metal arasındaki fark nedir? Laboratuvarın verdiği toplam metal değeri, topraktaki metalin tamamını gösterir. Bitki ise bunun yalnızca bir kısmını alabilir. Bu kısma yarayışlı ya da biyoyararlı metal denir [8] [13]. Aynı toplam kadmiyuma sahip iki tarladan birinde ürün sorunsuz çıkabilir, diğerinde ise ürüne geçiş yüksek olabilir. Bu yüzden toplam değer tek başına riski göstermez. Yasal sınırlar toplam metal üzerinden konur, risk yorumu ise yarayışlı payı ve toprak koşullarını da hesaba katar. ### pH ve organik madde metali nasıl etkiler? Toprak pH'ı düştükçe, organik madde ve kil azaldıkça kadmiyum ve çinko daha hareketli hâle gelir [8] [13]. Asidik ve kumlu bir toprakta metal bitkiye daha kolay geçer. Kireçli, killi ve organik maddece zengin topraklar ise metali daha sıkı tutar. Yönetmeliğin asidik topraklar için daha sıkı sınır koymasının nedeni de budur [40]. Bir başka bağlantı çinkoyla ilgilidir. Kadmiyum, bitkide çinko, demir ve kalsiyumla aynı taşıyıcıları kullanır. Çinkosu eksik toprakta bitkinin kadmiyum alımı artabilir [14]. Bu yüzden ağır metal sonuçları, toprak pH değeri ve organik madde sonuçlarıyla birlikte okunmalıdır. ## Ağır metal verimi ve toprak canlılığını nasıl etkiler? Kadmiyum örneğinde etkiler iyi tanımlanmıştır ve kurşun, nikel ve krom için de benzer mekanizmalar görülür. Kök uzaması ve yan kök gelişimi yavaşlar, su ve besin alımı bozulur. Hücrede reaktif oksijen türleri artar ve oksidatif stres oluşur. Klorofil ve fotosentez azalır [15]. Toprak canlılığı üzerindeki etki sayısal olarak da ölçülmüştür. 671 gözlemi birleştiren bir meta-analizde kurşun, çinko, kadmiyum, bakır ve arsenik kirliliği incelenen yedi enzimin tamamını düşürmüştür meta-analiz. Arilsülfataz %72, canlı mikrobiyal aktivitenin göstergesi olan dehidrogenaz %64 azalmıştır [16]. Yani ağır metalle kirlenmiş toprakta mikrop aktivitesinin göstergesi olan enzim üçte iki oranında düşebilmektedir. Aynı çalışmada kil oranı arttıkça olumsuz etkinin zayıfladığı görülmüştür. Karbon ve kükürt döngüsüne ait enzimler, azot ve fosfor döngüsü enzimlerinden daha çok etkilenmiştir [16]. ### Ortalama verim kaybı neden verilmiyor? Ağır metallerin tarla verimini "ortalama şu kadar" düşürdüğünü gösteren güvenilir bir küresel meta-analiz bulunmamaktadır. Etki doza, toprak pH'ına, metale ve bitkiye göre çok değişir. Bu yüzden bu sayfada uydurma bir yüzde yerine mekanizma ve enzim verisi kullanılmıştır. ## Ağır metal topraktan sofraya nasıl geçer? Bitkisel gıdalar, insanın arsenik ve kadmiyuma maruz kalmasında en büyük paya sahiptir. Kurşun ve cıva ise daha çok kökte tutulur ve yenen kısma daha az taşınır [14]. Bu yüzden gıda güvenliği açısından en çok izlenen metaller kadmiyum ve arseniktir. Geçişi anlatan iki ölçüt vardır. Transfer faktörü, bitkideki derişimin topraktakine oranıdır. Translokasyon faktörü ise sürgündeki derişimin kökteki derişime oranıdır. Çeltikte kadmiyum ve arseniğin hangi taşıyıcılarla alındığı büyük ölçüde aydınlatılmıştır [14]. Gıdadaki sınırlar ürün bazında konur. Aşağıdaki tablo Codex limitlerini göstermektedir [44]. Türkiye'de geçerli metin Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliği'dir [45]. | Ürün | Kadmiyum (mg/kg) | Kurşun (mg/kg) | | Buğday tanesi | 0,2 | 0,2 (tahıllar) | | Cilalı pirinç | 0,4 | 0,2 | | Yapraklı sebze | 0,2 | 0,3 | | Kök ve yumru sebze | 0,1 | 0,1 | Kaynak: Codex limitleri [44]. Toprak sınırları ile gıda sınırları farklı şeylerdir; toprakta sınırın altında kalan bir değer, üründe sınırın altında kalınacağını garanti etmez. ## Türkiye'de topraktaki ağır metal sınır değerleri kaç? Türkiye'de tarım toprakları için en sık başvurulan tablo, 2005 tarihli Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği'nin Ek I-A tablosudur [40]. Bu yönetmelik 2010'da yürürlükten kalktı. Aynı tablo, arıtma çamuru uygulanacak topraklar için 2010 tarihli yönetmelikte sürdürülmektedir [42]. Noktasal kirlenmiş sahalar ise ayrı bir yönetmelikle, risk temelli değerlerle yönetilir [41]. | Metal (toplam, mg/kg fırın kuru toprak) | pH 5–6 | pH > 6 | | Kurşun (Pb) | 50 | 300 | | Kadmiyum (Cd) | 1 | 3 | | Krom (Cr) | 100 | 100 | | Bakır (Cu) | 50 | 140 | | Nikel (Ni) | 30 | 75 | | Çinko (Zn) | 150 | 300 | | Cıva (Hg) | 1 | 1,5 | Kaynak: RG 31.05.2005/25831, Ek I-A [40]. pH 7'nin üstünde ve çevreye zarar yoksa Bakanlık bu sınırları %50'ye kadar artırabilir. ### Bu tablo neyi gösterir? Bu değerler bir arıtma çamuru uygulama ve temizleme ölçütüdür, gıda güvenliği eşiği değildir. Analiz sonucunuzu bu tabloyla karşılaştırırken bağlamı unutmayın ve sonucu bir ziraat mühendisiyle yorumlayın. ### Türkiye'de yapılan ölçümler ne gösteriyor? Sinop: 88 noktada krom ortalaması 194,7 ve nikel ortalaması 85,0 mg/kg bulunmuş, kurşun ise 17,0 mg/kg'da kalmıştır. Çocuklarda kanserojen olmayan risk eşiğin üstünde, yetişkinlerde düşük hesaplanmış; toplam kanser riski kabul edilebilir aralıkta kalmıştır [34]. Krom ve nikel ortalamaları tablodaki pH > 6 sınırlarını aşmaktadır, ancak bu bölgede iki metalin önemli bir kısmı doğal kökenli olabilir. Bafra Ovası: 108 örnekte kadmiyumun zenginleşme faktörü 12,8 bulunmuş ve incelenen metaller içinde en yüksek değer olmuştur. Yazarlar bunu kısmen fosforlu gübre ve yoğun tarımla ilişkilendirmiştir. Nikel kritik değeri aşmış, büyük olasılıkla ana kayadan gelmiştir. Yazarlara göre hiçbir toprak "kirli" kategorisine girmemiştir [35]. Bu çalışmalar yereldir ve Türkiye geneline genellenemez. Ortak mesajları şudur: bazı bölgelerde ana kayadan gelen doğal yükseklik, bazı bölgelerde gübre ve ilaç kaynaklı birikim görülmektedir. ## Ağır metal analizi nasıl istenir? Rutin verimlilik analizinde ağır metal yoktur. Laboratuvara ayrıca belirtmek gerekir. Şu durumlarda istenmesi önerilir: arıtma çamuru, kompost ya da kaynağı belirsiz atık uygulanacaksa; tarla sanayi bölgesi, maden, yoğun trafikli yol veya eski çöp alanı yakınındaysa; atık su veya kirli dere suyuyla sulama yapılıyorsa; bağ ve bahçede uzun yıllar bakırlı ilaç kullanılmışsa; ürün alıcısı ihracat veya sertifika için analiz istiyorsa. - Numuneyi doğru alın. Tarla bitkilerinde 0–20 cm'den, zikzak dolaşarak 8–10 noktadan alınan topraklar karıştırılır ve yaklaşık 1 kg numune hazırlanır. Bir numune homojen olsa bile 40 dekardan büyük alanı temsil etmez [104]. Ayrıntılar için toprak numunesi nasıl alınır rehberine bakın. - Metal bulaşmasını önleyin. Numune paslanmaz çelik, plastik ya da tahta aletle alınmalı; galvanizli kova ve paslı kürek kullanılmamalıdır [104]. Islak numune gölgede kurutulur. - Doğru analizi isteyin. Yasal sınırla karşılaştırma için toplam metal (kral suyu ile çözündürme) istenir. Bitkinin alabileceği payı görmek için ayrıca DTPA ile ekstrakte edilebilir metal istenebilir. DTPA testi aslında nötr ve kireçli topraklarda mikro element eksikliğini belirlemek için geliştirilmiştir [92]; bu değer yasal sınırla karşılaştırılmaz. - Akredite laboratuvar seçin. Laboratuvarın ilgili parametre için TS EN ISO/IEC 17025 kapsamında akredite olup olmadığına, akreditasyon kapsam listesine bakarak emin olun [113]. - Sonucu yorumlatın. Sınırı aşan tek bir değer için önce tekrar numune alınmalı, sonra kaynağın doğal mı insan kaynaklı mı olduğu araştırılmalıdır. Analiz raporunun diğer satırlarını nasıl okuyacağınızı toprak analizi rehberinde bulabilirsiniz. ## Biyolojik yöntemler ağır metale karşı ne yapabilir? Önce temel bir düzeltme: metaller element olduğu için hiçbir canlı onları yok edemez. Literatürde bakterilerin yapabildiği üç şey tanımlanmıştır: metali bağlamak, çöktürüp hareketsizleştirmek ve kimyasal formunu daha az toksik bir forma çevirmek [47] [51]. Toplam metal toprakta kalır; değişen, bitkiye geçen paydır. ### Biyosorpsiyon Bacillus cinsinin kalın hücre duvarındaki karboksil ve fosfat grupları pozitif yüklü metal iyonlarını tutar [49]. Çözelti ortamında bir B. thuringiensis suşu, 25 mg/L başlangıç derişiminde nikelin %94'ünü, bakırın %91,8'ini ve kadmiyumun %87'sini bağlamıştır laboratuvar [50]. Bu oranlar sıvı ortamda ve tek metalle ölçülmüştür; toprakta aynı yüzdeler beklenmemelidir. ### MICP: karbonatla çöktürme Üreaz enzimi üreyi parçalayınca ortamda karbonat oluşur ve kadmiyum, kurşun, çinko gibi metaller karbonat olarak çöker [51]. Çözeltide bazı Bacillus suşları 72 saatte çinko, nikel ve kadmiyumun %93'ten fazlasını çöktürmüştür laboratuvar [52]. Karbonata bağlı metal toprak asitleşirse yeniden çözünebilir ve yöntem üre ile kalsiyum kaynağı gerektirir. Tarlada bu yönteme ait hakemli bir saha verisi bulunmamaktadır. ### Fitostabilizasyon Tarım için uygun strateji, metalin kökte ya da toprakta tutulup yenen kısma geçişinin azaltılmasıdır. Buna fitostabilizasyon denir. Karşıt strateji olan fitoekstraksiyonda ise metal bitkiye çekilip hasatla tarladan çıkarılır; bu, gıda bitkisi için uygun değildir [67]. Bitki ile birlikte yaşayan bakterileri inceleyen bir meta-analizde metal stresi altında bitki biyokütlesine etki büyük ve olumlu bulunmuş, ancak deneylerin tamamı kontrollü koşullarda yapılmıştır meta-analiz [70]. | Çalışma | Ortam | Yenen kısımda metal | Kaynak | | B. vietnamensis 151-6, çeltik | tarla | Tanede Cd: çeşide göre −%25 ile −%49 | [71] | | B. thuringiensis X30 ve Serratia CL-1, turp | tarla | Cd ve Pb: −%37 ile −%81 (iki suşun aralığı) | [73] | | B. megaterium H3, iki yapraklı sebze | saksı | Cd ve Pb: −%41 ile −%80 | [72] | | B. cereus, Brassica nigra (temizlik bitkisi) | saksı | Sürgünde Cr 4 kat arttı | [75] | Tablonun son satırı önemlidir: aynı cins içindeki bir suş metal alımını azaltırken bir başkası artırabilmektedir. Etki suşa, bitkiye ve amaca bağlıdır. Konunun genel çerçevesi için biyoremediasyon rehberine bakabilirsiniz. ## Biyolojik yaklaşımların sınırları nelerdir? - Suşa özgülük: Bir tür adı yeterli değildir. Metal alımını azaltan ve artıran suşlar aynı tür içinde bulunabilir [47] [75]. - Laboratuvar ile tarla farkı: Rakamların çoğu çözelti ve saksı deneylerinden gelir. Literatürde aşılamanın etkisi tutarsız olarak tanımlanmaktadır [68]. Aşılanan bakterinin yerli mikroplarla rekabeti ve köke yerleşmesi sonucu belirler [78]. - Kalıcılık: Bağlanan metal pH düşerse ya da organik madde ayrışırsa yeniden serbest kalabilir. Etki kalıcı bir temizlik değil, bitkiye geçişin azaltılmasıdır [8] [15]. - Zaman: Toprak kadmiyum stokunun doğal değişimi çok yavaştır. Avrupa için yapılan bir hesapta ortalama senaryoda tarım topraklarındaki kadmiyumun 100 yılda yaklaşık %15 azalacağı öngörülmüştür [11]. - Ağır kirli sahalar: Maden, sanayi ve döküm sahaları mühendislik gerektiren işlerdir ve yetkili kurumların denetimindedir [41]. Bu sahalarda biyolojik yöntem tek başına bir çözüm değildir. Pratikte izlenecek yol sadedir: kaynağı belirsiz atık uygulamamak, pH'ın düşmesini önlemek, organik maddeyi korumak ve şüphe varsa ölçmek. Asıl adım analizdir. Ağır metal analizini rutin verimlilik analiziyle birlikte planlamak için toprak analizi rehberindeki parametre listesine bakabilirsiniz. S: Toprakta ağır metal olup olmadığını nasıl anlarım? C: Gözle ya da bitkiye bakarak anlaşılamaz. Usulüne uygun alınmış bir karışık numuneyle laboratuvardan toplam ağır metal analizi istenmelidir. Rutin verimlilik analizinde ağır metal bulunmaz, ayrıca belirtmek gerekir. S: Fosfatlı gübre toprağa kadmiyum taşır mı? C: Fosfat kayasının kökenine bağlı olarak fosfatlı gübre az miktarda kadmiyum içerebilir ve bu yük yıllar içinde birikebilir. Bu yüzden Avrupa Birliği gübredeki kadmiyuma sınır koymuştur. Risk özellikle asidik topraklarda ve uzun yıllar boyunca biriken yükte artar. S: Analizde sınırı aşan bir değer çıkarsa toprak kirli mi demektir? C: Tek bir değer kesin hüküm için yeterli değildir. Önce tekrar numune alınmalı, sonra yüksekliğin doğal mı yoksa insan kaynaklı mı olduğu araştırılmalıdır. Karadeniz ve serpantin bölgelerinde nikel ve krom çoğu zaman ana kayadan gelir. S: DTPA ile ölçülen değer yasal sınırla karşılaştırılabilir mi? C: Hayır. Yönetmelikteki sınırlar kral suyu ile çözündürülen toplam metal içindir. DTPA değeri bitkinin alabileceği payı gösterir ve risk yorumunda yardımcıdır, ancak yasal sınırla doğrudan karşılaştırılmaz. S: Bakteriler topraktaki ağır metali yok edebilir mi? C: Hayır, metaller element olduğu için hiçbir canlı onları yok edemez. Literatürde bazı bakteri suşlarının metali bağladığı ya da daha az hareketli bir forma çevirdiği gösterilmiştir. Bu, metalin bitkiye geçişini azaltabilir ama toprağı metalden arındırmaz. S: Ağır metal riski olan tarlada ne yapılmalı? C: Önce akredite bir laboratuvarda toplam ve yarayışlı metal analizi yaptırılmalı, sonuçlar bir ziraat mühendisiyle yorumlanmalıdır. pH'ın düşmesini önlemek, organik maddeyi korumak ve kaynağı belirsiz atık uygulamamak genel önlemlerdir. Ağır kirlenmiş sahalar yetkili kurumların ve mühendislik müdahalesinin konusudur. ===== # Toprakta Mikroplastik: Malç Kalıntısı Verimi Nasıl Etkiler? Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/toprakta-mikroplastik/ Plastik malç ilk sezonda verimi belirgin şekilde artırır, ancak tarlada kalan film parçaları yıllar içinde birikir ve mikroplastiğe dönüşür. Kalıntı arttıkça verim, kök gelişimi ve suyun toprağa sızması azalır. Bu birikimi önlemenin en etkili yolu, malçı her sezon sonunda eksiksiz toplamaktır. ## Toprakta mikroplastik nedir, nereden gelir? Mikroplastik, gözle zor seçilen çok küçük plastik parçalarına verilen addır. Tarım topraklarında başlıca kaynaklardan biri plastik malç örtüsüdür. Sezon sonunda toplanmayan ya da toplama sırasında yırtılıp tarlada kalan film parçaları güneş, sürüm ve zamanla küçülür, sonunda gözle seçilemeyecek boyuta iner [20]. Çin'de 19 ilden alınan 384 örnekle yapılan bir çalışma bu birikimi yıllara göre göstermiştir. Sürekli malç yapılan tarlalarda mikroplastik sayısı, kilogram toprakta 5 yılda 80, 15 yılda 308, 24 yılda 1.076 parçaya çıkmıştır. Aynı çalışmada makroplastik ortalaması hektarda 83,6 kg bulunmuştur [20]. | Sürekli malç süresi | Mikroplastik (parça/kg toprak) | | 5 yıl | 80 | | 15 yıl | 308 | | 24 yıl | 1.076 | Kaynak: Çin, 19 il, 384 örnek [20]. Malç dışında sera örtüleri, damla sulama boruları, gübre ve tohum kaplamaları ile plastik ambalajlar da tarımsal plastik kaynaklarıdır. FAO'nun tarımsal plastik raporu bu konunun politika çerçevesini ortaya koymaktadır [24]. Türkiye'de malç kullanımının alanı ve toprakta biriken kalıntı miktarı hakkında ulusal ölçekte doğrulanmış bir veri bulunmamaktadır. ## Plastik malçın faydası gerçek mi? Evet. Malç toprağın nemini korur, yabancı otu baskılar ve toprağı erken ısıtır. Bu faydalar sayısal olarak da gösterilmiştir. Çin'de 266 yayını birleştiren bir meta-analize göre malç verimi %24,3, su kullanım etkinliğini %27,6 artırmaktadır meta-analiz [19]. Küresel bir değerlendirmede ilk sezondaki verim artışı %25–42 aralığında bulunmuştur [21]. Malç özellikle sebze, çilek, kavun-karpuz ve pamuk gibi ürünlerde, su kısıtının ve yabancı ot baskısının yüksek olduğu bölgelerde yaygın olarak kullanılır. Bu ürünlerde malçtan vazgeçmek çoğu zaman gerçekçi değildir; gerçekçi olan, malçı doğru yönetmektir. Yani sorun malçın kendisi değildir. Sorun, malçın kısa vadeli faydası için ödenen bedelin, sezon sonunda tarlada kalan kalıntı yoluyla yıllar sonra ortaya çıkmasıdır. ### Kısa vade ve uzun vade İlk sezonda malç kazandırır. Kalıntı toplanmazsa her sezon tarlaya biraz daha plastik eklenir ve bu yük yıllar içinde verimi aşağı çeker. Kararı doğru verebilmek için iki tarafı birlikte görmek gerekir. ## Malç kalıntısı verimi nasıl etkiler? Kalıntı biriktikçe verim düşmektedir. Çin'deki meta-analizde toprakta kalan film kalıntısı hektarda 240 kg'ı aştığında verimin anlamlı olarak düştüğü görülmüştür [19]. Küresel değerlendirmedeki meta-regresyona göre her ek 100 kg/ha film kalıntısı verimi yaklaşık %3 düşürmektedir [21]. Aynı değerlendirmede her 100 kg/ha kalıntı için bitkideki ve topraktaki değişimler de hesaplanmıştır [21]: | Ölçüt (her 100 kg/ha kalıntı için) | Değişim | | Verim | ≈ −%3 | | Suyun toprağa sızma hızı | −%8 | | Kök ağırlığı | −%5 | | Yarayışlı fosfor | −%5 | | Bitki boyu | −%2 | Kaynak: küresel meta-regresyon [21]. Çin'deki tarım topraklarında birikmiş kalıntı 550.800 ton olarak hesaplanmış, kirli sahalarda pamuk veriminde tahmini kayıp %6–10 olarak verilmiştir [21]. 6.223 gözlemi birleştiren başka bir meta-analizde ise plastik kalıntısı ve mikroplastiklerin bitki boyunu %13, kök biyokütlesini %14 düşürdüğü bulunmuştur meta-analiz [22]. ### Bu rakamlar çiftçi için ne anlama gelir? Her sezon toplanmadan kalan küçük bir miktar ilk yıllarda fark edilmez. Ancak kalıntı birikimli olduğu için yük her yıl artar ve verim kaybı da onunla birlikte büyür. Malçın ilk sezonda sağladığı kazancı yıllar içinde korumanın yolu, tarlaya eklenen plastiği her sezon sıfıra yakın tutmaktır. ### Kök ve fosfor neden etkileniyor? Toprağa karışmış film parçaları kökün ilerlediği yolları kapatır, su ve havanın dağılımını bozar. Kök daha az alan tarar ve bu, özellikle toprakta az hareket eden fosfor gibi besinlerin alımını zorlaştırır. Meta-regresyonda kök ağırlığında ve yarayışlı fosforda görülen düşüşler bu tabloyla uyumludur [21]. Yani kalıntı yalnızca fiziksel bir engel değil, besin alımını da dolaylı olarak etkileyen bir sorundur. ## Mikroplastik toprak yapısını, suyu ve canlılığı nasıl etkiler? Film parçaları toprakta suyun ve kökün yolunu keser. Su, plastiğin altına sızamaz ve yüzeyde akar ya da düzensiz yayılır. Suyun toprağa sızma hızındaki %8'lik düşüş bu etkinin ölçülmüş hâlidir [21]. Kök, karşısına çıkan plastik parçasının etrafından dolaşmak zorunda kalır ve kök ağırlığı azalır. Toprak hayvanları da etkilenmektedir. Meta-analizde plastik kalıntısı ve mikroplastikler toprak hayvanlarında üreme hızını %11 azaltmıştır [22]. Solucan gibi canlılar toprakta gözenek açar ve organik maddeyi karıştırır; bu canlıların azalması agregat yapısını ve su tutmayı dolaylı olarak etkiler. Toprak yapısını koruyan diğer uygulamalar için toprak organik maddesi rehberine bakabilirsiniz. ### Etki her zaman aynı yönde mi? Hayır. Mikroplastiğin etkisi polimer türüne göre olumlu, olumsuz ya da nötr olabilmektedir. Mısır ve buğday, marula göre daha hassas bulunmuştur. Toprak gözenekliliği ve mikrobiyal biyokütle gibi bazı ölçütler artabilmektedir [23]. Bu yüzden "mikroplastik her durumda verimi düşürür" demek doğru değildir. Kanıtların desteklediği ifade şudur: kalıntı biriktikçe verim ve toprak yapısı bozulur. ## Tarlada malç kalıntısı nasıl fark edilir? Mikroplastiğin kendisi gözle görülmez, ancak onu besleyen kaynak görülür. Sürüm, çapalama ve fide dikimi sırasında toprağın içinden çıkan film parçaları, tarlada kalıntı biriktiğinin en açık işaretidir. Bu parçalar sık görülüyorsa, gözle görülmeyen küçük parçaların da biriktiğini düşünmek gerekir. Basit bir tarla kontrolü yapılabilir. Tarlanın farklı yerlerinde belirli büyüklükte birkaç alan işaretlenir, üst toprak kazılarak içindeki görünür film parçaları toplanır. Bu bir laboratuvar ölçümü değildir, ama yıllar içinde aynı yöntemle tekrarlandığında kalıntının arttığını ya da azaldığını gösteren pratik bir izleme aracıdır. ### Hangi belirtiler kalıntıyla ilişkili olabilir? - Sulama suyunun bazı yerlerde yüzeyde göllenmesi ya da düzensiz ıslanma; kalıntı suyun toprağa sızma hızını azaltabilir [21]. - Fide söküldüğünde kökün plastik parçasına sarılmış ya da yönünü değiştirmiş olması. - Aynı gübre programına rağmen bitkilerin yıllar içinde daha zayıf gelişmesi ve fosfor sonuçlarının düşmesi [21]. Bu belirtilerin her biri başka nedenlerden de kaynaklanabilir: sıkışma, tuzluluk, besin dengesizliği ya da sulama hataları. Bu yüzden belirti tek başına teşhis değildir; tarladaki kalıntı gözlemi ve toprak analiziyle birlikte değerlendirilmelidir. Tuz ve yapı sorunlarını ayırt etmek için toprak tuzluluğu rehberine de bakabilirsiniz. ## Bakteriler topraktaki plastiği parçalayabilir mi? Literatürde bazı bakterilerin polietileni sınırlı ölçüde parçalayabildiği gösterilmiştir. Plastik yiyen bir güve larvasının bağırsağından elde edilen bir Bacillus suşu (Bacillus sp. YP1), polietilen film üzerinde biyofilm oluşturmuş ve filmde 60 günde %10,7 ± 0,2 ağırlık kaybı sağlamıştır laboratuvar [84]. Bu bulgu iki açıdan önemlidir. Birincisi, plastiğin biyolojik olarak parçalanabileceğini gösterir. İkincisi, bu parçalanmanın yavaş ve kısmi olduğunu ortaya koyar: iki ayda filmin yaklaşık onda biri. Deney laboratuvarda, saf kültürle ve film üzerinde yapılmıştır; tarla toprağında aynı hızın beklenmesi için bir dayanak yoktur. ### Gerçekçi beklenti Bugünkü bilgiyle hiçbir mikrobiyal uygulama tarladaki plastik kalıntısını pratik bir sürede ortadan kaldırmaz. Biyolojik parçalanma araştırma konusudur, tarla çözümü değildir. Konunun genel çerçevesi için biyoremediasyon rehberine bakabilirsiniz. ## Toprakta mikroplastik birikimi nasıl önlenir? En etkili yol, plastiğin mikroplastiğe dönüşmesine fırsat vermemektir. Film bütünken toplanırsa tarlada parçalanacak bir şey kalmaz. - Her sezon sonunda eksiksiz toplayın. Malçı hasattan sonra, güneşte gevrekleşip yırtılmadan kaldırın. Toprağa gömülü kenarları kazarak çıkarın. - Kalın ve dayanıklı film seçin. Çok ince filmler toplama sırasında kolay yırtılır ve tarlada daha fazla parça bırakır. - Toplanan plastiği tarlada yakmayın ve gömmeyin. Geri dönüşüm ya da lisanslı atık toplayıcıya teslim edin. - Sürümden önce yüzeydeki parçaları temizleyin. Sürüm, büyük parçaları toprağa karıştırarak küçülmelerini hızlandırır. - Damla sulama borularını ve sera örtülerini de unutmayın. Kırılan boru parçaları ve yırtık örtüler de toprağa karışan plastik kaynaklarıdır; ömrünü dolduranları tarlada bırakmadan toplayın. - Kalıntının yoğun olduğu tarlaları izleyin. Sürüm ve çapalamada sık film parçası görülüyorsa, o tarlada toplama düzenini gözden geçirin. ### Malç kullanmaya devam etmeli miyim? Kanıtlar malçı bırakmayı değil, malçı yönetmeyi işaret eder. Su kısıtı olan, yabancı otun yoğun olduğu ve erken hasadın önemli olduğu ürünlerde malç ciddi bir kazanç sağlar [19]. Bu kazancın kalıcı olması için toplama işinin malç serme işi kadar planlı yapılması gerekir. Toplama için gereken işçilik ve zaman, ekim planı yapılırken baştan hesaba katılmalıdır. Yıllardır malç kullanılan ve kalıntının fazla olduğu tarlalarda, malçsız bir ürünle ekim nöbeti yapmak, o sezon yüzeydeki ve sürüm katmanındaki görünür parçaları temizlemek için bir fırsat sağlar. Bu dönemde toprak yapısını destekleyen organik madde uygulamaları da planlanabilir. ### Biyobozunur malç nedir? Biyobozunur malç, uygun koşullarda toprak mikropları tarafından parçalanabilecek malzemelerden üretilen örtüdür. Parçalanma hızı malzemenin bileşimine, toprak sıcaklığına, nemine ve mikrop aktivitesine bağlıdır. Bu tür bir ürün seçilecekse, hangi standarda göre ve hangi koşullarda bozunduğunun etiketinde ve üretici belgesinde açıkça yazılı olması gerekir. Bu sayfa biyobozunur malçın tarla performansı hakkında bir karşılaştırma vermemektedir. Seçim yapmadan önce üreticiden şu bilgileri istemek yararlıdır: malzemenin içeriği, toprakta bozunmanın hangi koşulda ve hangi standarda göre test edildiği, ürünün kaç sezon sonra tarlada görünür parça bırakmadığı ve bu bilginin bağımsız bir belgeyle desteklenip desteklenmediği. "Doğada çözünür" gibi genel ifadeler tek başına yeterli değildir; bazı ürünler yalnız endüstriyel kompost koşullarında bozunur ve tarla toprağında beklenen hızda parçalanmayabilir. ### Analiz gerekir mi? Mikroplastik analizi rutin toprak analizlerinde yer almaz ve şu an daha çok araştırma laboratuvarlarında yapılmaktadır. Uzun yıllar malç kullanılan ve verimin düştüğü tarlalarda ise toprak yapısını, organik maddeyi ve besin durumunu görmek için verimlilik analizi yararlıdır. Kalıntıyla ilişkili yarayışlı fosfor düşüşü de bu analizde görülebilir [21]. Verimi düşen tarlada bakılacak diğer noktalar için verimsiz toprak rehberine, ana sayfadaki özet için mikroplastik bölümüne bakabilirsiniz. Uzun süre malç kullanılan tarlanın besin ve yapı durumunu görmek için toprak analizi rehberindeki temel parametrelere göz atabilirsiniz. S: Plastik malç kullanmak zararlı mı? C: Malçın kendisi ilk sezonda verimi ve su kullanım etkinliğini artırır. Sorun, sezon sonunda tarlada kalan film parçalarının yıllar içinde birikmesidir. Malç kullanılıyorsa her sezon sonunda eksiksiz toplanması gerekir. S: Malç kalıntısı verimi ne kadar düşürür? C: Küresel bir değerlendirmeye göre toprakta kalan her ek 100 kg/ha film kalıntısı verimi yaklaşık yüzde 3 düşürmektedir. Kalıntı hektarda 240 kilogramı aştığında verim kaybı anlamlı hâle gelmektedir. Etki bitkiye ve plastiğin türüne göre değişir. S: Mikroplastik topraktan temizlenebilir mi? C: Gözle görülmeyecek kadar küçülmüş parçaları tarladan toplamanın pratik bir yolu yoktur. Bu yüzden en etkili önlem, plastiğin parçalanmadan önce, film hâlindeyken toplanmasıdır. Bakterilerin plastiği parçalayabildiğine dair bulgular laboratuvar düzeyindedir ve çok yavaştır. S: Biyobozunur malç nedir? C: Biyobozunur malç, uygun koşullarda toprak mikropları tarafından parçalanabilecek malzemelerden üretilen örtüdür. Parçalanma hızı malzemeye, toprağa ve iklime bağlıdır. Ürünün hangi standarda göre ve hangi koşulda bozunduğu etiketinde ve üretici belgesinde kontrol edilmelidir. S: Toprakta mikroplastik analizi yaptırılabilir mi? C: Mikroplastik analizi rutin toprak analizlerinde yer almaz ve şu an daha çok araştırma laboratuvarlarında yapılmaktadır. Tarlada pratik gösterge, sürüm ve çapalamada görülen film parçalarıdır. Kalıntı fazlaysa toplama düzenine ve toprak yapısına odaklanmak gerekir. ===== # Toprakta Pestisit Kalıntısı: Kalıcılık, Analiz ve Toprak Canlılığına Etkisi Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/toprakta-pestisit-kalintisi/ Toprakta pestisit kalıntısı, ilacın ya da yıkım ürününün uygulamadan sonra toprakta kalan kısmıdır. Ne kadar kalacağı etken maddeye, toprağa ve iklime bağlıdır. Avrupa'da tarım topraklarının çoğunda kalıntı, çoğunlukla da karışım hâlinde bulunmuştur. Kalıntı ancak etken madde belirtilerek yapılan laboratuvar analiziyle anlaşılır. ## Toprakta pestisit kalıntısı nedir, neden kalır? Pestisit uygulandıktan sonra bir kısmı bitkiye, bir kısmı havaya ve suya, bir kısmı da toprağa gider. Toprağa ulaşan kısım zamanla mikroplar, ışık ve kimyasal tepkimelerle parçalanır. Parçalanma bitmeden toprakta ölçülebilen miktar, pestisit kalıntısıdır. Kalıcılığı anlatan en yaygın kavram DT50'dir: maddenin topraktaki miktarının yarıya inmesi için geçen süre. DT50 aynı etken madde için bile toprağa, neme, sıcaklığa ve mikrop aktivitesine göre çok geniş bir aralıkta değişir. Bu sayfada tek tek etken maddeler için gün sayısı verilmemiştir, çünkü bir topraktaki değer başka bir tarlaya aynen taşınamaz. ### Metabolit: asıl kalıcı olan bazen yıkım ürünüdür Pestisit parçalanırken yeni bileşikler oluşur. Bunlara metabolit ya da yıkım ürünü denir. Glifosatın en bilinen yıkım ürünü AMPA'dır ve toprak analizlerinde glifosatla birlikte aranır [7]. Klorpirifosun ilk ve kalıcı yıkım ürünü TCP'dir [56]. Sipermetrin gibi piretroitlerin ara ürünü olan 3-fenoksibenzoik asit de kalıcı olabilmektedir [60]. Yani "ilaç bitti" demek, toprağın kalıntıdan arındığı anlamına gelmez. ### Kalıcılığı neler belirler? Bir pestisitin toprakta ne kadar kalacağını birkaç etken birlikte belirler. Organik maddeye ve kile sıkı tutunan maddeler suyla kolay taşınmaz ama mikroplara da daha zor ulaşır; bu yüzden daha uzun kalabilir. Suda kolay çözünen maddeler ise daha hızlı parçalanabilir, ancak aşağı katmanlara ve taban suyuna taşınma riski taşır. Toprak tanecikleriyle birlikte erozyonla tarla dışına taşınma da bir kayıp yoludur [7]. Mikrop aktivitesi yıkımın ana motorudur. Sıcak ve nemli dönemde yıkım hızlanır, kuru ve soğuk dönemde yavaşlar. Aynı ilaç kumlu, organik maddesi düşük bir toprakta farklı, killi ve canlı bir toprakta farklı davranır. Yasaklanmalarının üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen DDT ve endosülfan gibi eski organoklorlu ilaçların kalıntıları hâlâ ölçülmektedir [36]. Bu, kalıcılığın en somut örneğidir. ## Tarım topraklarında kalıntı ne kadar yaygın? En kapsamlı veri Avrupa'dan gelmektedir. 317 tarım toprağında 76 etken madde aranmış ve toprakların %83'ünde kalıntı bulunmuştur [6]. Örneklerin %25'inde tek kalıntı, %58'inde iki veya daha fazla kalıntının karışımı vardır. Toplam 166 farklı kombinasyon tespit edilmiş, örnek başına en yüksek toplam pestisit 2,87 mg/kg olmuştur. Yazarlara göre karışım kuraldır, istisna değildir [6]. En sık bulunanlar glifosat ve AMPA, DDT ve metabolitleri, boscalid, epoksikonazol ve tebukonazoldür [6]. Ayrı bir Avrupa taramasında tarım topraklarının %45'inde glifosat ve/veya AMPA bulunmuş, en yüksek değer 2 mg/kg ölçülmüştür. Çalışma erozyonla tarla dışına taşınma riskine de dikkat çekmiştir [7]. Küresel ölçekte ise bir modelleme çalışmasına dayanan derlemelere göre dünya tarım arazisinin %64'ü birden fazla etken madde için kirlilik riski altındadır [5]. Bu bir risk modelidir, ölçülmüş kalıntı değildir. | Veri | Değer | Kaynak | | Kalıntı bulunan AB tarım toprağı (n = 317) | %83 | [6] | | İki veya daha fazla kalıntının karışımı | %58 | [6] | | Örnek başına en yüksek toplam pestisit | 2,87 mg/kg | [6] | | Glifosat ve/veya AMPA bulunan AB tarım toprağı | %45 | [7] | ## Pestisit kalıntısı toprak canlılığını nasıl etkiler? Pestisitler hedef zararlıyla sınırlı kalmayabilir. Yaklaşık 400 çalışmadaki 2.800'den fazla ölçümü inceleyen bir değerlendirmede, toprak omurgasızları üzerindeki ölçümlerin %70,5'i olumsuz etki göstermiştir. Ölçümlerin %28,1'inde etki görülmemiş, %1,4'ünde etki olumlu olmuştur [17]. Solucan gibi toprak hayvanları toprağın havalanması ve organik maddenin karışması için önemlidir. Toprak enzimleri de etkilenmektedir. Bir meta-analizde pestisit uygulaması β-glukozidaz aktivitesini %22, dehidrogenazı %10, mikrobiyal biyokütleyi %6 azaltmıştır meta-analiz [82]. Aynı çalışmada organik madde eklemenin bu kayıpları telafi ettiği görülmüştür. Bu, organik maddenin kalıntılı topraklarda neden önemli olduğunu açıklar. ### Kalıntı bir sonraki ürünü etkiler mi? Bazı kalıcı herbisitler, uygulandıkları ürün hasat edildikten sonra da toprakta etkili kalabilir. Ekim nöbetinde ardından gelen hassas bir ürün, örneğin bir sebze ya da baklagil, bu kalıntıdan zarar görebilir. Belirtiler çoğu zaman çimlenme sorunu, kök gelişiminde zayıflık ve yapraklarda şekil bozukluğu olarak ortaya çıkar. Bu yüzden ilaç etiketinde yazılı olan ekim nöbeti kısıtlarına uymak, kalıntı sorununun en ucuz önlemidir. Karışım hâlindeki kalıntılar ayrı bir konudur. Avrupa verisinde örneklerin yarıdan fazlasında birden çok kalıntının birlikte bulunması [6], tek tek maddeler için yapılan risk değerlendirmesinin toprağın gerçek durumunu her zaman yansıtmadığını gösterir. Glifosatın memelilere akut toksisitesi düşüktür. Buna karşın mikrobiyal topluluk kayması ve dirençli yabancı ot seçilimi belgelenmiştir [18]. ## Türkiye'de toprakta pestisit kalıntısı hakkında ne biliniyor? Türkiye tarım topraklarını il bazında tarayan güncel ve geniş bir çalışma bulunmamaktadır. Mevcut veriler belirli bölgelerle ve eski organoklorlularla sınırlıdır. Çukurova (toprak verisi): Adana ve Mersin'deki 29 tarım toprağında DDT'nin yıkım ürünü 4,4′-DDE, 29 örneğin 27'sinde bulunmuştur. Derişimler 6 ile 1.090 µg/kg arasındadır. Endosülfan sülfat 6 örnekte 82–1.226 µg/kg düzeyinde ölçülmüş, seralarda iki kalıntının birlikte biriktiği görülmüştür. Mersin'de DDE kabul edilebilir risk düzeyinin üstünde bulunmuştur [36]. ### Ürün verisi ile toprak verisi karıştırılmamalı Türkiye pazarlarından alınan 493 meyve ve sebze örneğinin %51'inde kalıntı, %30'unda yasal azami kalıntı sınırının aşıldığı bulunmuştur. En sık görülen klorpirifostur [38]. Bu bir gıda verisidir, toprak verisi değildir. Üründeki kalıntı çoğu zaman yakın tarihli uygulamadan ve hasat aralığına uyulmamasından kaynaklanır. Kullanım miktarı: Derlemelere ve resmî açıklamaların aktarımına göre Türkiye'de 2022'de yaklaşık 55.374 ton pestisit kullanılmış, hektar başına yaklaşık 2,3 kg'a karşılık gelmiştir; en büyük grup fungisitlerdir [46]. Bu rakam ikincil kaynaklıdır ve topraktaki kalıntıyı doğrudan göstermez. | Çalışma | Ne ölçüldü | Bulgu | Kaynak | | Çukurova, 29 tarım toprağı | Toprak | 27 örnekte DDE (6–1.090 µg/kg) | [36] | | Türkiye pazarları, 493 örnek | Meyve ve sebze (gıda) | %51 kalıntılı, %30 sınır üstü | [38] | | Türkiye 2022 kullanımı | Satış/kullanım (ikincil) | ≈ 55.374 ton, ≈ 2,3 kg/ha | [46] | ## Toprakta pestisit kalıntısı analizi nasıl yapılır? Pestisit kalıntısı rutin toprak verimlilik analizinde yer almaz. Ayrıca istenmesi gerekir ve laboratuvara hangi etken maddelerin aranacağı yazılmalıdır. Her madde farklı kimyasal özelliktedir ve farklı yöntemle ölçülür. - GC-MS/MS: Gaz kromatografisi ile çalışan bu yöntem, organoklorlular ve pek çok organofosfat gibi uçucu ve yarı uçucu maddeler için kullanılır. - LC-MS/MS: Sıvı kromatografisine dayanır; suda çözünen ve polar maddeler için uygundur. - Glifosat ve AMPA: Çok polar olduklarından çoğu zaman standart çoklu kalıntı paketinin dışındadır ve ayrıca istenmeleri gerekir. - Son yıllarda tarlada kullanılan ilaçların listesini çıkarın; analiz isteğine etken madde adlarıyla yazın. - Numuneyi zikzak dolaşarak birçok noktadan alın, karıştırın ve temiz bir kapta, serin tutarak laboratuvara ulaştırın. Tarla bitkilerinde genel kural 0–20 cm derinlik ve 8–10 noktadan karışık numunedir [104]; kalıntı analizi için kurutma ve saklama koşulunu önceden laboratuvara sorun. Numune kuralları için toprak numunesi nasıl alınır rehberine bakın. - Laboratuvarın ilgili parametre için akredite olup olmadığını kapsam listesinden kontrol edin [113]. - Sonucu bir ziraat mühendisiyle yorumlayın. Karşılaştırma için bir dayanak olarak, 2005 tarihli yönetmelik arıtılmış toprakta pestisit sınırını bireysel madde için 0,5 mg/kg, toplam için 2 mg/kg olarak vermiştir [40]. Bu bir temizleme ölçütüdür, ürün güvenliği eşiği değildir. ## Pestisit kalıntısı biyolojik olarak parçalanabilir mi? Metallerden farklı olarak pestisitler organik moleküllerdir ve gerçekten parçalanabilir. Mikroplar bu maddeleri daha küçük ve çoğu zaman daha az toksik ara ürünlere, sonunda da karbondioksit ve suya dönüştürebilir [55] [62]. Literatürde belirli Bacillus suşlarıyla yapılan çalışmalar şunları göstermektedir: - Organofosfatlar: Yıkımın kilit adımını organofosfat hidrolaz enzimi atar; bu enzim P–O ester bağını kırarak toksisitenin büyük kısmını ortadan kaldırır. Benzer enzimler Bacillus dahil pek çok bakteri cinsinde bilinmektedir [55]. - TCP (klorpirifos yıkım ürünü): Bir B. pumilus suşu, sıvı kültürde 300 mg/L TCP'nin %90'ını 8 günde parçalamıştır laboratuvar [56]. - Glifosat: Bir B. subtilis suşu, steril olmayan toprakta glifosatın %71,6'sını 96 saatte parçalamıştır (12 saatte %19) laboratuvar [57]. Mikroplar glifosatı iki ana yolla parçalar; bunlardan biri AMPA oluşturur [58]. - Piretroitler: İlk adım esteraz enzimleriyle ester bağının kırılmasıdır; Bacillus türleri en sık bildirilen yıkıcılar arasındadır [59] [60]. | Madde | Suş | Sonuç | Ortam | Kaynak | | Glifosat | B. subtilis Bs-15 | 96 saatte %71,6 | laboratuvar (toprak mikrokozmu) | [57] | | TCP | B. pumilus C2A1 | 8 günde %90 | laboratuvar (sıvı kültür) | [56] | | Organofosfatlar | Çeşitli cinsler | Hidrolaz enzimiyle ilk yıkım adımı | Derleme | [55] | Bu sonuçlar tarla verisi değildir. Konunun genel çerçevesi için biyoremediasyon ve Bacillus bakterileri rehberlerine bakabilirsiniz. ## Parçalanmayı hangi koşullar etkiler ve şüphede ne yapılmalı? Yıkım hızı yalnız bakteriye değil, ortama da bağlıdır. Biyolojik iyileştirmenin verimi kirleticiye ve toprak koşullarına göre değişir [62]. - pH: TCP yıkımında en iyi sonuç pH 8,5'te alınmıştır [56]. Her madde ve her suş için en uygun pH farklıdır. - Karbon ve besin: Aynı çalışmada glikoz veya maya özütü eklendiğinde yıkım hızlanmıştır [56]. Tarlada bu rolü organik madde üstlenir; organik madde eklemek pestisit kaynaklı enzim kayıplarını telafi etmiştir [82]. - Nem ve sıcaklık: Mikrop aktivitesi kuru ve soğuk toprakta yavaşlar, bu yüzden kalıcılık mevsime göre değişir. - Suş ve yerleşme: Yıkımı yapan enzimler her suşta bulunmaz. Laboratuvardaki yüzdeler tarlada aynen beklenmemelidir. ### Kalıntı şüphesinde adım adım 1) Kullanılan ilaçların ve tarihlerin listesini çıkarın. 2) Etken maddeleri belirterek akredite laboratuvardan toprak analizi isteyin. 3) Sonucu bir ziraat mühendisiyle değerlendirin; gerekirse aynı noktadan bir sezon sonra tekrar ölçün. 4) Etiketteki doz ve hasat aralığına uyun, aynı etken maddeyi art arda kullanmaktan kaçının. 5) Organik maddeyi koruyan uygulamalarla toprak canlılığını destekleyin. Ana sayfadaki özet için pestisit bölümüne, ağır metal ile karşılaştırma için toprakta ağır metal rehberine bakabilirsiniz. Kalıntı analizini verimlilik analiziyle aynı numune planında düşünmek için toprak analizi rehberine göz atabilirsiniz. S: Pestisit toprakta ne kadar kalır? C: Tek bir süre yoktur. Kalıcılık etken maddeye, toprak türüne, neme, sıcaklığa ve topraktaki mikrop aktivitesine göre değişir. Bu yüzden bir ilacın etiketindeki ya da başka bir topraktaki değer sizin tarlanız için aynen geçerli olmayabilir. S: DT50 ne demek? C: DT50, bir maddenin topraktaki miktarının yarıya inmesi için geçen süredir. Kalıcılığı karşılaştırmak için kullanılır. Sürenin bitmesi maddenin tamamen yok olduğu anlamına gelmez ve yıkım ürünleri ayrıca kalıcı olabilir. S: Toprakta pestisit kalıntısı analizi nasıl istenir? C: Laboratuvara hangi etken maddelerin aranacağı yazılmalıdır, çünkü her madde için uygun yöntem farklıdır. Genellikle GC-MS/MS ve LC-MS/MS gibi cihazlarla çoklu kalıntı taraması yapılır. Akredite bir laboratuvar seçmek ve numuneyi soğuk zincirle ulaştırmak sonucun güvenilirliğini artırır. S: Pazarda üründe çıkan kalıntı, toprakta kalıntı olduğunu gösterir mi? C: Hayır, ürün ve toprak verisi farklı şeylerdir. Üründe görülen kalıntı çoğu zaman yakın zamanda yapılan uygulamadan ve hasat aralığına uyulmamasından kaynaklanır. Toprak kalıntısı ise ayrı bir analizle ölçülür. S: Bakteriler pestisit kalıntısını parçalayabilir mi? C: Organik kirleticiler olan pestisitler metallerden farklı olarak parçalanabilir. Literatürde bazı bakteri suşlarının glifosat ve klorpirifos yıkım ürünlerini laboratuvar ve mikrokozm koşullarında parçaladığı gösterilmiştir. Hız ve oran suşa, toprağa ve koşullara göre çok değişir. S: Kalıntı şüphesi olan tarlada ne yapmalıyım? C: Önce son yıllarda kullanılan ilaçların listesini çıkarın ve bunları belirterek akredite laboratuvardan analiz isteyin. Sonucu bir ziraat mühendisiyle değerlendirin. Organik maddeyi artıran uygulamalar ve canlı bir toprak, yıkımın gerçekleştiği ortamı destekler. ===== # Toprak Neden Verimsizleşir? 8 Yaygın Neden ve Çözüm Yolları Adres: https://topraktemizleyici.proverim.com.tr/verimsiz-toprak/ Toprak çoğu zaman tek bir nedenle değil, birbirini besleyen birkaç sorunla verimsizleşir: düşük organik madde, tuz, kireç, sıkışma, besin dengesizliği, drenaj eksikliği, kirleticiler ve azalan toprak canlılığı. Nedeni bulmanın yolu belirtiyi doğru okumak, ona uygun analizi yaptırmak ve verimi en çok sınırlayan etkenden başlayarak düzeltmektir. ## Verimsiz toprak ne demektir? Verimsiz toprak, iklim ve bakım koşulları uygun olduğu hâlde bitkinin beklenen gelişimi ve verimi göstermediği topraktır. Sorun genellikle tek bir eksiklikten kaynaklanmaz. Organik maddesi azalmış bir toprak daha kolay sıkışır, sıkışan toprakta su birikir, havasız kalan kök de besini daha az alır. Türkiye'de bu nedenlerin bazıları çok yaygındır. Ulusal verimlilik envanterine (TOVEP) göre toprakların yaklaşık %64'ünde organik madde %2'nin altında, yaklaşık %60'ında pH 7,5–8,5 aralığındadır. Toprakların yaklaşık %30'u ise "fazla" ya da "çok fazla" kireçli sınıftadır [107]. Bu veriler 1990'lara aittir. Ancak güncel bölgesel çalışmalar da benzer bir tablo gösteriyor [87] [88]. Aşağıdaki sekiz neden sahada en sık karşılaşılanlardır. Her birinde önce belirtiyi, sonra olası nedeni, ardından nedeni gösterecek analizi bulacaksınız. Doğru teşhisin ilk adımı, usulüne uygun alınmış bir numune ve yöntemi yazılı bir toprak analizi raporudur. ## Organik madde, tuz, kireç ve sıkışma verimi nasıl düşürür? ### 1. Düşük organik madde Belirti: Toprak yağmurdan sonra kaymak bağlar, kuruyunca taş gibi sertleşir, rengi açıktır. Verilen azotlu gübreye bitkinin tepkisi beklenenden zayıf kalır. Olası neden: Sıcak ve kurak iklimde organik madde hızla ayrışır. Anız yakma, sık ve derin toprak işleme ve tarlaya hiç organik girdi dönmemesi bu kaybı hızlandırır. Küresel bir meta-analizde buğday ve mısır verimi, organik karbon yaklaşık %2'ye (yaklaşık %3,4 organik madde) çıkana kadar artmıştır meta-analiz [121]. Manisa'da incelenen 709 örneğin %64,9'u "az", %12'si "çok az" organik maddeli bulunmuştur [87]. Hangi analiz: Organik madde ve bünye birlikte okunmalıdır. Kil arttıkça hedef de yükselir: organik karbonun kile oranı 1/10 ve üzerindeyse "iyi", 1/13'ün altındaysa "bozulmuş" kabul edilir [114]. Ayrıntılar için toprakta organik madde rehberine bakabilirsiniz. ### 2. Tuzluluk Belirti: Toprak yüzeyinde beyaz kabuk oluşur. Bitki sulamaya rağmen susuz kalmış gibi görünür, yaprak uçları yanar, tarlada lekeler hâlinde zayıf alanlar çıkar. Olası neden: Tuzlu sulama suyu, yetersiz drenaj, yüksek taban suyu ve seralarda yıkanmayan gübre tuzu. Tuz, kökün su almasını zorlaştırır. Bitkiye özgü eşik aşıldıktan sonra her 1 dS/m artış için verim bitkiye göre yaklaşık %5 ile %19 arasında düşer. Eşik fasulyede yaklaşık 1,0, mısırda 1,7, domateste 2,5, buğdayda 6,0 dS/m'dir [111]. Hangi analiz: Saturasyon ekstraktında elektriksel iletkenlik (ECe), gerekirse değişebilir sodyum (ESP veya SAR) ve sulama suyu analizi. ECe 4 dS/m'nin üzerindeyse toprak tuzlu sayılır [93]. Raporda "EC 1:2,5" yazıyorsa okunan değer ECe'den yaklaşık 3,7–4,3 kat küçüktür [96]. Bu fark toprak tuzluluğu rehberinde örnekle anlatılıyor. ### 3. Yüksek pH ve kireç Belirti: Genç yapraklarda damarlar yeşil kalırken aradaki doku sararır (demir klorozu). Meyve ağaçlarında küçük yaprak görülür. Analizde "yeterli" görünen fosfora rağmen bitkide fosfor eksikliği belirtileri çıkabilir. Olası neden: Kireç arttıkça fosfor, demir, çinko ve mangan bitkinin alamayacağı formlara bağlanır. Bu yüzden kireç değeri fosfor ve mikro element sonuçlarıyla birlikte okunmalıdır [86]. Türkiye'de en yaygın mikro element sorunu çinkodur; ulusal veride toprakların yaklaşık yarısında DTPA ile ölçülen çinko 0,5 mg/kg'ın altındadır [107]. Hangi analiz: pH, toplam kireç, Olsen yöntemiyle fosfor ve DTPA ile mikro elementler. DTPA testi özellikle nötr ve kireçli topraklarda çinko, demir, mangan ve bakır eksikliğini belirlemek için geliştirilmiştir [92]. Bahçe kurulacaksa aktif kireç de istenmelidir. Ayrıntılar kireçli toprak rehberinde. ### 4. Sıkışma ve pulluk tabanı Belirti: Kökler belli bir derinlikte yana döner. Sulama ya da yağıştan sonra su yüzeyde göllenir, tarla uzun süre ıslak kalır. Traktör izlerinde bitki daha cılız gelişir. Olası neden: Toprağın ıslakken işlenmesi, ağır makine trafiği ve yıllarca aynı derinlikte pulluk kullanılması. Bu uygulamalar işlenen katmanın hemen altında sert bir tabaka oluşturur. Ağır killi topraklarda risk daha yüksektir. Kahramanmaraş'ta saturasyon ortalaması %69 olan, kile çok yakın topraklarda sıkışma nedeniyle köklerin yüzeyde kaldığı bildirilmiştir [86]. Hangi analiz: Laboratuvar analizi sıkışmayı tek başına göstermez. Bünye bilgisinin yanında tarlada profil çukuru açmak, kök dağılımına bakmak ve gerekirse penetrometre ile sert tabakanın derinliğini ölçmek gerekir. Çözüm yolları toprak ıslahı rehberinde anlatılıyor. ## Besin dengesi, drenaj, kirlilik ve toprak canlılığı verimi nasıl etkiler? ### 5. Besin dengesizliği Belirti: Düzenli gübrelemeye rağmen sararma, yaşlı yaprakların kenarında yanıklık, seralarda yapraklarda damar arası sararma. Bazı elementler gereğinden fazla, bazıları eksiktir. Olası neden: Analiz yapılmadan yıllarca aynı gübrenin kullanılması ve bir elementin fazlasının diğerinin alımını baskılaması. Fosforun fazlası çinko ve demir alımını azaltabilir; Manisa'da örneklerin %25'inde fosfor "çok yüksek" bulunmuştur [87]. Buna karşılık ulusal veride toprakların yaklaşık %55–56'sı fosforca yetersizdir [107]. Yani aynı ülkede hem eksiklik hem fazlalık sık görülür. Hangi analiz: Tam verimlilik analizi (fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve mikro elementler) ve gerekirse yaprak analizi. Raporda birimin kg P₂O₅/da mı, mg/kg mı olduğu mutlaka kontrol edilmelidir. Raporun nasıl okunacağı yukarıda bağlantısı verilen toprak analizi rehberinde adım adım anlatılıyor. ### 6. Drenaj sorunu ve oksijensizlik Belirti: Çukur yerlerde ve su biriken kısımlarda verim düşer. İnce kökler azalır, kökler kararır, bitki ıslak toprakta solgun ve sarı görünür. Olası neden: Ağır kil, sıkışma, yüksek taban suyu veya gereğinden sık sulama. Kökün solunum yapabilmesi için toprak gözeneklerinde hava bulunmalıdır. Gözenekler uzun süre suyla dolu kalırsa oksijen tükenir ve kök besin alamaz. Drenajı bozuk topraklarda tuz da birikir. Hangi analiz: Bünye ve EC analizi, profil çukurunda taban suyu ve renk değişimi gözlemi, sulama programının gözden geçirilmesi. Kalıcı çözüm genellikle drenajdır; fiziksel ıslah yöntemleri toprak ıslahı rehberinde ayrıca ele alınıyor. ### 7. Kirleticiler Belirti: Tarlanın sanayi, maden, yoğun trafikli yol veya eski çöp alanı yakınında olması; atık su veya kirli dere suyuyla sulama; kaynağı belirsiz arıtma çamuru ya da kompost kullanımı; ürün analizinde metal veya ilaç kalıntısı çıkması. Bu durumlar gözle değil, analizle anlaşılır. Olası neden: Ağır metal birikimi, pestisit kalıntısı veya plastik malç kalıntısı. Küresel bir modele göre dünya tarım alanlarının %14–17'sinde en az bir toksik metal tarımsal eşiği aşıyor [9]. Bu, Türkiye için doğrudan bir oran değildir. Ağır metalle kirlenmiş topraklarda canlı mikrobiyal aktivitenin göstergesi olan dehidrogenaz enzimi ortalama %64 azalmıştır meta-analiz [16]. Plastik malç kalıntısı hektarda 240 kg'ı aştığında verim anlamlı biçimde düşer [19]. Hangi analiz: Rutin verimlilik analizinde ağır metal yoktur, ayrıca istenmelidir: kral suyu ile toplam metal (mg/kg). İlaç şüphesinde etken maddeye özgü kalıntı analizi gerekir. Sınırı aşan tek bir değer kesin hüküm değildir; önce tekrar numune alınır, sonra kaynağın doğal mı yoksa insan kaynaklı mı olduğu araştırılır. Ayrıntılar toprakta ağır metal rehberinde. ### 8. Mikrobiyal canlılık kaybı Belirti: Bitki artıkları tarlada yavaş çürür, toprak yapısını kaybeder ve tozlaşır. Tek başına bu nedeni gösteren kesin bir belirti yoktur; çoğu zaman düşük organik madde ile birlikte görülür. Olası neden: Organik girdinin kesilmesi, düşük pH ve dengesiz kimyasal kullanımı. Uzun süreli denemelerde dengeli mineral gübreleme mikrobiyal biyokütleyi ortalama %15,1 artırmış, pH 5'in altındaki topraklarda ise düşüş eğilimi görülmüştür [132]. Pestisit uygulamaları β-glukozidaz enzimini ortalama %22 azaltmış, organik madde eklemek bu kaybı telafi etmiştir meta-analiz [82]. Toprak omurgasızları üzerine yapılan ölçümlerin %70,5'inde pestisitlerin olumsuz etkisi görülmüştür [17]. Hangi analiz: Rutin raporda yer almaz. Bazı laboratuvarlar mikrobiyal biyokütle, toprak solunumu veya enzim aktivitesi ölçer. Pratikte organik madde ve pH en kullanışlı dolaylı göstergelerdir. Toprak canlılığını destekleyen başlıca uygulamalar organik madde girdisi, ekim nöbeti, örtü bitkisi ve mikrobiyal gübrelerdir. ## Hangi belirti hangi nedene işaret eder? Aşağıdaki tablo, tarlada en sık görülen belirtileri olası nedenleriyle eşleştirir. Her satırın son sütunu, nedeni doğrulamak için atılacak bir sonraki adımı gösterir. | Belirti | Olası neden | Sonraki adım | | Toprak yüzeyinde beyaz kabuk | Tuz birikimi, sodyum yüksekliği, yetersiz drenaj | ECe, ESP veya SAR ve sulama suyu analizi | | Gübreye rağmen sararma | Kireçli toprakta demir ve çinkonun bağlanması, besin dengesizliği, kök boğulması | pH, kireç ve DTPA mikro element analizi; gerekirse yaprak analizi; drenaj kontrolü | | Sulamaya rağmen zayıf gelişim | Tuzluluk, sıkışma nedeniyle sığ kalan kök, oksijensizlik | ECe analizi; profil çukuru ile kök derinliğinin kontrolü | | Suyun toprağa zor girmesi | Sıkışma ve pulluk tabanı, düşük organik madde, sodyumlu toprak | Bünye, organik madde ve ESP analizi; tarlada sert tabakanın derinliği | | Sanayi, maden veya yola yakın tarla | Ağır metal birikimi olasılığı | Kral suyu ile toplam metal analizi; şüphede tekrar numune | | Önceki kimyasal uygulama şüphesi | Pestisit veya herbisit kalıntısı, toprak canlılığının azalması | Etken maddeye özgü kalıntı analizi; ziraat mühendisi değerlendirmesi | ### Belirtiler tek başına teşhis değildir Aynı sararma; demir eksikliği, kök boğulması, tuz stresi, hastalık ya da zararlı kaynaklı olabilir. Tablo yalnızca nereden başlanacağını gösterir. Kararı usulüne uygun alınmış numunenin analizine ve bir ziraat mühendisinin tarla gözlemine dayandırın. ## Verimsizliğin nedeni hangi analizle bulunur? Rutin verimlilik analizi (bünye, pH, EC, kireç, organik madde, fosfor ve potasyum) yukarıdaki nedenlerin çoğunu ortaya koyar. Mikro elementler, sodyum, ağır metal ve ilaç kalıntısı ise ayrıca istenmelidir. Analize hangi soruyla gittiğinizi laboratuvara söylemek, gereksiz parametre ödemenizi de önler. Analizin değeri numunenin doğruluğuna bağlıdır. Tarla bitkilerinde numune 0–20 cm derinlikten, zikzak yürüyerek 8–10 noktadan alınıp karıştırılır. Bir numune en fazla 40 dekarı temsil eder ve ekim ya da gübrelemeden 1,5–2 ay önce alınmalıdır [104]. Fosfor gibi parametreler tarla içinde çok değişkendir; Manisa'daki çalışmada fosforun varyasyon katsayısı %109 bulunmuştur [87]. - Organik madde, sıkışma, drenaj: Bünye (saturasyon), organik madde, tarlada profil çukuru. - Tuz ve sodyum: ECe, ESP veya SAR, sulama suyu analizi. - pH, kireç, besin dengesi: pH, toplam kireç, Olsen fosfor, potasyum, DTPA mikro elementler. - Kirleticiler: Toplam metal (kral suyu), etken maddeye özgü kalıntı analizi. ### Raporu yorumlarken Yıllar arasında karşılaştırma yapacaksanız aynı laboratuvarı, aynı derinliği ve aynı mevsimi kullanın. Mikro element sınır değerleri, ancak standart toprak hazırlama ve ekstraksiyon yöntemleriyle ölçüldüğünde geçerlidir [92]. ## Toprağın verimi nasıl artırılır? Toprağın verimini artırmanın kısa yolu yoktur, ama doğru bir sırası vardır. Önce verimi en çok sınırlayan etken giderilmelidir. Tuzlu ve havasız bir toprağa ek gübre vermek sorunu çözmez, yalnızca maliyeti artırır. - Teşhis koyun: Belirtiyi not edin, numuneyi usulüne uygun alın, sonucu bir ziraat mühendisiyle yorumlayın. - Fiziksel engelleri kaldırın: Drenajı düzeltin, sert tabakayı toprak tavındayken kırın, ıslak toprakta makineyle girmeyin. - Tuzu ve sodyumu yönetin: Sulama suyunu analiz ettirin; tuzlu toprakta yıkama ancak drenajla birlikte işe yarar [93]. - Organik maddeyi artırın: Çiftlik gübresi, kompost, yeşil gübre ve örtü bitkisi kullanın, anızı yakmayın. - Gübrelemeyi analize göre yapın: Kireçli toprakta fosforu banda verin, mikro elementleri şelatlı formda ya da yapraktan uygulayın. - Toprak canlılığını destekleyin: Ekim nöbeti ve organik girdinin yanında mikrobiyal gübreler de bir seçenektir. Küresel bir meta-analizde mikrobiyal gübreler verimi ortalama %16 artırmıştır meta-analiz [81]. - Ölçerek izleyin: Aynı laboratuvarda, aynı derinlik ve mevsimde tekrar analiz yaptırın; verimi parsel bazında kaydedin. Kök gelişimini ve besin alımını destekleyen mikrobiyal gübrelerin etiket bilgisi ve uygulama dozları için Proverim ürün sayfasına bakabilirsiniz. S: Toprak neden verimsiz olur? C: En sık nedenler düşük organik madde, tuzluluk, yüksek pH ve kireç, sıkışma ve pulluk tabanı, besin dengesizliği, kötü drenaj, kirleticiler ve toprak canlılığının azalmasıdır. Bu nedenler çoğu zaman birlikte görülür ve birbirini ağırlaştırır. S: Verimsiz toprak nasıl anlaşılır? C: Gübre ve suya rağmen zayıf gelişim, yüzeyde beyaz kabuk, suyun toprağa zor girmesi, genç yapraklarda sararma ve tarlada lekeler hâlinde verim düşüklüğü ilk işaretlerdir. Kesin neden ancak usulüne uygun alınmış numunenin analiziyle ortaya çıkar. S: Toprağın verimini artırmak için ilk ne yapılmalı? C: İlk adım toprak analizidir. Bünye, pH, tuz, kireç, organik madde, fosfor ve potasyum sonuçları sorunun hangi grupta olduğunu gösterir. Gerekirse mikro element, sodyum, ağır metal veya kalıntı analizi ayrıca istenir. S: Gübre vermeme rağmen bitkilerim neden sararıyor? C: Kireçli topraklarda demir ve çinko bitkinin alamayacağı forma bağlanabilir. Kök boğulması, tuz ve besin elementleri arasındaki dengesizlik de aynı belirtiyi verir. Daha fazla gübre vermeden önce pH, kireç ve mikro element analizi yaptırılmalıdır. S: Verimsiz toprak kaç yılda düzelir? C: Tuz ve drenaj sorunları doğru müdahaleyle birkaç sezonda belirgin biçimde iyileşebilir. Organik madde ise yavaş artar ve sonuç genellikle yıllar içinde görülür. İlerlemeyi görmek için aynı laboratuvar, aynı derinlik ve aynı mevsimde tekrar analiz yapılmalıdır.